DOLAR 17,3043 0.48%
EURO 17,6047 0.23%
ALTIN 969,130,69
BITCOIN 3625933,66%
Afyonkarahisar
24°

PARÇALI AZ BULUTLU

20:47

AKŞAM'A KALAN SÜRE

HZ. PEYGAMBERİMİZİN ŞEKLİ VE YAPISI

ABONE OL
31 Ocak 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 31 Ocak 2013 Perşembe 02:00:00
  Kâinatın efendisi, canlar canı, peygamberler sultanı sevgili peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem efendimiz, yaratılış ve ahlak bakımından gelmiş geçmiş ve gelecek bütün insanların en güzeliydi. Asırlardır binlerce evliya, binlerce şair ve yazar onun güzelliklerini anlatmaya çalışmışlar, fakat O’nun sonsuz güzelliklerini, ahlak ve faziletlerini anlatmakta aciz kaldıklarını itiraf etmişlerdir.
Peygamberimizin Mübarek Şekilleri
Hazreti Peygamber yüz bakımından insanların en güzeli ve en nurlusu idi. Onu vasfeden herkes mutlaka kendisini ayın ondördüne benzetmiştir. Derisinin pürüzsüzlüğünden sebep kızdığıda, sevindiğide hemen anlaşılırdı. Ashabı Kiram derlerdi ki ”Hazreti Peygamber, arkadaşı Ebubekir’in vasfettiği (anlattığı) gibidir.”
Nitekim Hazreti Ebubekir şöyle vasıflandırmıştır:‘Emindir, seçilmiştir. Hayra davet eder. Tıpkı kendisinde karanlığın kalmadığı ondördündeki ay gibi parlar’…
Sevgili Peygamberimiz uzuna yakın orta boylu idiler. Ashabı ile otururken omuzları onlarınkinden daha yüksekçe dururdu. Yaratılışı son derece dengeli, sıkıca etli, vücudu sağlam, karnı göğüsleriyle beraber olup şişman değildi.
Boynu uzun ve kısa olmayıp, kalın veya ince de değil dengeli idi. Göğsü geniş olup iki omuzları açıktı. İki omuzunun arasında nübüvvet mührü vardı. Bu mühür sağ omuza daha yakındı.Bu mührün ortasında bir ben vardı ve sarıya çalan bir rengi vardı.(İbni Ebi Hayseme) Kemikleri ve eklemleri iriceydi. Bilek kemikleri uzun, elleri geniş ve kuvvetliydi. El ve ayak kemikleri normal uzunluktaydı.
Peygamber Efendimizin fazlasıyla uzun ve pek de kısa boylu olmaması onun şerefli sıfatlarındandır. Tek başına yürüdüğü zaman orta boyluluğa nisbet edilirdi. Bununla beraber bir kimse uzun boylu sayıldığı halde Hazreti Peygamber ile yürüdüğünde mutlaka Hazreti Peygamber ondan uzun görünürdü. Bazen iki uzun boylu kişi kollarına girerdi ve Hazreti Peygamber onlardan daha uzun görünürdü. Onlar Hazreti Peygamberden ayrıldıkları zaman kendilerine uzun boylu denirdi ve Hazreti Peygamber de orta boylu diye vasfedilirdi.
Ayaklarının altı, bastığında ortası yere değmeyecek şekilde çukurdu. Ayaklarının derisi yumuşak olup kırışık ve pürüzlü değildi. Ayaklarını yıkarken kullandığı su hemen akıp giderdi.
Teni gül gibi pembemsi beyaz, nurani ve parlak, ipekten yumuşaktı. Mübarek vücudu daima temiz, kokusu her zaman güzel idi. Koku sürünsün veya sürünmesin teni ve teri en güzel kokulardan daha güzel kokardı. Bir kimse onunla musafaha etse (tokalaşsa) bütün gün O’nun güzel kokusunu duyardı. Mübarek eliyle bir çocuğun başını sıvazlasa o çocuk güzel kokusuyla diğer çocuklar arasında hemen belli olurdu.
Hazreti Peygamberin yüzündeki ter inci gibiydi. En güzel kokan miskten daha güzel kokuluydu…
Başı büyükçe idi. Saçları ne düzgün ne kıvırcık olup, ikisinin arası gayet düzgün ve güzel idi. Saçlarını bazen iki tarafa ayırır, bazen ayırmazdı. Uzattığı zaman kulak memelerini geçmezdi. Yüzü ne uzun, ne de yuvarlaktı. İkisinin arasındaydı. Mubarek sakalı gürdü. Mubarek sakalını uzatırdı. Bıyıklarınıda kısaltırdı. Güneş ve rüzgar gören boyun kısmı sanki gümüşten yapılmış ve altınla süslenmiş gibiydi. Pırıl pırıl parlıyordu. Vefat ettiklerinde saçarlında ve sakallarında yirmi kadar beyaz vardı.
Alnı genişçe ve uzunca idi. Kaşları hilal gibi olup iki kaşı arası birbirinden uzakça ve açık idi. İki kaşı arasında bir damar bulunuyordu ki öfkelendiği zaman kabarıp belirirdi. Çekme burunlu idi. Burun kemiği belirgince ve biraz kavisli olup delikleri küçüktü. Yanakları düzgün ve pürüzsüz olup; Ağzı genişçe idi. Dişleri inci gibi olup, daima misvak kullanır, sıkı sık kullanılmasını tavsiye ederdi. Kirpikleri uzun ve siyah idi. Gözleri büyükçe siyahı tam siyah, beyazı tam beyaz idi. Hazret-i Enes( r.a ) demiştir ki: “Ben Allah’ın Resulünden daha güzel bir kimse görmedim. Mübarek yüzünde sanki güneşin nurları parlardı. O güzel yüzünde parlayan letafet nurları, karşısında bulunan duvarlara yansırdı.” Denilir ki “Hz. Yusuf’u görünce ellerini doğrayan kadınlar eğer Hz. Muhammed’i görselerdi yüreklerini doğrarlardı.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.