DOLAR 18,5810 -0.06%
EURO 18,5626 -0.03%
ALTIN 1.029,33-0,09
BITCOIN 3767703,85%
Afyonkarahisar
15°

AZ BULUTLU

05:29

İMSAK'A KALAN SÜRE

ALLAH’TAN İTTİKA EDİN

ABONE OL
1 Ağustos 2016 13:19
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Söz gelimi, peygamberlerini dinlemeyen isyancı kişi ve topluluklara yöneltilen ‘Allah’tan ittika edin’ uyarısı ile, mü’minlere yöneltilen birtakım ibadetleri yapma konusundaki ‘Rabbinizden ittika edin’ emri arasında korkutma ve uyarma unsurları açısından fark vardır.
“Kullarından dilediklerine, kendi emrinden melekleri ruh ile indirir; benden başka ilâh yoktur, o hâlde benden ittika edin (korkup sakının), diye uyarın.” (Nahl: 16/2.)
Şu âyette de iman edenlere sesleniliyor:
“De ki: ‘Ey iman eden kullarım, Rabbinizden ittika edin (O’na karşı kulluk bilinciyle hareket edin). Bu dünyada iyilik etmekte olanlar için bir iyilik vardır. Allah’ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir.” (Zümer: 39/10.)
Şu âyette ise ‘ittika’ emrinin genel olduğunu görüyoruz:
“Onların üstlerinden ateşten katlamalı-tabakalar, altlarından da katlamalı-tabakalar vardır. İşte Allah, kendi kullarını bununla tehdit edip korkutuyor (havf ettiriyor); ey kullarım, öyleyse yalnızca benden ittika edin.” (Zümer/16 Hüseyin K. Ece, Takva Bilinci, Denge Yayınları: 41-47.)
Takva’nın birçok tanımı yapılmaktadır. Fakat bu çeşitli tarifler arasında bir çelişki yoktur. Hepsi de aynı anlamı değişik kelime ve ifadelerle anlatmaktadırlar.
Söz gelimi ‘takva’yı, ‘Allah’ın emrettiklerini tutmak, yasaklarından kaçmak’ diye tarif edenler olduğu gibi, ‘Yapılması günah olanı yapmaktan, terk edilmesi günah olanı terk etmekten çekinmektir’, ‘Allah’ın cezalandırmasından korkarak, O’nun verdiği bir nûr ile O’na itaat etmektir’, ‘Allah’ın dışındakileri Allah’a tercih etmemektir’ şeklinde tanımlayanlar da olmuştur.
Din dilinde ‘takva’, nefse günah kazandıracak şeylerden onu korumak demektir ki, bu da dine göre sakıncalı şeyleri terk etmekle mümkündür. (Müfredat, s. 833.)
Ebu Hureyre (r.a)’nin şu tespiti ne kadar yerindedir. Kendisine birisi;
‘Takva nedir?’ diye sormuş, o da şu cevabı vermiş:
‘Sen hiç dikenli yolda yürüdün mü?’ O da;
‘Evet’ demiş.
‘Peki, o zaman ne yaptın?’ diye tekrar sormuş. Soruyu soran;
‘Dikenlerden sakındım, onlara karşı korundum, ya da zarar vermesinler diye onları kısalttım deyince Ebu Hureyre o zaman demiş: ‘İşte takva budur.’ (Nak. A. Ferid, Takva, s. 16. H. El-Bennâ, bu soruyu Hz. Ömer’in bir bedeviye (bak. Tefsir İlmi ve Fatiha Tefsiri, s. 71), S. Kutub ise Hz. Ömer’in bu soruyu Übey b. Kâab’a sorduğunu ve aynı cevabı aldığını anlatıyorlar, (Bak. fi-Zılâli’l Kur’an, 1/39).
İbni Recep diyor ki: “Takva, kulun kendisi ile korktuğu ve çekindiği şey arasına bir engel koyması ve onunla kendini korumaya almasıdır. Kulun Rabbinden ittika etmesi, kendisi ile Rabbinin kızması, gazabı ve cezalandırması arasına korkmayı koyması, böylece kendini sakınmasıdır. Bu da ancak O’na itaat etmekle, O’nun yasaklarından kaçınmakla olur.” (A. Ferîd, Takva, İskenderiye trh. s- 9.)
Celâleyn Tefsiri, takva ve ittikayı şöyle tanımlıyor: “Kendinle azap arasına ibadet kalkanını koyarak kendini ilâhî azaptan korumandır.” (Nak. Kur’an’da Allah ve İnsan, s. 303.)
“Hakikat ehline göre ‘takva’, Allah’a itaatle O’nun azabından sakınmadır. Nefsi, yapmakla veya terk etmekle azaba uğrayacağı şeylerden korumaktır.”
Takvanın temeli, kişinin neden çekinmesi gerektiğini bilmesi ve ondan sakınmasıdır. Bu da marifetle olur. Marifet kulun Allah’a ait olan ile, O’nun karşısında kendinin bulunduğu yeri bilmesi, bu gerçeği anlaması, bunun şuurunda olmasıdır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.