DOLAR 18,6375 0.02%
EURO 19,6963 0.5%
ALTIN 1.073,160,24
BITCOIN 3221442,82%
Afyonkarahisar

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Dahası gelir – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
18 Aralık 2013 16:46
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 18 Aralık 2013 Çarşamba 15:46:16
  Ergenekon operasyonlarını anımsatan bir operasyon yapılmış. Sabah saatlerinde, ülkenin “önde gelen” siyasetçilerinin oğulları ile soyadı “oğlu” olan bir işadamı gözaltına alınmış. Oğullar buluştu bir anlamda.
Operasyonun Ergenekon operasyonlarını hatırlatması doğal, çünkü savcının “hoca”sı, kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim.
Tam da “Aman kardeşim fitneden uzak duralım” diyerek dershanelerle ilgili toplumsal refleksin unutturulmaya çalışıldığı bir dönemde, bu sefer “hukuksal refleks” devreye girdi. Fakat keşke o hukuk, herkes için, her kesim için adil bir şekilde uygulansa.
Mahkeme kadıya mülk değil, ama özel yetki savcıya mülk. Savcının soruşturmasından sual olunmaz.
Açıkçası, ben Milliyetçi Hareket Partisi’ne 2011 seçimlerinden önce yapılan “kaset” harekatının, öncesinde Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan benzer operasyonun ardından “Adalet ve Kalkınma Partisi’ne sıra ne zaman gelecek” diye bekliyordum. Bugün gazetesi yazarı Nuh Gönültaş’ın Haziran 2011 seçimlerinden yaklaşık 5 ay önce yazdığı şu yazı, dikkat çekmişti:
“Dindar aileler arasında gizli evlilikler, gizli ikinci evliliklerin oranı da oldukça artmış görünüyor. İstanbul’da bazı semtler bu türden gizli ikinci evlilik yapan kişilerin ikinci evlerinin, ikinci eşlerinin yaşadığı yerler olarak anılmaya başladı. Mesela Başakşehir. Başakşehir herkesin dilinde ama kimse ortaya çıkıp da gerçeği dile getirmiyor. Başakşehir gizli evlilik yapan muhafazakâr kişilerin çoğunlukla ikinci evlerini kurmayı tercih ettikleri bir yer.”
Ben böyle bir “hamle” beklerken, “yolsuzluk”, “ihaleye fesat” karıştırma gibi “daha da yüz kızartıcı” bir hamle gördük.
“Rezil olarak iktidardan inecekler” anlamındaki sözlerin günü geliyor gibiydi. Düşünsenize, sabah bir kalkıyorsunuz. Bakanlar Kurulu’nun 3 üyesinin oğulları, bu hükümetle büyüyen bir işadamı, hükümetteki partinin bir yetkilisinin akrabası gözaltında.
Galiba “dahası” ve “daha da dahası” gelecek bu tür sabah baskınlarının.
Söylemedi demeyin.

Geziciler yapmıştır
1960’larda sonrasındaki dönemde ve 2000’li yılların başında devrimciler, ülkede olup biteni “Amerika’ya” bağlardı. Yağmur yağsa Amerika’dan bilinirdi, çamur olsa Amerika’dan. Hatta “bilirdi” demeyeyim, ben de “Bu işin arkasında Amerika var” diyenlerdenim.
3 Kasım 2002’den sonra “muhafazakâr demokrat” kesimde de “Ulusalcılar yaptı” söylemi görünür oldu. Kuraklık olsa “Ulusalcılar”dan, sel olsa “Ulusalcılar”dan bilindi. Süreç böylece devam ederken, Gezi Parkı eylemleri ortaya çıktı. Artık ‘Ulusalcı’nın yerini “Gezici’ almıştı. Ülkede ve hatta dünyada ne olsa “Gezicilerin işi”ydi. 3 Bakan’ın oğlunun gözaltına alınmasının ardından düşündüm yine: Bu operasyonun arkasında kesin Geziciler vardır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.