DOLAR 18,5854 -0.01%
EURO 18,3482 -1.12%
ALTIN 1.020,37-0,96
BITCOIN 367888-1,43%
Afyonkarahisar
13°

HAFİF YAĞMUR

02:00

YATSI'YA KALAN SÜRE

HZ. PEYGAMBER HEM TEBLİĞLE HEM DE BEYAN/AÇIKLAMAKLA GÖREVLENDİRİLMİŞTİR

ABONE OL
21 Haziran 2016 12:47
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 21 Haziran 2016 Salı 12:47:33
 

Peygamber Efendimiz Allah’tan aldığı emir ve yasakları hem tebliği ediyor hem de insanlara açıklıyordu. Çünkü Cenâb-ı Hakk Peygamber Efendimize hem tebliğ hem de beyan/açıklama görevi vermişti.
“Ey Peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan, O’nun elçiliğini yerine getirmemiş olursun” [Mâide sûresi (5), 67].
Peygamber Efendimiz vahiy yoluyla Allah’tan aldığı Kur’an âyetlerini, görevi gereği, insanlara sadece ulaştırmakla kalmıyor aynı zamanda onları açıklıyor ve anlatıyordu. Tebliğ ettiklerini açıklamak ve anlatmak onun aslî göreviydi. Hemen işâret edelim ki Peygamberimiz’in tebliğ görevi evrensel olduğu için, açıklamaları da ona uygun bir çerçeve ve nitelikte gerçekleşiyordu. Yani sünnet, Kur’ân’ın evrensel planda Hz. Peygamber tarafından yorumlanması demektir.
“Bil beyyinâti vez zubur(zuburi), ve enzelnâ ileykez zikre li tubeyyine lin nâsi mâ nuzzile ileyhim ve leallehum yetefekkerûn(yetefekkerûne). (Nahl–44) (O peygamberleri) apaçık deliller ve kitaplarla (göndermiştik). Sana da bu zikri (Kur’an’ı) indirdik ki kendileri için insanlara indirilen şeyi bildirip açıklayasın. Olur ki iyice düşünürler.” (Nahl 44)
Âyet-i Kerimeden çok açık anlaşılıyor ki Rabbimiz tarafından Resûlullah efendimize kitabını beyân görev ve yetkisi veriliyor. Beyân; açmak, açıklamak, bir şeyin üzerindeki kapalılığı ortadan kaldırmak demektir. Demek ki Rabbimizin bu ifadesinden anlıyoruz ki bu kitapta insanların anlayamayacağı, açıklanmaya, şerhe muhtaç şeyler vardır. Ve bunların açıklayıcısı, beyân edicisi de peygamberimizdir. Rabbimiz ona böyle bir görev ve yetki vermiştir. Aynı sûrenin bir başka âyeti de bu konuyu şöyle anlatır:
“(Bu) Kitab’ı sana ancak, hakkında ihtilaf ettikleri şeyi kendilerine açıklaman için, bir de inanan bir kavme doğru yol rehberi ve rahmet olsun diye gönderdik.” (Nahl-64)
(Peygamberimiz, “Bu Allah’ın Kitabı olan Kur’an… iyi ile kötüyü, hak ile batılı ayırt eden bir yol göstericidir. Büyüklük taslayarak onu terk edenin Allah belini kırar. Doğru yolu onun dışında arayan sapıklığa düşer… Bilginler ona doymaz, takvâ sahipleri ondan usanmaz, onun ilmini bilen ileri gider, onunla amel eden sevap kazanır. Onunla hükmeden adaletli davranır, ona sımsıkı sarılan doğru yolu/hidayeti bulur.” buyurmuştur.) [Tirmîzî, “Fedâilu’l-Kur’ân” 14] (H.T. Feyizli meali)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.