DOLAR 18,5039 -0.02%
EURO 18,1433 -0.12%
ALTIN 987,780,00
BITCOIN 356582-0,08%
Afyonkarahisar
25°

KAPALI

12:59

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

MÜŞRİKLERİN BİTMEYEN HÎLESİ VE NECÂŞİ’NİN KESİN TAVRI

ABONE OL
15 Ekim 2015 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 15 Ekim 2015 Perşembe 03:00:00
  Abdullah ibn-i Ebî Rebîa ile Amr’ibn-i As, Necâşi’nin huzurundan çıktılar. Amr’ibn-i As, arkadaşına; “Vallâhi, yarın onların bir kabahatini ortaya koyup, Necâşi’nin gözünden öyle bir düşüreceğim ki” diyerek bir hîle düşündü.
Ertesi günü Necâşi’nin huzuruna çıkıp; “Ey Hükümdar! Onlar, Meryemoğlu İsâ’ya ağır bir söz söylüyorlar. Onlara bir adam gönderip İsâ için ne söylediklerini bir sor.” dedi.
Necâşi, Hz.İsâ hakkındaki telakkilerini sormak üzere Muhâcir Müslümanları çağırdı;
“Siz Meryemoğlu İsâ hakkında ne dersiniz?” diye sordu.
Hz.Câfer; “Biz, Hz.İsâ hakkında, Peygamber Efendimiz’in bize Allah’dan getirip tebliğ ettiğini söyleriz,” dedi ve Sûre-i Meryem’in 29-33 âyetlerini okudu. (Okunan âyet-i kerimelerin meali şerifi: Hz. Meryem (beşikteki oğlu) İsa’ya (konuş diye) işaret etti. (kavmi) “Biz henüz beşikte olan bir sabi ile nasıl konuşuruz?” dediler. (o esnada İsa dile gelip dedi ki) ben muhakkak Allahın kuluyum, O Allah bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı.)
Necâşi çok duygulandı. Eline bir çubuk alarak yere bir çizgi çizdi ve “Vallâhi, Meryemoğlu İsâ da, zâten sizin söylediğinizden başka bir şey değildir. Arada şu çizgi kadarcık bile bir fark yoktur.” dedi. Bu sözleri duyduktan sonra Müslümanları daha çok sevdi. Müşriklere iâde etmek şöyle dursun, onları eskisinden daha ziyâde himâye etmeğe başladı ve Müslüman Muhâcirlere;
“Sizi ve yanından geldiğiniz Zât’ı tebrik ederim! Ben şehâdet ederim ki, O Rasûlüllah’dır. Zâten biz, O’nun geleceğini İncil’den öğrenmiştik. O Rasûlü, Meryemoğlu İsâ da müjdelemişti. Vallâhi, eğer O, ülkemde olsaydı gidip O’nun ayakkabılarını taşır, ayaklarını yıkardım. Gidiniz. Ülkemin el sürülmemiş kısmında, her tecâvüzden korunmuş, emniyet ve huzura kavuşmuş olarak yaşayınız. Size kötülük eden helâk olur! Size kötülük eden helâk olur! Size kötülük eden helâk olur! Ben, sizden herhangi bir adamı üzüntüye uğratıp da, bir dağ altına mâlik olmağı arzu etmem” dedi.
Necâşi, bundan sonra, Kureyş elçilerinin getirdikleri hediyeleri; “Benim bunlara ihtiyacım yoktur! Başkalarının gasbettiği bu mülkümü, Allâhü Teâla bana verip ve halkı boyun eğdirirken benden rüşvet almadı!” diyerek red ve iâde etti. (Hasan Arikan Muhtasar Islam Tarihi)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.