DOLAR 18,6254 -0.09%
EURO 19,7224 -0.01%
ALTIN 1.075,35-0,14
BITCOIN 3183840,89%
Afyonkarahisar

AÇIK

06:31

İMSAK'A KALAN SÜRE

O NUR ÜSTÜNDE NURDUR – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
10 Ocak 2015 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 10 Ocak 2015 Cumartesi 02:00:00
  Kendi nurundan Hz. Muhammed’i yaratan Ulu Allah, O’nun nurundan da diğer peygamberleri yaratmıştır. Nur suresi 35. ayette:
“Nurun alâ nurun…” “Nur üstünde nurdur…” buyruluyor.
Bu nur kıyamete kadar devam edecek bir nurdur. Âdem aleyhisselamdan beri gelen bütün peygamberler hep Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselamın nuru ile geldiler. Bu nur her birinin alnında parlıyordu. Nihayet nur silsile yoluyla sahibine kadar geldi. Nur zaten O’nun nuru idi. Böylece nur nura kavuşmuş oldu.
Mâide suresi 15. Ayette şöyle buyruluyor:
“ Gad câeküm minallahi nûrun ve kitâbün mübin” “Gerçekten size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir.” (Maide 15)
Bu ayetteki “nur” dan kasıt Sevgili Peygamberimizdir. “Kitap” ise hidayet rehberimiz Kur’an-ı kerim’dir.
Allahü teâlanın kendi nurundan ilk olarak yarattığı varlık, kâinatın efendisi Sevgili Peygamberimizdir. Bu konu ile ilgili olarak peygamber efendimiz şöyle buyuruyor:
“Ben yaratılış bakımından peygamberlerin ilki olduğum halde, onların hepsinden sonra gönderildim.” (Hakim) Nitekim Sevgili Peygamberimiz:
“ Küntü nebiyyen ve êdemü beynerrûhi vel cesedi”
“Âdem ruh ile ceset arasında iken ben peygamberdim.” (Ahmed Bin Hanbel, İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir Ve Tercemesi, Aydın Yayınları: 1/590)
Yine Cenâb-ı Allah’ın “ Elestü bi rabbiküm..” ( A’raf; 172 ) “Ben sizin Rabbiniz değil miyim ?” sorusuna ilk önce “Bela” “Evet” cevabı veren de O’dur.
Resulullah-sallallahü aleyhi vesellem – Efendimiz yine bir başka hadiste şöyle buyuruyor:
“Ben Âdem yaratılmazdan on dört bin sene önce, Aziz ve Celil olan Rabbimin yanında nur olarak mevcuttum.” (Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi c. 12, sh: 404) Ayrıca bak. Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri cilt 1, s: 36
İbn-i Arabî -kuddise sirruh- şöyle der:
Kâinât manzûmesi, O’nun nûrundan bir kıvılcımdır. Eğer Âdem aleyhisselâm’ın toprağına Rasûlullâh’ın toprağından bir nasîb konmasaydı, Âdem aleyhisselâm’ın tevbesine icâbet olunmazdı. Vaktâki Âdem aleyhisselâm, Rasûlullâh sallâllâhu aleyhi ve sellem Efendimiz’i, duâsına vesîle kıldı; kınanmaktan kurtuldu. O yüce Rasûl, İbrâhim aleyhisselâm’ın sulbüne intikâl eyledi; ateş ona serin ve selâmet oldu. O yüce inci, İsmâil aleyhisselâm’ın sedefine girince, nâmına göklerden kurbanlık bir koç indirildi.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.