DOLAR 18,6389 0%
EURO 19,5164 -0.54%
ALTIN 1.068,67-1,07
BITCOIN 315474-1,04%
Afyonkarahisar
13°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ÜNİVERSİTE VE AFYONKARAHİSAR -1 – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
9 Temmuz 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Sezer Küçükkurt 9 Temmuz 2014 Çarşamba 03:00:00
  Afyonkarahisar’ın gözbebeği kurumları saymaya kalksak listenin en başlarında Afyon Kocatepe Üniversitesi yer alır herhalde. Kocatepe Gazetesi’nin tarihsel misyonu da kuruluşundan bu yana AKÜ’nün destekçisi ve yardımcısı konumundadır.
Son günlerde Afyon Kocatepe Üniversitesi’ne yönelik karalama kampanyaları ne yazık ki AKÜ’nün kurumsal kimliğine zarar verecek boyutlara ulaşmıştır. Yaklaşan rektörlük seçiminde rol kapma telaşında olanların da yangına körükle gidişiyle AKÜ hiç de hak etmediği şekilde zarar görmektedir bu tartışmalardan.
Bugün ve yarın Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin ve öğrencilerinin geleceğinden endişe duyan ilim insanlarının sesini aktaracağız sizlere. Kentin, AKÜ’nün ve gençlerin durumu çıkar ilişkilerinden uzak bir şekilde değerlendirmelerini istediğimiz AKÜ mensuplarının önümüze koydukları tablo ve ana fikir şöyle:
Üniversiteler
temel misyonunu aştı
Üniversitenin temel misyonu, eğitim ve araştırma olmakla birlikte, bu kurumlar, içinde bulundukları kentlerin büyüklüğüne ve diğer fonksiyonların düzeyine bağlı olarak, bir kentin gelişmesine çok değerli katkılar yapabilir. Gerçekten de, bugün bir üniversite tarafından yürütülen faaliyetler, onun temel misyonunun çok ötesine geçmiş; çok geniş alanlar kaplamaları, büyük istihdam yaratmaları ve oldukça geniş bütçe harcamaları ile son derece karmaşık bir yapıya bürünmüşlerdir.
Üniversitelerin toplumsal alanlarda belirgin olarak etki ettikleri alanlar genellikle; ekonomik, sosyal ve kültürel hayatın değişmesi yönünde olmaktadır. Aslında yükseköğretimin toplumdaki rolü konusunda, genel olarak, uzlaşmaya varılmış anlayış şudur: Sosyal gelişmede, ekonomik büyümede, rekabet edebilir mal ve hizmetlerin üretiminin desteklemesinde, kültürel kimliğin şekillenmesi ve korunmasında, sosyal bağın sürdürülmesinde ve nihayet yoksulluğa karşı mücadelede ve barış kültürünün desteklenmesinde yükseköğretim, önemli bir kurumdur. Kuşkusuz yükseköğretimin kuruldukları kentlerle de doğrudan ilişkilerini ve yarattıkları değişimleri gözlemlemek mümkündür. Bu bağlamdan hareketle kimi zaman üniversitenin kentte üstlendiği “üniversite kenti” imajı, çoğu zamansa özellikle dışarıdan gelen öğrencilerin beraberinde getirdikleri kültürel öğelerle kente uyum sağlama çabaları bu değişimlerin yönünü ve hızını belirlemektedir. Öğrenci-kent etkileşimi seviyesinde düşünüldüğünde bu durum, kimi zaman kültürel çatışmalara neden olabilmekte, birbirinden farklı kültürden gelen insanlar arasında yabancılaşma, birbirini yadırgama, kabul görmeme vb. gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Ancak öğrenciler ve üniversite, çoğunlukla kentlerin yeni ihtiyaçlarla şekillenmesine, büyümesine ve yeni bir kimlik kazanmasına etkide bulunmaktadırlar.
Kentler için
üniversiteler çok önemli
Başka bir anlatımla, modern üniversiteler geleneksel eğitim ve araştırma işlevlerine ek olarak, özel sektörle işbirliği halinde sürdürülen araştırma faaliyetlerinden, lisanslı buluşlara kadar uzanan çok geniş ulusal ve uluslararası ekonomik ilişkileri kadar; yakın çevrelerine olan etkileriyle de farklı bir misyon taşımaktadır.
Üniversitelerin zamanla büyümeleri, öğrenci ve öğretim elemanı sayılarının hızla yükselmesi; üniversitelerin bulunduğu kentlerde birçok alanda değişimler yaratmıştır. Üniversitelerin kurulmasını izleyen yıllarda, bu tip kentlerin nüfus miktarında, yaş yapısında, göç verilerinde çok çarpıcı değişimler ortaya çıkabilmektedir. Üniversitelerin, kentler üzerinde yarattığı değişimler sadece nüfus ile de sınırlı kalmamaktadır. Üniversitelerin kurulması ile doğrudan veya dolaylı olarak yaratılan istihdam ve bunun beraberinde getirdiği gerek kurumsal, gerekse çalışanların, öğrencilerin ve ziyaretçilerin yaptığı harcamalar kentlerin ekonomik yapısında büyük canlılık yaratmaktadır. Nitekim, 1992’de kurulan bazı üniversitelerin, 2012 yılı bütçe harcamaları incelendiğinde, sadece kurumsal harcamaların bile büyük boyutlara ulaştığı gözlenmektedir. Üniversitelerin faaliyet raporlarından aldığımız veriler, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nin 2012 yılındaki kurumsal harcamasının 247 milyon Türk Lirası düzeyinde olduğunu gösterirken; bu rakam Kocatepe Üniversitesi’nde ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde ise 146 milyon Türk Lirasını bulmaktadır. Üniversitelerin bu kurumsal harcamalarının önemli bir kısmı personel gideri ile mal ve hizmet alımı gibi, büyük ölçüde il veya il merkezi bütününde harcanan alanlardan oluşmaktadır. Buna öğrencilerin doğrudan yaptığı harcamalar eklendiğinde toplam harcamaların yaklaşık 2 katına çıktığı gözlenmektedir.
Üniversitelerin, bu tip kentlerdeki önemli yansımalarından biri de kentsel fonksiyonlarda yarattığı olağanüstü değişimdir. Gerçekten de, büyük ve genç bir nüfus kitlesi, bulunduğu kentin tüm tüketim kalıplarını değiştirmekte ve kentte daha önce olmayan birçok ekonomik faaliyet yaratırken, mevcut iş kollarının da gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Kentlerin kısa zamanda artan nüfusları, yoğun bir konut talebi yaratmakta ve bu durum kentlerin alansal büyümesini de hızlandırmaktadır. Böylece, üniversite kurulan özellikle küçük ve orta büyüklükteki kentler hızlı bir büyüme sürecine girebilmektedir. (Devamı Yarın)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.