DOLAR 18,6489 0.03%
EURO 19,6758 -0.1%
ALTIN 1.077,390,54
BITCOIN 319657-0,43%
Afyonkarahisar
12°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ZEKÂT KİMLERE VE NASIL VERELİM? ZEKAT İSTEMEK CAİZ Mİ?-3

ABONE OL
22 Temmuz 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 22 Temmuz 2013 Pazartesi 03:00:00
  Zekât olarak verilen bir deveyi isteyen bir zata; ”Şişman birinin, sıcakta terleyip vücudunu yıkadığı kirli su içilir mi? Zekât böyle kir gibidir,” buyuruldu. (İmam-ı Malik) Zekât, karıştığı malı ifsad eder, hadis-i şerifini imam-ı Ahmed hazretleri, İhtiyacı olmadığı halde, zekât olarak alınan mal, diğer malları helak eder, diye açıklamıştır. (Tergib)
İsteyeni Azarlamamak Gerekir
Her ne kadar dilencilik Allah ve Rasûlünün sevmediği bir iş ise de isteyeni azarlamamak, “Allah versin” gibi sözlerle rencide etmemek gerekir. Sevgili Peygamberimiz hayatı boyunca “Öyleyse, yetimi sakın ezme. İsteyeni de sakın azarlama” (Duha,93/9-10) ayetine uygun olarak davranmış ve yetimlere, yoksullara karşı daima çok merhametli olmuştur. Bu bakımdan isteyeni tanımasak bile Alllah’ın adını anarak ve Allah rızası için istemesinden dolayı boş çevirmeden az bir şeyler vererek kırmadan uzaklaştırmalıyız. Sadaka olarak vereceğimiz bir şeyimiz yoksa:
“Allah bizi de, seni de rızıklandırsın” denmelidir.
Peygamber Efendimiz:
“Dilenciyi üç defa reddettiğin halde gitmezse yine onu kovman gerekemez” buyurmuştur. (Şir’at’ül-İslam, s:181)
Dilenciye az da olsa bir şey vermek onu boş çevirmemek en güzelidir. Peygamber Efendimiz:
“Yanık bir koyun tırnağı da olsa verip fakiri red etmeyiniz” buyurmuştur. Yine bir hadisi şeriflerinde:
“Yaptığınız mâruf şeyleri küçük görmeyiniz. Bir kardeşinizi güler yüzle karşılamanız bile yeter” buyurmuştur.(Şir’at’ül-İslâm, s:183) Mâruf şeyler Allah’ın rızasına uygun söylenen söz ve yapılan işlardir.
Hz. Ömer’in azaldı kölesi Abdurrahmân-ı Sülemi’nin rivayet ettiği bir hadisi şerifte Resûlullah (s.a.v.):
“Dilenci bir istekte bulunduğu zaman sözünü bitirinceye kadar kesmeyiniz. Sonra ona vekar içinde ve yumuşak bir şekilde cevap veriniz. Yahud az bir şey veriniz veya reddi cemil ile (Güzellikle, güzel söz söyleyerek) gönderiniz. Zira insan veya cin olmayan biri gelip (yani melek) Allahu Teâlâ’nın size verdiği malı, mülkü ne yaptığınızı gözetir.” Buyurmuştur. (Şir’at’ül-İslam, s:179)
Sevgili Peygamberimizin buyurduğuna göre Hz. İsa aleyhisselam şöyle buyurmuştur:
“Dilenciyi kapısından boş çeviren kimsenin evinin önünden yedi gün melek geçmez. Allahu Teâlâ’dan gelen fakirliğe razı olarak ölen fakirden daha zengin olarak hiç kimse cennete giremez.” (Şir’at’ül-İslam, s:179)
Hasan bin Salih’in (rahimehullah) kapısına yatsı vakti bir dilenci geldi. Elinde yanan bir çıra ile çıktı. “Sana verecek bir şeyimiz yok. Bu çırayı al da sana bir şeyler verebilecek kimsenin evine, bunun ışığında gidersin” dedi.
Abdullah bin Mübarek Habibi Acemi’nin gafletten uyanmasının sırrını şöyle anlatır:
Habibi Acami bir gün balık alıp evine getirdi. Tavaya koydu. O sırada bir dilenci eve geldi. Ona bir şey vermeden geri çevirdi. Tavaya tekrar baktığında, kan ile dolu gördü. Bundan büyük bir ders alıp bütün malını dağıtarak fakirliği tercih etti. (Şir’at’ül-İslam, s:181)
Kapıya dilencinin gelmesini ganimet bilmek gerekir. Selefi salihin, kendilerine dilenci ve ya misafir gelmeyince:
“Acaba benim ne günahım var ki, kimse gelmiyor” derlerdi.. Hz. Ali ağlardı. Sebebini sorduklarında:
“Yedi gündür hiç misafir gelmedi. Allahu Teâlâ’nın beni kötü, aşağı kılmasından korkuyorum” buyurdu. (Şir’at’ül-İslam, s:181)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.