DOLAR 18,8383 0.1%
EURO 20,3282 -1.12%
ALTIN 1.128,40-2,33
BITCOIN 440084-0,40%
Afyonkarahisar

KAPALI

06:39

İMSAK'A KALAN SÜRE

AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
21 Şubat 2018 13:36
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Agah Bıyıkoğlu 21 Şubat 2018 Çarşamba 13:36:43
 

Ülkemizde ne yazık ki  spor yapan insan sayısı istenilen düzeyde değil… Seksen milyonluk   nüfusumuzun yüzde ikisi  bilemedin üçü ancak faal sporcu. Anayasamızın 59. Maddesi, “Devlet her yaştaki Türk vatandaşının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuları korur.” demesine  ve bu konuya eğilen birçok spor adamı olmasına rağmen sporumuzu tabana yaymada ve nitelikli sporcu yetiştirmede pek de başarılı olduğumuz söylenemez.
Profesyonel futbol takımlarımız hâlâ yurt dışından transferler yapıyorlar ve bu futbolculara hatırı sayılır meblağlar ödüyorlar. TV’de kimi maçları izlerken yabancı oyuncuları sayıyorum: İki takımın toplam yabancı oyuncu sayısı on altı; bunlarda onu da siyahi… Bu transferlere ve bu müthiş rakamlara rağmen profesyonel kulüplerimizin sportif başarıyı yakalayamadıkları gibi mali yönden de iflasın eşiğine gelmeleri de paranın öbür yüzü… Bu kısır döngü, sürüp gidiyor yıllardır… Son birkaç yıldır ülkemizde inşa edilen ve hizmete açılan spor tesisleri hiç de yabana atılır gibi değil. Dev stadyumlar ve entegre tesisler, oldukça yüklü reklam ve TV gelirleri, futbolumuzun geleceği açısından olumlu sinyaller veriyor. Bu tür yatırımlar kulüplerimizin  ve de özellikle futbolumuzun önünü açabilir… Bu tür tesislerden ve hizmetlerden amatör kulüplerimiz de yararlanmalı, yıllardır çektikleri sıkıntıları  hafifletecek çareleri de üretmelidirler.Peki nasıl? Meşhur bir söz vardır: “Hazineler yüzeyde aranmaz”. Dünyanın en değerli enerji kaynağı petrol yüzlerce metre derinliklerden çıkarılır, en değerli madenleri bulmak için yıllarca uğraşılır, emek ve para harcanır, bilimsel ve teknolojik imkanlar kullanılır… Kulüplerimiz artık kendi futbolcularını üretecek plan ve programlarını yapmalılar ki ileriye güvenle bakabilsinler. Özellikle profesyonel kulüplerimiz bu anlayış içinde hareket edebilecek, uğraş verebilecek uzmanları istihdam etmekten kaçmamalılar artık… Amatör kulüplerimize de  tesis, malzeme ve eğitici yönlerinden desteklenerek yeterli düzeye çıkarılmalı…
 Sözü fazla uzatmadan sadede gelecek olursak, genç futbolcularımıza, çocuk futbolcularımıza daha çok destek olmalı daha çok önem vermeliyiz… Zurnanın son deliği olmaktan kurtarmalıyız onları… Bugünün çocukları, gençleri yarının yetişkin futbolcularıdır. Ülkemizdeki yaklaşık otuz milyonluk çocuk ve genç nüfus futbolcu yetişmesi için önemli bir potansiyeldir. Birçok Avrupa ülkesinde yok böyle önemli bir kaynak… Fakat betonlaşma, hızlı kentleşme, azalan köy nüfusu, arsa ve boş alanların binalarla dolması, kurslar, dersaneler, sınavlar çocuklarımızın yeteneklerini göstermelerini engelliyor. Bütün bu olumsuzluklara rağmen futbol çok sevilen bir spor dalı ülkemizde.. Bilimsel ve teknolojik imkanlar, yeni spor tesisleri, çim sahalar, eğitimli insan gücü, ve futbola gönül veren, futbol âşığı antrenörlerimiz futbolumuz için artı değerler.
 “Ağaç yaşken eğilir” futbola en geç sekiz dokuz yaşlarında ve bir kulüp takımında başlamak ve bunu bıkmadan usanmadan yıllarca sürdürmek başarının anahtarıdır… Dünyanın en başarılı sporcuları, çok küçük yaşlardan itibaren yıllarca çalışarak yakalamışlardır bu başarılarını. 17 yaşında Brezilya milli takımında oynayıp ve bugüne kadar en çok gol atan Pele, (1281 gol) şampiyonlar liginde en çok gol atan Ronaldo (95 gol) bir sezonda en çok gol atan Messi (2011-2012 sezonu 73 gol) ve diğer ünlü futbolcular durdukları yerde Pele, Messi, Ronaldo olmamışlardır. Altı yedi yaşlarında tanıştıkları meşin yuvarlak ve kaliteli eğiticiler alıp götürmüş onları futbolseverlerin gönüllerine…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.