DOLAR 18,6385 0%
EURO 19,6091 0.45%
ALTIN 1.068,450,69
BITCOIN 313614-0,92%
Afyonkarahisar

KAPALI

06:35

İMSAK'A KALAN SÜRE

Agah Bıyıkoğlu

Agah Bıyıkoğlu

30 Kasım 2022 Çarşamba

KATAR 2022 DÜNYA KUPASI

KATAR 2022 DÜNYA KUPASI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

22. Dünya kupası bu… 32 takımın mücadele ettiği Dünya Kupası 2022 maçları 20 Kasım 2022’de, Katar- Ekvador maçıyla başladı.
6 gurupta devam eden maçların gurupları şunlar: A Grubu: Katar, Hollanda, Senegal, Ekvador
B Grubu: İngiltere, ABD, İran, Galler
C Grubu: Arjantin, Meksika, Polonya, Suudi Arabistan
D Grubu: Fransa, Danimarka, Tunus, Peru, Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri
E Grubu: İspanya, Almanya, Japonya, Kosta Rika, Yeni Zelanda
F Grubu: Belçika, Hırvatistan, Fas, Kanada
G Grubu: Brezilya, İsviçre, Sırbistan, Kamerun
H Grubu: Portekiz, Uruguay, Güney Kore, Gana
Yine bir dünya kupası… Futbol dünyasının en büyük seyir arenası… “Futbol asla sadece futbol değildir” tezine karşı bir arena… Bırakın Fransa’yı, Almanya’yı filan; el âlemin tâ Uruguy’lardan, Meksika’lardan, dünyanın bir ucundan Katar’a gelip tribünleri rengârenk donatmalarını izliyoruz TV’den…
Coupe du Monde, World Cup, Dünya Kupası adlarıyla futbol literatürüne geçen futbol maçları organizasyonu ilk kez 1930 yılı Mayıs’ında Uruguay’da düzenlenmiştir. O zamanın FİFA başkanı Jüles Rime’nin adının verildiği bu organizasyonun sonunda Uruguay’ın elleri uzanmıştır şampiyonluk kupasına… 13 ülkenin katıldığı bu şampiyonaya; Avrupa’dan Belçika, Fransa, Romanya ve Yugoslavya Atlas Okyanusu’nu üç haftalık bir yolculuktan sonra geçerek merhaba demişlerdir Muslera’nın dedelerine…
Bugüne kadar oynanan 21. Dünya Kupası’ndan beşini Brezilya, dördünü İtalya, dördünü Almanya kazanmış… Arjantin, Uruguay ve Fransa (1998 ve 2018) ikişer kez kaldırmışlar kupayı.. Bir kez İngiltere (1966) bir kez de İspanya (2010) şampiyon olmuş… Meksika 14. kez var Kupa’da: ancak en çok katılan takımlardan birisi olmasına rağmen bir türlü uzanamamış elleri Kupa’ya “amigolar”ın..
Geçen Pazar başlayan Dünya Kupası da 22. Dünya Kupası olarak futbol tarihine geçecek… Katılan takımlar kupayı kazanmak için hazırlandılar, planlar yaptılar… Hangi ülkenin milli takımı kazanacak bu kupayı bakalım?
“Türkiye Dünya Kupasıyla ne zaman tanıştı?” diye soracak olursak, 1950 yılında eleme guruplarında üç takım vardı: Avusturya, Suriye ve biz… Avusturya siyasi nedenlerle çekilince, milli takımımızın kaptanı merhum Gündüz Kılıç ilk on biri sürdü sahaya ve Suriye’yi 7-0 yendik. Kupaya gitme hakkı kazandık böylelikle… Ancak kupanın oynanacağı Uruguay’ın haritada bile zor bulunduğu yıllarda, çok kısıntılı olanaklar yüzünden olsa gerek gidemedi milli takımımız Uruguay’a…
1954 Dünya Kupası’na katıldığımızı hatırlıyorum hayâl meyâl… Afyon’daki evlerin %90’ında radyo filan yok… Yukarı Pazar Mahallesi’ne giden yolun başında bulunan Bahçeli Kahve’deki radyodan bölük pörçük dinlemiştik olup bitenleri… Henüz naklen yayım filan yok o zamanlar… Bir de ancak ertesi gün gelen gazetelerin “havadisleri”…
Elemelerde İspanya ile oynuyoruz, Madrit’te 4-1 mağlubuz, ikinci maçı alıyoruz İstanbul’da… O zamanlar averaj yok.. Üçüncü maç Roma’da ve 2-2.. Kur’ayı Franko adlı bir çocuk çekti ve biz kazandık. Finallerde Kore’yi 7-0 yendik ama Almanya’ya 7-2 yenilerek elendik… Almanların Firitz Valter adlı müthiş oynayan bir takım kaptanı vardı. O devrin Almanya’yı 8-3 yenen efsâne Macar takımı hâlâ hatırlanır… Ünlü Puskaş, Hidekuti ve antrenör Molnar… Turgay Şeren’in adını ilk kez o yıllarda duymuştum 1958‘de İsveç’te oynanan ve daha 17 yaşlarında olan Pele’nin sahneye çıktığı kupayı ve ondan sonra oynanan 1962, 1966, 1970 kupalarını sinemalarda seyretti bizim kuşak… Ne zaman ki TV girdi yaşamımıza, maçlar da girdi evlerimize…
1974, dönüm noktasıdır bizim için.. Bu kupanın yıldızı, bir orkestra gibi uyum içinde futbol oynayan Hollanda milli takımının kaptanı Cruyf Oldu.. Cruyff , Neeskens, Rensenbirink Krol ve futbolda devrim yapan antrenör Rinus Micheels tarih yazdılar.. Kupa finalinde Almanya 2-1 yendi Hollanda’yı.. Kaptan Beckenbauer, kaleci Maier, Muller ve Britner’li kadroyla şampiyon olmuştu Almanlar..
2022 Dünya Kupası sürüyor bütün hızı, heyecanı ve sürprizleriyle ile… Kim ulaşacak bakalım mutlu sona?…
Bu dünya kupasının Katar’a verilmesi kimi rüşvet iddialarına yol açtı; stadyumların, konaklama yerlerinin görkemi ve TV’lerin, futbol dünyasının ilgisi, futbolun câzibesi, endüstriyel futboldan finansal futbola geçiş, bu iddiaların dalgalanmasını önledi…

Devamını Oku

YAŞAŞIN CUMHURİYET

YAŞAŞIN CUMHURİYET
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ülkemizi ve ulusumuzu “ÇAĞDAŞ UYGARLIK DÜZEYİNİN ÜSTÜNE ÇIKARMAK“ı hedefleyen CUMHURİYETİMİZİN 99. Yılını büyük bir coşku, heyecan içinde kutluyoruz. Kırmızı beyaza büründü yurdumuzun her köşesi..
Atatürk’ün “Gençliğe Hitâbe”sinde “Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.” sözleriyle belirttiği acı bir gerçekten, bir ulusal bir devlet, çağdaş bir cumhuriyet kurmak…
Cumhuriyet: Türk tarihinin en anlamlı ve fonksiyonel kilometre taşı.. Sosyo kültürel yaşamda, hukuk, siyaset, dış politika, sanat, eğitim, tıp, spor, askerlik, sanayi ve ticaret, bankacılık, madenler alanlarında dev adımlar… Kapitülasyonların kaldırılması … Dış borçların ödenmesi… Yanmış yıkılmış bir ülkenin küllerinden doğan bir yepyeni bir ülke ve ulus..
“29 Ekim 1923.. TBMM’nin tarihî oturumu.. Salonda milletvekilleri, balkonlarda dinleyeciler heyecan içinde.. İlk sözü Anayasa komisyonu Başkanı Yunus Nâdi Bey aldı. Kanun tasarısı hakkında bilgi verdi görkemli bir konuşmayla… Milletvekilleri, Vasıf Çınar Bey, Eyüp Sabri Efendi, Rasih Hoca, Şeyh Saffet Efendi ve ünlü şâir Mehmet Emin Yurdakul Bey, Emin Sazak Bey ve Süleyman Sırrı Beyler konuştular.. Şâir Mehmet Emin Yurdakul, süt beyaz sakalıyla çağdaş bir Dede korkut gibiydi.. Bütün Milletvekillerini ayağa kalkarak üç kez ‘Yaşasın Cumhuriyet’ diye bağırmaya davet etti.. Bütün vekiller coşku içinde ayağa fırlayarak “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırdılar..
..Kanunun tümü oya sunuldu. Bütün eller havaya kalktı..
Saat 20.30’du.. Öyle bir alkış koptu ki meclisin pencere camları zangırdadı.. Kucaklaşanlar ağlayanlar… Haber dışarda bekleyen halka ulaştı. Onlar da alkışa ve bağırmaya başladılar.. “Yaşasın Cumhuriyet”
İsmail Hakki Tekçe dışarıya koştu.. Namluları istasyon yönüne dönük toplara sırayla “Ateş” emrini verdi. Toplar yeri göğü inleterek Türkiye Cumhuriyeti’nin doğumunu duyurdular…
Gâzi M. Kemal Paşa oybirliğiyle Cumhurbaşkanı seçildi.. Saat 20’45 olmuştu. Yeni Türk Devleti’nin Cumhurbaşkanı Gâzi Mustafa Kemal Paşa, yoğun alkışlar ve dualar arasında kürsüye geldi; konuşmaya başladı; yüz yılların ötesinden gelen heyecanlı ve etkili bir sesle.. “Belâgat ve talâkât” ustası, ulusal lider ATATÜRK, hitâbet sanatının bütün inceliklerini kullanıyordu…
“Milletimiz, liyâkatini yeni rejim sayesinde, uygarlık âlemine daha kolaylıkla gösterecektir. Hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve Muzaffer olacaktır …
Meclis, yeni Türk devletinin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Gâzi Mustafa Kemal Paşa’yı ayağa kalkarak selamladı..
Ankaralılar, Cumhuriyet’i kutlamaya başlamışlardı. Meclis’in önüne akan seğmenlerin naraları top sesleriyle yarışıyordu..”
NOT: Turgut Özakman’ın Cumhuriyet –Türk Mucizesi kitabından alıntılar yapılmıştır

Devamını Oku

NERELERDEN NEREYE? NEDEN?

NERELERDEN  NEREYE? NEDEN?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Altmış yılı aşkın süredir futbol dünyasının içindeyim… Yüzlerce antrenör, futbolcu ,yönetici arkadaşım, öğrencim var; üst düzey bir antrenör diplomasına sahibim… Çok şey öğretti bu futbol bana..
Benim kuşağımın futbol tutkunları, elli yıl önceki mili takım kadrosunu, FB’nin, GS’nin, BJK’nın takım kadrolarını ezbere sayardı… Bugün de unutmuş değildirler.. Bırakın geçen sezonki kadroları, bir hafta önceki kadroları sayanlar bile pek kalmadı artık..
Haftanın hemen her günü gece geç saatlere kadar izlediğim ülkemizdeki ve Avrupa’da oynanan maçların yanı sıra, profesyonel “Süper lig”den tutun da TFF 1.2.3. lig puan cetvellerine, hatta BAL puan cetvellerine ve de ilimizin amatör liglerindeki puan cetvellerine bakarım hemen her hafta… Gündüzleri de teknik sorulusu olduğum Demirspor’un gençlerine ve Süper Amatör Ligi’ndeki takımına yaptırdığım antrenmanları, maçlarını; sabahları Hıdırlık’ta veya parklardaki yürüyüşleri “hâlâ” sürdürüyorum…
Pazartesi günü puan cetvellerine bakıyorum.. 9.hafta TFF 1. Lig puan cetvelindeki takımların sırası çekti dikkatimi… İlk üçte: Keçiörengücü, Eyüpspor ve Bodrumspor yer almış .. Samsunspor 8. sırada 11. Manisa FK, 12. Erzurumspor, 13. Altınordu, 14. Adanaspor, 15. Göztepe,16. Altay. 17. Gençlerbirliği, 18. Y. Malatya, 19. Denizlispor..
TFF 2.Lig kırmızı gurupta Bursaspor 16.sırada, Eskişehirpor ise 3. lig 1. gurupta 7 maçta bir puanla son sırada… ”3 büyüklerin korkulu rüyası”, İsmail-Süreyya-Nihat-Kamuran -Fethi-Ender’li kadrosuyla, “Amigo Orhan”ıyla, bandosuyla ünlü Eskişehirspor’un bu hâli gerçekten üzücü…
Bu takımların hepsi de birkaç yıl öncesine kadar “Süper Lig’de”, bu lig yokken 1. Ligde yıllarca oynamış takımlar Bursaspor’un Lig şampiyonluğu da var üstelik.. Kaleci Ali- Nevzat Güzelırmak –Afyonlu Halil Kiraz –Afyonlu Ertan Öznur, Bolduzer Fevzi Zemzem ve Gürsel Aksel … Adnan Süvari yönetiminde Avrupa’da ses getirmişti..
Hepsinin ayrı bir hikayesi vardır şüphesiz.. Nerelerden nerelere gelmişler… Peki… Neden acaba? Bir tek, hatta iki üç neden yoktur buralara gelişlerde.. Bir zamanların seçkin ve gözde takımları, başta ekonomik sıkıntılar olmak üzere idâri, sosyal, siyasal ve kültürel pek çok neden yüzünden yaşıyorlar bu zor günler…
Yukarıda örnek verdiğim takımlara benzer daha pek çok takım var liglerimizde.. “Bu hızlı düşüş ve çöküşlerin nedenlerinden biri de TV ve reklam gelirlerinden yüksek pay almak için “kısa vadede başarılı olmak olma yolunda plansız –programsız yatırımlar, transferler ve kendi yağı ile kavrulmaktan uzak yönetimler” demekte pek de haksız değilim sanıyorum.. FB; GS; BJK ve Trabzonspor’un toplam borcunun 20:7 milyar liraya ulaştığını okudum gazetelerden.. Nasıl olmasın bu sezon FB ile GS, 14 BJK ile Trabzonspor 13 transfer yapmış; bunların çoğu yabancı.. Yeri gelmişken belirteyim ki takımların hızlı düşüş ve çöküşlerinin önde gelen nedenlerinden biri de takımlarda yabancı oyuncu sayısının artmasıdır.. Alt yapılardan gelen yerli futbolcular nasıl süre alacaklar bu ortamda?
Transfer odaklı, yabancı futbolcu hayranı yönetimler ve de kimi antrenörler “Bastır parayı bul karayı” anlayışıyla, kariyerli -pahalı yabancı oyuncuları alıyorlar; kulüp bütçelerinin izin verdiği ölçüyü fersah fersah aşan paralar harcanıyor.. bunların katkısıyla kazanacakları kupaların getirileriyle işi götürmek istiyorlar… Öte yandan basın yayın organlarının baskısı… Taraftar hep başarı bekliyor; hiç umursamıyor kulübün ekonomik durumunu …
Transfer tahtaları kapanan kulüpler gençlerden kurulu “zar zor” takım çıkarıyorlar, yenildiklerinde de hemen “Antrenör istifa” sesleri kaplıyor her yeri… Bir sözüm de antrenörlere… Çalışacağınız kulübün alt yapısını, üst yapısını, eldeki kadrosunu, gelirini giderini incelemeden “sazan gibi atlamayın kardeşim.. Yapamayacağınız işlerin sözünü vermeyin… Derme çatma bir depoda, beş topun üçünün patlak olduğunu görüp “Hadi bana eyvallah, ben burada bir şey yapamam” diyen antrenörler büyüklerimiz vardı bir zamanlar..
Yıllardır süren “fasit dâire” bu… Yani kısır döngü… Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz hep.. Ders almıyoruz çünkü..

Devamını Oku

2022 – 2023 BAL-SÜPER AMATÖR VE 1. AMATÖR LİGLERİ BAŞLADI

2022 – 2023 BAL-SÜPER AMATÖR VE 1. AMATÖR  LİGLERİ  BAŞLADI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

1 Ekim 2022 Cumartesi günü başladı yine amatör BAL-Süper Amatör ve 1. Amatör ligler… “Amatörlük ruh ve heyecanı” gittikçe erozyona uğramasına rağmen takımlar birer mecra bularak başladılar maçlara…
BAL’daki temsilcilerimiz Bolvadin Termal Belediyespor kendi, evinde Eskişehir Anadolu Üniversitesiyle berabere kaldı Sandıklıspor rakibini 3-0 yendi…
Süper Amatör lig maçlarına 12 takım katılıyor 3 takım düşecek yine… Bu düşecek takım sayısına teknik sorumluluğunu yaptığım Afyon Demirspor olarak TFF Amatör İşler Müdürlüğü nezdinde itiraz ettik; gerekçelerini de yazdık; ancak “İmam bildiğini okuyacak gibi” yine..
Bu sezon Süper amatör Lige katılan takımların ilk maçları ve sonuçlar şöyle:
Karşıyaka 0 –Emirdağspor 2.
Afyon Demirspor 3-İscehisarspor 6.
Salar Belediyespor 4-Erkmenspor 2
Şuhut Belediye Hisarspor 3- Ayvalı spor 1.
Hocalar Belediye spor 0- Susuz Belediye spor 3.
Çağlayan Belediyespor 2-Çobanlar Belediyespor 1.
Bu takımlardan Ayvalıspor ile Erkmenspor 1. amatörden çıktılar; İscehisarspor da BAL’dan düştü bu lige..
27 gol atılmış ilk hafta bu maçlarda… BJK –FB maçının 0-0 bittiği ve neredeyse kalecilerin “kurtarış yapmadıkları, BJK gibi bir takımın ancak 90+3’te isabetli bir şut atabildiği ve İngiltere liglerinde oynayan ünlü oyuncuların “sahada yoktular” denildiği ve de Arda Güler’in kulübede beklediği bu maçtan daha ilginçti Afyon’daki SAL maçları… Hocalar-Susuz maçındaki 6 kırmızı, Salar Erkmen maçındaki 1 kırmızı ve maç sonundaki nahoş olayları umarım bir daha görmeyiz…
Öteki maçları detaylı olarak yazmak bana düşmez; ancak Cumartesi günü İscehisarspor ile oynadığımız maçtan kısaca söz etmek isterim. Geçen yılki takımdan yedi futbolcu bir amatör takım için hayli yüksek bedeller karşılığı başka takımlara gittiler; biz veremezdik o kadar. Maça 2004 ve 2005’li beş, bir de 2000’li futbolcuyla başladık… “Maçı mı kazanalım futbolcuyu mu” ikilemi içinde maça çıkmayı yaşamayanlar, aysbergin sadece suyun üstündeki parçasını görenler takımı sevk ve idare eden antrenörün ruhsal fırtınasını nereden bilecekler ki..?
Her iki takım da maça istekli ve kazanmak amacıyla başladı. Takımım Demirspor’un sağ beki rakip ceza alanı içinde rakip kaleciyle çarpıştı ben “Penaltı” diye bağıracaktım ki aleyhimize bir ceza kararı verildi ve benim sağbekim de saha dışına çıktı. Bugün hastaneden aldığı raporda “2 ay futbol yasak ve daha sonra “tekrar gel” denilmiş.. Bu sakatlık pahalıya patladı ve arka arkaya 2 gol yedik: buna rağmen devreyi 3-2 önde bitirdik; ancak 2. devre rakibin sert oyunu aşırı rüzgar ve vurdukları her topun gol olması bizi “yıktı” diyebilirim..
Yirmi yılı aşkın süredir amatör futbol üzerine yazıyorum… O eski güzel takımlar, o eski güzel futbolcular, o güzel atlara binip gittiler yıllar önce; ve geçmişin sisleri altında gittikçe uzaklaşıyorlar, duyulmuyor artık nal sesleri.. Spor dalları içinde en çok ilgi gören ve sevilen bir oyun futbol yine de… Günümüz insanı bu büyülü etkinliğe kaptırmış gidiyor… Teknik adamlar, futbolcular, taraftarlar ve izleyiciler, medya organları, reklam şirketleri ve malzeme üreten ünlü firmalar, markalar… Özellikle son otuz kırk yılda gittikçe büyüyen ve gelişen bu dev sektör sardı sarmaladı dünyayı.
Bu sezon Afyon Süper Amatör Ligi’ne katılan takımlardan başta Emirdağspor ve Şuhut Belediye Hisarspor olmak üzere dört beş takım şampiyon olmak için oldukça yüksek bedellerle transferler yaparak “maç kazanmak amaçlı” takımlar kurdular.
Yaklaşık yirmi yıldır aralıksız teknik sorumluluğunu yaptığım Afyonkarahisar Demirspor, toplumun çeşitli sosyo ekonomik kesimlerinden gelen gençlerin toplandığı ve fair play anlayışında birleşen bir spor kulübüdür. Mütevazi bir bütçeyle liglere girecek ve bu sezonda da gençlere hizmeti sürdürecek olan ilimizin bu köklü takımı, sadece kazanmaya dayalı değil, gençlerin öğrenme ve gelişim süreçlerine önemli katkılar sağlayan bir yapıyı felsefe olarak benimsemiştir.. Gençlere futbola özgü bilgi ve beceri kazandırmanın yanı sıra, onların kişiliklerini psikolojik özelliklerini geliştirmelerine de yardımcı oluyor Afyon Demirspor..
On sekiz yıldır teknik direktörlüğünü yaptığım Afyonkarahisar Demirspor, Süper Amatör Lig’de yer alıyor.. Toplumun çeşitli sosyo ekonomik kesimlerinden gelen gençlerin toplandığı ve fair play anlayışında birleşen bir spor kulübüdür Demirspor; mütevazi bir bütçeyle altı katagoride liglere girecek bu sezonda da gençlere hizmeti sürdürecek…
Profesyonel takımların Asya-Afrika- Güney Amerikalı isimlerle yeşil sahalara çıktığı , genç oyunculara yok denecek kadar az süre verildiği günümüzde Demirspor gibi yüzlerce amatör takımın fonksiyonları göz ardı ediliyor hâlâ..
Başta ulaşım olmak üzere, maç ve antrenman malzemesi fiatlarının, beslenme giderlerinin uçtuğu günümüzde dertlidir, sıkıntılıdır, imkansızlıklar içindedir amatör futbolumuz, futbolumuzun “olmazsa olmazı”dır. Başta devletimiz olmak üzere TFF’nin, işadamlarımızın, özel sektörün destek ve ilgisine ihtiyacı vardır. Örneğin Profesyonel takımlara verilen ceza bedellerinden, bazı sanş oyunlarından belirli miktarlar amatörlere aktarılabilir. Belediyeler, il genel meclisleri ulaşım ve malzeme konularında yardım edebilirler.
Fedâkârlıktır ruhtur, heyacandır, renktir amatörlük.
Not: Gelecek yazılarımda 1.Amatör küme takımlarını ve bunların maçlarını da değerlendirmeye çalışacağım..

Devamını Oku

AMATÖR FUTBOLA YENİ BİR MERHABA

AMATÖR FUTBOLA YENİ BİR MERHABA
0

BEĞENDİM

ABONE OL

2022 -2023 Futbol sezonu bu hafta sonu başlıyor; beklentilerin ve yıllardır yapılan uygulamanın aksine U-14 maçlarıyla başlıyor amatör futbol… 2008 ve 2009 doğumlu futbolcuların yer aldığı bu yaş gurubu, U- 12 ve U -13 lerle birlikte “futbolun altın çağı” olarak niteleniyor spor bilimciler tarafından…
Bu liglere katılan takımlar iki gurupta toplanmış. A gurubunda ,Yeni Kocatepe Gençlik, Kocaöz Belediyespor, Safa Gençlik, Bolvadin Horanspor, Afka Gençlikspor ve Anadolu Gençlik yer alıyor. B gurubunda da Tınaztepe Belediyespor, Salar Belediyespor, Döğer Belediyespor, EGE Gençlikspor, Hocalar Belediyespor, Yaka Gençlikspor takımları var..
Liglere katılan bütün genç futbolculara ve antrenörlere yöneticilere, maçları yönetecek hakemlerimize, saha komiserlerine ve sahaları hazırlayan görevli personele başarılar diliyorum.
Fairplay ruhu,sportmenlik ve futbol aşkı eksik olmasın futbolun göklerinden..
BAL. Süper Amatör Ligi ve 1.Amatör Lig maçları da başlayacak 1 Ekim 2022 tarihinde .
Bu liglerle ilgili toplantılar yapıldı geçtiğimiz haftalar içinde özelikle 15 Eylül Perşembe günü futbolun bütün paydaşlarının ilgili ve yetkililerin katıldığı toplantı dikkate değerdi..
7 Eylül günü ASKF binasında Süper Amatörle ilgili toplantıda ligden düşecek takım sayısında tartışmalar yaşandı… Başta bu satırların yazarı, 12 takımlı bir ligden 3 takımın düşmesinin doğru olmadığın savundum. Bu uygulamanın maçlarda olaylara neden olduğuna dair geçmişten örnekler verdim; ayrıca düşme riski taşıyan takımların genç oyunculara süre veremediklerini, ağır sakatlıkların meydana geldiğini anlattım. Alternatif bir teklif olarak; 14 takımlı bir lig olduğu takdirde 3 takımın düşmesinin uygun olacağını da belittim.. Kararın tekrar gözden geçirilmesini diledim.. ASKF yetkilileri de takım sayılarına göre düzenleme yaptıklarını söylediler.. Benim görüşlerime katılan takımlar oldu; ancak benim görüşüm kabul görmedi.
“Elinen gelen düğün bayram “ dedik artık..
Bu sezon amatör yer alacak takımların transfer ve diğer harcamalarının oldukça yüklü olduğunu duyuyoruz.. Özellikle bir üst lige çıkan takımlar daha rahat görünüyorlar.. BAL takımları zaten bol keseden harcıyorlar ancak daha alttaki liglerin takımları da açmışlar kesenin ağzını; “değirmenin suyu” bu yıl oldukça bol herhalde..
İlerideki günlerde yeri geldikçe BAL’da ve Süper amatör Ligde ve öteki alt liglerde hangi takımların mücadele edeceklerini yazacağız..
Çok zevkli bir etkinliktir amatör futbol bir o kadar da çileli… Her takımın, her futbolcunun, her antrenör ve yöneticinin hatta her hakemin maçlara hazırlanışları, gelişleri gidişleri bir âlemdir. Dört dörtlük bir organizasyon bir türlü olamaz, her maç öncesinde mutlaka bir eksiklik aksaklık çıkar ortaya; fakat yine de çıkar takım sahaya. Düzenli antrenman yapan takım pek yoktur amatör takımlar arasında. Ama maçlarda bazı futbolcular vardır ki topu kaybettiklerinde canlarını dişlerine takıp tekrar kazanmak için kıyasıya mücadele ederler. Takım içinde fazla koşmayıp oyunu yönlendiren deneyimli futbolcular da az değildir.
Kenarda, Fatih Terim’e taş çıkaracak antrenörlerimiz “sevk ve idare ederler” takımlarını… ”Kötü oynayabilirsin; ancak kötü koşamazsın” sözü amatör takım çalıştıran antrenörlerin dilinden düşmez.. Haftada bir iki kez toplanabilen takım sayısı da çok azdır. Bazı takımlar sezon başında günlerin uzun olduğu, yağış ve soğuktan uzak günlerde yaptıkları antrenmanlar dışında hiç antrenman yapmadan çıkarlar sahaya ve canlarını dişlerine takarak oynarlar.. Ve de genellikle mağlup olurlar.
“Futbol bir mücadele oyunudur.” Profesyonel olsun amatör olsun; Real Madrid olsun, ikinci amatör olsun bu yargı değişmez… İyi oynayıp kazanmak güzeldir, iyi oynayıp kaybetmek de var futbolda, kötü oynayıp kazanmak da.. Ancak, takımlarda dayanışma, çok çalışma ve fair play ruhu daim olmalı…

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.