DOLAR 18,6611 0.1%
EURO 19,3472 0.27%
ALTIN 1.046,490,43
BITCOIN 3032911,26%
Afyonkarahisar
10°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

BAŞBUĞ TÜRKEŞ’İ ANLAMAK-5 – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
8 Nisan 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 8 Nisan 2013 Pazartesi 03:00:00
  (Dünden Devam)
SEN KUR’AN OKUMA BİLİR MİSİN?
Sayın TÜRKEŞ, dinin istismarına ve politikaya alet edilmesine şiddetle karşıydı. O, riyadan ve mürailikten uzak kalarak ibadetlerini yapan; inandığı gibi yaşayan samimi bir Müslüman dı. O’nun İslam’ı samimi bir şekilde ve ihlâsla yaşama biçimi hepimize örnek olmalıdır.
3 Mayıs 1944’te “Türkçülük Olayları”nda tutuklanıp hapse atıldığı zaman, hapishanede nöbet tutan askere: “Sen Kur’an okuma bilir misin? diye sorar, ve Kuran okumasını bilmeyen askere kuran okumasını öğretir.
1976 senesinde Hacca gitmişti. Hac sırasında Kabe-i Muazzama’nın temizliği için kullanılan bir süpürgeyi hatıra olarak yanında getirmişti. O süpürgeyi “Sevgili Peygamberimizin ayaklarının değdiği yerleri süpürdüğü” için öpüp kokluyordu.
Biz, “Rehberimiz Kur’an hedefimiz Turan“ demeyi ondan öğrendik. Biz, “Ülkümüz göklerde dalgalanan bir sancak, Allah’ın huzurunda eğiliriz biz ancak“, “Kanımız aksa da zafer İslam’ın” demeyi de ondan öğrendik. Ve Allah’tan başkasının önünde de kırıldık ama asla eğilmedik. 1980 öncesinde “İslam’ın bayrağını kanlarımızla yükselttik.” Türkiye’yi bir Afganistan olmaktan ve Rusların işgalinden kurtardık. 5000 gencimizi Allah ve millet yolunda toprağa verdik. “Ne Amerika ne Rusya ne Çin her şey İslamiyet ve Türklük için“ demeyi yine ondan öğrendik.
MEYDANLAR SİZİ ALMAYACAK
1965 senesinde CKMP’Nnin gençliği çok küçük bir azınlık ve gençlik kolları mensupları sayısının henüz 50’yi geçmediği günlerdi. Bir Cumartesi günü yapılan ve ilan edilen seminere şiddetli bir yağmur yağdığından, ancak dokuz kişi gelebilmişti. Onlar da yönetim kurulu üyeleriydi. Elli kişilik salon bomboştu. Gençlik görevlileri üzüntü ve telaş içinde konuşurken, üst kattan Alparslan TÜRKEŞ indi. Sakindi. Yüzünde hafif bir tebessüm vardı. ‘Üzülmeyin arkadaşlar‘ dedi. Siz dokuz kişisiniz. Siz de gelmeseydiniz ben bu eğitimi kendi kendime yapacaktım. Bu gün küçük salonu dolduramadınız ama yarın sayınız çoğalacak, meydanlar sizi almayacak. Eğer siz isterseniz bu hayal gerçek olacak. Ve bir sonraki seminerin konusunu ilan etti: “Eğer sen istersen o bir hayal değildir.“ (Namık Kemal Zeybek, Ülkü Yolu)
TARİH TÜRKEŞ’İ HAKLI ÇIKARDI
O’nun en önemli özellilerinden birisi, olayları önceden kestire bilme-İleri görüşlülük özelliğidir. Türk Dünyası ve Sovyetler birliğinin dağılması ile ilgili politikalarda her kesimden en az 50 yıl ileride olmuştur. Başbuğumuzun Türk Dünyası ve Sovyetlerle ilgili politikaları önceden kestiren ve o doğrultuda politikalar üreten tek lider olduğu “Tarih Türkeş’i haklı çıkardı” sözleriyle teyit edilmiştir.
1944 Türkçülük olaylarının savcısı Kazım ALÖÇ, ”Rusya’nın çok güçlü olduğunu, Türkiye’nin gücünün zayıf olması, Türkiye’nin Rusya’nın karşısında durmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla TURANCILIK, TÜRKÇÜLÜK fikirlerinin zararlı olduğunu iddia eder. BAŞBUĞ: “Ben bu günkü SSCB’den bahsetmiyorum. Elli yıl sonra SSCB’nin zayıflayacağını, Türk devletinin güçlenmeyeceğini nereden biliyorsunuz.” Demiştir. TÜRKEŞ 1944’lerden 1990’ları görmüştür.
Rahmetli ATATÜRK’TE 1930’lar da Sovyetler Birliğinin dağılacağını tahmin etmiş ve kendisinden sonra gelecek yöneticilerin bu konuda hazırlıklı olmalarını istemiş ve şöyle demiştir:
“Sovyetler Birliği bu gün dostumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yakında ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Dünya yeni bir dengeye ulaşır. İşte o zaman, Türkiye ne yapacağını bilmelidir… Bizim bu dostumuz idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmağa hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak… Dil bir köprüdür, tarih bir köprüdür, inanç bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların, Dış Türklerin bizlere yaklaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız lazımdır.”
Merhum TÜRKEŞ, “Türk milliyetçiliği fikrini açıklarken:“Türk milliyetçiliği, dünya üzerinde nerede Türk varsa onlarla ilgilidir. Onlara karşı derin bir sevgi ve ilgiyle doludur. Dünyanın neresinde bir Türk varsa bu Türklerin iyi durumda olmaları, bu Türklerin yükselmeleri, korunmaları, kendilerine mümkün olan her çeşit yardımın ve desteğin sağlanması Türk milliyetçiliğinin şaşmaz düsturudur…( Dokuz Işık, 91- İst. 1978 )
(Devamı Yarın)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.