DOLAR 18,6468 0.04%
EURO 19,6573 0.19%
ALTIN 1.077,38-0,27
BITCOIN 317468-0,58%
Afyonkarahisar
13°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

En az 3 ülke bizi dinliyor

ABONE OL
3 Eylül 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 3 Eylül 2014 Çarşamba 03:00:00
  2-3 haftadır Almanya’nın istihbarat servisinin Türkiye’yi dinleyip dinlemediğini öğrenmeye çalışıyoruz.
Son değerlendirmelere göre Alman İstihbarat Servisi, Türkiye’deki yetkilileri dinlemiş.
Bunu anlamış olduk.
Fakat ikinci bir “dinleme” haberi ise Amerika Birleşik Devletleri ile İngiltere kaynaklı. Türkiye’yi sadece Almanya değil, ABD ile İngiltere de dinliyormuş.
Sürpriz mi oldu?
Hayır.
Yarın “İsrail de Türkiye’yi dinliyormuş” denirse şaşıracak mıyız?
Zannetmiyorum.
Daha önce de Amerika Birleşik Devletleri’nin Almanya’yı dinlediği ortaya çıkmıştı.
Ülkeler arasındaki istihbarat savaşını “Olur canım böyle şeyler.
İstihbaratı güçlü devletler birbirini dinler” yaklaşımıyla geçiştirmek doğru mu?
Her “espiyonaj”ın bir de “kontra”sı yok mudur?
Espiyonaj, bir ülkede casusluk ve gizli bilgi toplamanın genel adı olarak kullanılıyor.
Kontrespiyonaj ise, ülkesinde casusluk yapıldığı şüphesi oluşan devletin karşı atağı.
Türkiye’nin şu an için 3 ülke tarafından dinlendiği, bu dinlemelerinin bir casusluk faaliyeti olarak kabul edilebileceği aşikar.
Peki yok mudur bir planımız, cevap için?
“Her ülke birbirini dinler” demek, “Sizi NATO’ya şikayet edeceğim” diye serzenişte bulunmak, Türkiye’de yapılan casusluk faaliyetlerinin üzerine örtmeye yetmez.
Bu dinleme ve casusluk kayıtlarının nerelerde, nasıl servis edildiğini bilmiyoruz.

BİR TEDHİŞ ŞEKLİ OLARAK DİNLEME

“Tedhiş”, “terör” kelimesiyle eşanlamlı. Tedhişin asıl amacı, toplumu ve bireyleri yıldırarak belirli yöne sevk etmek; ya da tasarlanan bir plana/ planlara ses çıkarılmasını önlemek.
Türkiye’de “dinleme” meselesi, tam bir tedhiş hâlini aldı. Adam, telefonda arkadaşına “Gel buluşalım” diyemez hâle geldi.
Anne, çocuğuna “Gelirken ekmek al” dese, “Gelmek”, “ekmek”, “almak” kelimelerinin hepsinde bir şifre arandığı kuşkusuna kapıldı.
Karı-koca, gelecek hayallerini telefonda paylaşamaz oldu.
Çok ciddi meseleler, “Telefonda olmaz, yüzyüze görüşelim” cümlesiyle bağlandı.
Sanki yüzyüze görüşülünce “dinlenme” ihtimali yokmuş gibi.
Hemen hemen herkeste “Dinleniyorum” endişesi başladı.
Genel endişeye, bir de telefon servis sağlayıcı şirketlerin çok paralı, az kaliteli “hizmet”leri karışınca, tüm telefon kullanıcıları “Eyvah” der oldu.
Dıt dıt dıtttt…
“Eyvah, telefonum dinleniyor…”
Dinlenme korkusunun oluşmasına yol açmak, ciddi bir “tedhiş”tir.
İnsanlar artık telefonda konuşurken huzurlu değil, mutlu değil.

TÜRKİYE’DE DURUM NEDİR?

Son 12 yıldır, Türkiye, tarihinde görmediği kadar yasadışı dinleme, kaydetme, gizli görüntülerin servisi vakalarıyla karşılaştı.
Bir çırpıda akla gelenler şöyle:
Komutanların kendi aralarındaki konuşmaları, bazı gazeteci-yazarların kendi aralarında konuşmaları, Deniz Baykal’ın kaseti, Önder Sav’ın konuşması, MHP’li üst düzey yöneticilerin görüntüleri, MİT yöneticilerinin Oslo’daki “özerk”lik görüşmeleri, Egemen Bağış’ın “makara”sı, Bilal Erdoğan’ın “Sıfırlayamadım” kaydı, işadamlarının havuz kurması ile ile ilgili ses kaydı, Dışişleri Bakanlığı’ndaki “Gerekirse olay çıkarırız” konuşmaları…
Belki bize intikal etmeyen bir bu kadar daha dinleme, görüntüleme, takip etme hadiseleri vardır.
Peki kim servis etmiş olabilir bu görüntüleri, ses kayıtlarını?
Ergenekon mu, JİTEM mi, MİT mi, Cemaat mi, yandaşlar mı, candaşlar mı?
Türkiye’nin milli ordusunu, siyasetini, yargısını ve dahi tüm unsurlarını “hizaya çekme” uygulaması, en çok hangi kesimin, hangi “lider”in işine yaradı?
Yabancı ülkelerin Türkiye’yi dinlemesine bir de böyle bakmak gerek.

CÜBBELİ AHMET
HOCA’YI DA DİNLEMİŞLER

Cübbeli Ahmet Hoca’nın vaazlarını dinlemeye çalışırım. Televizyon kurma hazırlığında olan Cübbeli Hoca’nın sohbetleri şimdilik internet üzerinden yayınlanıyor. Her sohbetinde güncel bir meseleyi de aktaran Cübbeli Ahmet Hoca, tatlı diliyle adeta yılanı deliğinden çıkarıyor.
Cübbeli Ahmet Hoca’nın 28 Ağustos 2014 tarihli Ahmet Yesevi Derneği sohbetinde ilginç bir konuya temas edilmiş: Dinlemeler…
Gelin Cübbeli Hoca’ya bırakalım sözü:
“Eskiden dinleme olmadığı için mecbur buraya geliyorlardı. Şimdi nasıl olsa dinliyorlar, biz bu yayını canlı veriyoruz ya. Polisin buraya gelmesine lüzum kalmıyor. Biz de polise diyoruz ki ‘Git sen sigaranı, çayını iç. Bizi radyodan dinle.’ Bizim telefonları dinliyorlar kaç senedir. Ne çıktı? Ne çıktı? Bu kadar telefon dinledin, ne çıktı? Beni terörden dinlemişler, Allah Allah! Öcalan çıkacak az daha, milletvekili olacak…Beni terörden dinliyor. Terörden dinlemiş, insan ticareti, mafya… Ben neymişim be abi ya? Ne çıktı? Hikâye! Yazık masrafınıza, yazık israfınıza, yazık Müslümanlığınıza, yazık vatan evlatlığınıza…Yazıklar olsun size. Kimi dinliyorsun, niye dinliyorsun…Memlekette olmayan suç yok, Cübbeli Hoca’da suç arıyorsun. Günah ararsan vardır belki ama suç yoktur. Senin kanunlarına göre suç yoktur, Allah indinde günahkâr olabilirim, herkesin günahı var. Sen ne arıyorsun?”

MAKAM ARACI KONUSU

Afyonkarahisar Valisi Hakan Yusuf Güner, “BMW” ile şehri gezmiş, notlar aldırmış. Vali Güner zaten “yeni bir yönetim tarzı” diyerek nasıl hareket edeceğinin ipuçlarını veriyor. Konumuz Vali Güner değil.
Konumuz adil olmak… Ordu’ya giden İrfan Balkanlıoğlu’nun Afyonkarahisar’da kullandığı “BMW” ile, Vali Güner’in kullandığı “BMW” aynı araç.
Balkanlıoğlu “BMW”ye binerken “Vay efendim, kışlık araç bu. Afyon böyle lüksü kaldırmaz” diyenler, söz konusu Vali Güner olunca öve öve bitiremiyorlar.
Keza bir de Audi A8 meselemiz var. Vali İrfan Balkanlıoğlu için Audi kiralandığında, makam aracının kirasının AFJET tarafından ödendiği açıklanmıştı. Audi A8 için aylık 10 bin lira ödendiği iddia edilmiş, sonra bu fiyatın altında bir ücret ödendiği söylenmişti.
Vali Güner geldiğinde Audi A8 aracı değişmedi. Dolayısıyla Balkanlıoğlu için ne kadar kiralama bedeli ödeniyorsa, Vali Güner için de o kadar kira bedeli ödeniyor. Hatta döviz kurundaki değişimler nedeniyle, belki ödenen parada artış bile olmuştur. Adalet, her zaman, herkese adelet…

1 HASTA BİLE OLSA

Açık ve net: Filistin’deki saldırılarda yaralananlardan 1 kişinin bile Afyonkarahisar’a getirilmesi, şehir için büyük bir atılımdır.
Niye 50 gelmemiş, niye sevk sayısı fazlaymış…
Bu soruları sormak gazetecilik görevi.
Fakat soruların yanıtı zaten İl Sağlık Müdürü Necip Yemenici ve Afyonkarahisar Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Ayhan Erenoğlu, ortak basın toplantısında da, sohbetlerde de verdi. Dediler ki, “Biz talep ettik, buraya ne kadar yaralı gönderileceğinin takdiri Sağlık Bakanlığı’na ait.”
Ve dediler ki “Fizik tedavi uygulanacak hastalarımız olursa, Afyon Kocatepe Üniversitesi ile işbirliği yapacağız.”
Yemenici ve Erenoğlu, “50 yaralıya refakatçileri ile birlikte bakabiliriz” diye özgüvenlerini ifade ettiler.
Gönül ister ki 1000 Filistinli yaralıya Afyonkarahisar kucak açsın. Hiçbir sağlık çalışanının bu konuda geri adım atacağını düşünmüyorum.

AFYONLULARA HİZMET AKSAYACAK MI?

Sağlık çalışanlarına sordum:
-Filistinli kardeşlerimiz geliyor. Filistinlilere sağlıkta yardımcı olurken, Afyonkarahisarlının alacağı hizmette bir aksama yaşanacak mı?
Cevap verdiler:
-Asla. Biz tüm programımızı yaptık. 600’ü aşkın yatağımız, yeterli sayıda hekimimiz var. Hastalarımız ve hasta yakınları böyle bir fikre kapılmasınlar. Hastanemize gelen herkes bizim misafirimizdir.

AFYON’U ALMEYOZ

İnternette yayılan “Bağımsız Ege” Projesi’ni Habertürk Gazetesi yazarı Fatih Altaylı köşesine taşıdı. “Bağımsız Ege” projesi, “özerklik” projelerini hicvediyor, lakin bu projede Afyon’a yer yok. Proje metninde “Ben sıkıldım arkideş bu memleketten, yetti gari Egemiz için demokratik özerklik mi neyii, ondan taleb ediyom.Haritamız belli, (bkz: 2014 CB seçimleri) komşularımız Kuzey’de Çanakkale, Güney’de Antalya, Batı’da Yunanistan, Güneydoğu’da Afyon. (Afyon’u devletimize alamayız, yoksa senelerce G.Doğu sorunuyla uğraşırı, bissürü masraf olu, hiiiiiiiç gerek yok. Zaten sözde Egeli de olsa Konyalılarla daha iyi anlaşıyor onla.)” ifadeleri yer alıyor, benden söylemesi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.