DOLAR 18,6468 0.03%
EURO 19,6692 -0.13%
ALTIN 1.078,020,59
BITCOIN 319762-0,68%
Afyonkarahisar
12°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

HEPİMİZ BİR GÜN YAŞLANACAĞIZ – Kocatepe Gazetesi

HEPİMİZ BİR GÜN YAŞLANACAĞIZ – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
17 Haziran 2013 03:00
HEPİMİZ BİR GÜN YAŞLANACAĞIZ – Kocatepe Gazetesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Aziz Aslan 17 Haziran 2013 Pazartesi 03:00:00
  Ailemizin değerini ne kadar biliyoruz? Özellikle bizi yetiştiren bugünkü bulunduğumuz konuma getirmek için ellerinden gelen her türlü fedakârlığı yapmaya çalışan ve yapan o muhteşem anne ve babalarımız için ne yapıyoruz? Onları sadece önemli gün ve bayramlarda mı hatırlıyoruz? Yoksa onların bizlere; bıkmadan, sabırla, sevgiyle, anlayışla yaklaştıkları gibi mi yaklaşıyoruz? Yoksa boş mu veriyoruz? Bizler onların en değerli varlıkları olduğumuz gibi, onlar da bizlerin en değerli varlıklarımız değil mi? Onlara gereken önemi kaybettikten sonra mı vereceğiz? Yıllardır onların bize ayırdıkları zamanın biz onlara ne kadarını ayırabiliyoruz? Yukarıdaki sorulara hepinizin vereceği birden çok cevap olduğunu biliyorum. Bir Hadis-i Şerif’te “ihtiyarlara saygı gösteren ve yardım edene, ihtiyarlayınca Allah ona da yardımcılar nasip eder.” buyruluyor.
Ülkemizde saygıdan, sevgiden uzak, kimisi çocukları tarafından sokağa atılmış, kimisi dövülmüş, kimisi istenmemiş vb. nedenlerden dolayı huzur evlerinde kalmak zorunda olan yüzlerce bulunmaktadır. Sevimli ihtiyar. Elbette ki bu onların suçu değildir. Toplum olarak her geçen zaman biraz daha duyarsızlaşıyoruz. Huzur evlerinde ömürlerinin son yıllarını geçirmeye çalışan yaşlılarımızın çocuklarını dinlediğinizde babaları ve annelerinin” huzur evinde daha rahat ettiklerini” ifade ederler. Oysa ne kadar yanıldıklarının farkına ancak büyüklerini anlayabildikleri veya onları kaybettiklerinde anlayacaklardır. Ailelerimiz küçüldükçe, millet olarak bu eksikliklerimiz daha da artmaktadır.
Yaşadığımız mekânlar büyüdü ama gönüllerimiz küçülmüştür. Üç kişilik bir aile 150 -200 m2 eve sığamadığını zannetmektedir. Ama evin büyüklerine bir türlü yer bulunamamaktadır.
Değerli dostlarım; Size ufak bir hikâye anlatmak istiyorum; kasabanın birinde baba ve oğul tartışırlar. Oğlu daha fazla dayanamayıp, kirişlerin arasında bulduğu bir değnekle babasını evire çevire döver. Zavallı yaşlı, gözyaşları içinde ne olduğunu soranlara, ben de babamı aynı yerde dövdükten sonra o değneği oraya ben koymuştum der. Ama hiç kimse kapının arasından bütün olup biteni seyreden küçük torunu görmez.”
“Atalarınıza hürmet ediniz ki, çocuklarınız size hürmet etsin.”
Böyle anlamlı bir yazının babalar gününe rast gelmesi de ayrıca isabet olmuştur. Babalar gününüz kutlu olsun.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.