DOLAR 18,5039 -0.02%
EURO 18,1433 -0.12%
ALTIN 987,780,00
BITCOIN 358740-0,43%
Afyonkarahisar
25°

AÇIK

05:28

İMSAK'A KALAN SÜRE

İstişarede bereket vardır – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
21 Ocak 2016 14:49
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 21 Ocak 2016 Perşembe 13:49:49
 

Son iki yazıda Afyonkarahisar Gazetecileri Dayanışma Derneği’nin faaliyetlerine ilişkin notlar aktarıyorum. Bu konuda sizi sıkmadan, birkaç kelam daha edelim, sonrasında bu kadar sık yazmamaya gayret gösterelim:
Afyonkarahisar Gazetecileri Dayanışma Derneği, Korel Termal Otel’de “Basında Ahilik, Ağabeylik ve Sorunlar” başlıklı istişare toplantısı düzenledi. Toplantının amacı, özellikle genç gazetecilerin yaşadığı sıkıntılar, tecrübeli gazetecilerin de deneyimlerini paylaşması idi. “İlk” olarak nitelenebilecek bu toplantının hemen ve yüzde 100 başarıya ulaştığını söylemek mümkün değil tabii ki. Ancak konuşma üslupları ve kürsü düzeni, gazeteciler arasındaki kardeşlik hukukunun tesis edilmesi için olumlu bir adım olarak değerlendirilmeli.
İsterseniz, kim neler söylemiş; yazalım. Böylece fazladan bir yoruma gerek kalmadan gazeteciliğin ve gazetecilerin sıkıntılarının ne olduğunu kavramaya çalışalım:
Mehmet Abdioğulları (Afyonkarahisar Gazetecileri Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı): Derneğimiz’in son seçimlerinde Kurullar oluşturduk. Herkes bu Kurullar’daki görevlerini benimsesin ve projeler üretsin. Biz bunu istiyoruz. Gazeteciliğin sorunlarının olduğunu biliyoruz. Sizin konuşmalarınızı not alacağım ve sorunların çözümü noktasında gayret göstereceğim.
Fatma Uygun (Kanal 3): Basın Kartları ve haklarımız konusunda eğitim ve bilgilendirme toplantısı yapılmasını istiyorum. Ayrıca biz birbirimize söyleyemediğimiz sözleri, sosyal medya üzerinden söylemeyi alışkanlık hâline getirmişiz. Bunun önüne geçmeliyiz. Birbirimizin arkasından konuşmamalıyız. Yaptığımız haberler, yazdığımız yazılar da değerlendirilip ‘Ayın Haberi’, ‘Ayın Görüntüsü’ gibi kategorilerde teşvik edilmeliyiz.
Feyza Kayar (Kanal 3): Afyonkarahisar Gazetecileri Dayanışma Derneği’nin toplantılarında biz misafir gibi kalıyoruz. Oysa toplantıların ev sahibi biz olmalıyız. Bizim haberlerimiz, bizim montajlarımız konuşulmalı. Toplantılarda her anlamda bizim varlığımız hissedilmeli. Protokolü ağırlamak bizim görevimiz olmamalı.
Satılmış Akkaş (AK Parti): Ben bu söyleyeceklerimi, birkaç arkadaşımla paylaşmıştım. Kürsüden de paylaşayım: Lütfen bir kere kendinize dışarıdan bakın. Zamanında biz de bazı şakalar, konuşmalar yaptık. Ama yaş olgunlaşmaya başlayınca kendimizi gözden geçirmeye başladık. Bulunduğum konumda olmak isteyen arkadaşlarım var. Ama muhabirin nasıl sorumlulukları varsa, parti basın danışmanlığının da sorumlulukları var.
Selami Çalışkan (Basın İlan Kurumu Afyonkarahisar Şube Müdürü): Basın İlan Kurumu olarak gazetecilerin eğitimine ve istihdamına önem veriyoruz. Bizim gazetelerdeki asgari 7 kişilik kadro düzenlememiz de istihdama önem verdiğimizin göstergesi. Ben muhabirlikten gelen birisiyim. Parti danışmanlığı da yaptım. Hemen hemen tüm aşamalarda bulundum. Zor bir iş yapıyorsunuz, ama hevesinizi kaybetmeyin. Gazetecilik, hevesle yapıldığında sonuç verir.
İsmail Ögeday (Afyon Time): Hapiste yatan arkadaşımız Yaşar Oflaz’ın 4 dosyasını, topladığımız yardım paraları ile kapattık. 2 dosyası kaldı. Sayın Valimiz’le görüştük, bir işadamı devreye girdi. Kalan dosyaları da kapatacağız. İnşallah Yaşar Oflaz, Ocak sonunda özgürlüğüne kavuşacak. Arkadaşlarımız arasında çekememezlik görüyorum. Hepimiz ekmek derdindeyiz. Bunu görelim.
Murat Arısoy (Kocatepe Gazetesi): Ben Afyonkarahisar Gazeteciler Dayanışma Derneği yönetimine yeni seçildim. Yönetimi bir üst kurul olarak görmemek lazım. Ben yönetimde olmadan da Mehmet Abdioğulları’nı sürekli rahatsız eder ve ‘Şöyle yapalım, böyle yapalım’ derdim. Tüm arkadaşlarımızdan bunu bekliyoruz. Proje üreten arkadaşın, projesine sahip çıkması gerekiyor. Biz bir toplantıya katıldığımızda, toplantının asıl sahibinin konuştuklarını duyamaz hale gelecek şekilde sohbete dalıyoruz. Bu da Satılmış Akkaş’ın uyarısı ile örtüşüyor. Bizim gazetecilikle ilgili yeminimiz olmalı. Kendi ünvanımızı da “Gzt” kısaltması ile yazmalıyız. Afyon’da ATSO’da, Borsa’da, otellerde profesyonel iletişim ve basın birimi yok. Buralarda arkadaşlarımızın istihdam edilmesini sağlamalıyız.
Mejnun Sancak (Hisar Gazetesi): Gazeteciler, maddi sıkıntı içindeler. Bunu aşmanın yolu, ek iş yapmaktır. Sadece gazeteden gelecek maaşla maddi sıkıntının aşılması mümkün değil. Ek işlerle, basın danışmanlıkları ile maddi sorunların üstesinden gelebiliriz.
Hüdayi Acar (Anahaber Gazetesi): Biz Kurullar oluşturduk. Meselâ ben Spor Kurulu’ndaydım. Ama şu ana kadar herhangi bir etkinlik yapmadık. Bu Kurullar’ın etkin hâle gelmesini istiyorum. Bir de bu tür toplantıların sıkça düzenlenmesi gerekiyor.
Mustafa Kılınç (Anahaber Gazetesi): Spor Kurulu olarak Acun Ilıcalı’nın Sakarya’da yaptığı türden organizasyonları Afyonkarahisar’da yapabiliriz. Bu gücümüz ve çevremiz var. Spor Kurulu olarak bu konuda çalışma yapabiliriz. Biz basın mensupları olarak yaptığımız haberleri, yazdığımız metinleri işlemiyoruz. Metnin nasıl işleneceğine dair eğitimler düzenlenmeli.
Ferhat Yüksel (Kurtuluş Gazetesi): Bizim en büyük sorunumuz dedikodu. Birbirimizin yüzüne söyleyemediklerimizi arkadaşlarımızın arkasından söylüyoruz. Ciddi bir iletişim sorunumuz var. Bu iletişim sorunumuzu aşmanın yollarını bulmalıyız.
Alaattin Yeşilçay (Anahaber Gazetesi): Afyonkarahisar’da 12 ay spor etkinlikleri düzenlenmeye başladı. Fakat birkaç spor muhabiri var. Spor muhabirlerinin istihdamı ve eğitilmesi konusunda çalışmalar yapılmalıdır.
Saadettin Ulusoy (Kanal 3): Gazetecilik eleştiri mesleğidir. Uzun vadede hep eleştirenler ayakta kalır. Birbirinize sahip çıkın. Birbiriniz hakkında kötü konuşmayın. Isparta, bizden küçük bir il. Ama İl Özel İdaresi ve üniversite, yerel gazetelere ciddi sayıda abonelikle para aktarımı yapıyor. Bunu Afyon’da da sağlarsak, işletmeler ayakta durabilir.
Hayati İkizoğlu (Anadolu Ajansı): Burada çalışma düzenimizde sorunlar yaşıyoruz. Bir fotoğraf çekerken, mutlaka başka bir gazeteci arkadaşımızın kolu, eli fotoğraf karesine giriyor. Oysa büyükşehirlerde 50-100 kişi, birbirini engellemeden görüntü ve fotoğraf alabiliyor. Bunu sağlamalıyız.
Mustafa Dağhan (Yenigün Gazetesi/Medya Konseyi): Biz birbirimizin başarısını çekemez hâle geldik. Bunu aşmalıyız. Mesleğimizin saygınlık kazanmasını istiyorsak, kendi içimizdeki dedikoduyu da engellememiz gerekir. Bir kişiyle konuşuyorsunuz, size övgüler düzüyor. Sonra bir bakıyorsunuz sizin için ‘yaramaz adam’ demiş.
Ömer Mazi (Afyon Basın/Cafe Life): Gazeteciliğin kralı muhabirliktir. Köşe yazarı olmakla övünen genç arkadaşlarımı görüyorum. Bundan vazgeçmeleri lâzım. İyi muhabir olmaya çalışılmalı. Abone sayısının artması, gazetelerin maddi olarak güçlenmesini sağlar. Bunda da en büyük etken resmî kurumlardır. Bunu görelim. Gazeteci olarak en iyi, en farklı haberi yakalamak ve yayınlamak için rekabet edeceğiz; bu durum bizim dayanışma içinde olmamızı da engellememeli. Gazetecilerin sorunları bir çalıştayda da ele alınmalı.
Ertuğrul Sevim: Gazeteciler, asgari müşterekte bir araya gelmeli. Yeni gazetecileri ben çok takdir ediyorum. Hevesliler, istekliler. Bu arkadaşlarımız, büyüklerinin tecrübelerinden de yararlanmalı. Meslekte tecrübeli olanlar, kendi gazetecilik deneyimlerini bu tür toplantılarla anlatmalı, gerekirse birer birer konu belirleyerek sunum yapmalı. Bu arada Ata Gündüz Kurşun gibi Afyon’dan çıkıp ulusal bir haber kanalında her gün ekrana çıkan arkadaşlarımız da unutulmamalı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.