DOLAR 18,5824 -0.25%
EURO 18,4415 0.36%
ALTIN 1.025,09-0,01
BITCOIN 3748710,53%
Afyonkarahisar
12°

PARÇALI BULUTLU

16:10

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

KUR’AN-I KERİM’İN MUHATABI DİRİLERDİR-2 – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
28 Eylül 2016 13:55
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 28 Eylül 2016 Çarşamba 13:55:08
 

O, şifadır. Ruhlara, gönüllere, toplumsal hastalıklara şifadır (Yunus Sûresi/57; İsra Sûresi/82). Yaşadığımız dünyanın acımasız, çıkarcı, şehvet kurbanı sömürü toplumunun, hürriyete, merhamete, adalete ulaştırılmasının yolunu gösterir. Hidayet rehberidir. O’na tabi olan gerçeğe, adalete, huzur ve hürriyete ulaşır (Yunus Sûresi 57). O, doğru bilginin kaynağıdır. Tüm ahlaki, sosyal, hukuki alanlarda başvuru kaynağı O’dur. O’na sarılan kopmaz sağlam bir kulpa sarılmıştır (Bakara Sûresi/256). O, ölü toprağı serpilmiş, uyuşuk hurafelerle dolu, kendine güvenini yitirmiş topluma hayat verir, canlandırır, harekete geçirir. Doğru bir istikamette yürümesi için yolunu açar ve aydınlatır (Enam Sûresi/122). Kur’an hareket ve bereket kitabıdır. O Rabbani inkılapların kaynağıdır.
Fâtiha sûresi:
“Ya Rabbi bizi doğru yola, sırat-ı müstakime ulaştır!” Diye biter. Bakara sûresi de:
“Bu bir kitaptır ve hidâyettir.”(Bakara 2)  Diyerek söze başlar. Bizim Fatiha’daki talebimizin cevabı Bakara suresinin hemen başında verilir. Sanki Fâtiha sûresindeki bizim:
“Ya Rabbi, ne olur bize sırat-ı müstakimini göster! Bizi hidâyet yoluna iletiver ya Rabbi!”(Fâtiha 6) Şeklindeki duamızın, talebimizin cevabı olarak Rabbimiz, karışımıza kitabını serip: “Bu kitap bir hidatey kaynağıdır, yolu ve rehberidir”, “Kullarım! Gerçekten hidâyet, gerçekten doğru yol istiyorsanız, işte kitabım! İşte hidâyet! Haydi buyurun onu anlayın ve onunla beraber olun!, onu sosyal hayatınızda, siyasal hayatınızda, ekonomik hayatınızda, aile hayatınızda rehber olarak kabul edin ve ona göre hayatınızı programlayın ” der.
İşte biz bir Müslüman olarak bu çağrıya uymaz ve Kur’an kaynaklı bir hayatı yaşamazsak işte o zaman Allah’ın hidayet rehberi olarak göndermiş olduğu yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i “Kitab-ı Mehcur” terkedilmiş kitap haline dönüştürmüş oluruz ki bu kitap yarın huzuru mahşerde bizden davacı olur.
Nasıl ki “bal” demekle ağız tatlanmıyor, illa ki bal yemek gerekiyorsa, işte Kur’an’ı okumak da böyledir.
Yani anlamını bilmeden ve Kur’an’ı yaşantımızda tatbik etmeden okuyacak olursak asıl gayeye ulaşamayız sadece “bal” demiş oluruz. Halbuki manasını da anlayarak, Kur’an’a yeniden dönüş yapmak ve onu tüm sosyal hayatımıza hâkim kılmak zorundayız.
KİTAP YÜKLÜ MERKEP OLMAYALIM
Kur’an’ı anlamadan okuyan ve O’na uygun bir hayat yaşamayanların durumu “ Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir…(Cum’a Suresi, 5) ayetinde söz edilen kitap yüklü eşeğin durumuna benzeyecektir

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.