DOLAR 18,6395 0.01%
EURO 19,6312 0.04%
ALTIN 1.077,14-0,28
BITCOIN 315719-1,31%
Afyonkarahisar

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Kutlarmış gibi yaptık – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
2 Eylül 2013 16:25
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 2 Eylül 2013 Pazartesi 16:25:07
  “Bayramlık ağzımı” açmak için Zafer Haftası’nın geçmesini bekledim. Önyargı ile davranmak yerine, “Neler oluyor” diye durup düşünmek istedim. Ancak ele avuca gelen hiçbir şey olmadığını, üzülerek gördüm. “Zafer’in Başkenti” diye övündüğümüz Afyonkarahisar, gerçekten “Zafer”i kutlamış mıydı, yoksa “kutluyormuş gibi” mi yapmıştı?
İsterseniz, önce Zafer Haftası etkinliklerinin listelendiği davetiyeden başlayalım. Dışarıdan bakınca son derece gösterişli olan davetiyede kabul edilemeyecek bir hata var. Güzel bir kapağa sahip davetiyede Afyonkarahisar Valiliği’nin logosunun görünmesi için kapağın arka kısmındaki Türk Bayrağı adeta “delinmiş”. Milli Mücadele’nin anlatıldığı davetiyede Türk Bayrağı’nın hilal ve yıldızının bir kısmı var, bir kısmı yok. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “üzerinde kalpaklı Atatürk fotoğrafı” bulunan Türk Bayrakları’nı eleştirirken, bu davetiyeyi görseydi ne hissederdi acaba? Valisi ve Belediye Başkanı hukukçu olan bir şehirde, “kanun hatırlatması” yapmak ukalalık olacak ama, Valilik’in davetiyesi, Türk Bayrağı Kanunu’na muhalefet ediyor, kanaatimce.
İKİ SİYASETÇİDEN DE SES ÇIKMADI
Afyonkarahisar’da “Zafer” denilince akla gelen ilk yer, Kocatepe’dir. 25 Ağustos’u 26 Ağustos’a bağlayan gece başlayan Büyük Taarruz, Kocatepe’de başladı ve başarıya ulaştı. Bir süreden bu yana temsili yürüyüşle o günleri hatırlıyoruz. Ancak bu yıl, “rutin”in dışında olaylarla karşılaştık. Atatürk ve İnönü’den sonra ilk kez bir CHP Genel Başkanı, Kocatepe’ye çıktı. Çıktı çıkmasına ama, Şuhut Stadı’nda CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının yuhalanması, hem orada kavga çıkması, hem Kocatepe’ye CHP’nin seçim otobüsüyle çıkmaya çalışması “Kocatepe Ruhu”nun henüz anlaşılamadığını ortaya koydu. Hele iki grup arasında çıkan kavga, nereden baksanız “çapulculuk”tu. Kavga sırasında Orman ve Su İşleri Bakanı ve CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, protokoldeki yerlerinden ayağa kalkıp, birlikte “Arkadaşlar yapmayın” deyiverse olaylar bir anda bitecekti. Ne yazık ki her iki siyasetçimiz de bu hareketi yapmadı. Kavgalar gelir geçer ama, Kocatepe’nin değerleri bu kavgada zarar gördü.
SENARYOSU KARIŞIK BİR TÖREN
Afyon’un düşman işgalinden kurtuluşunun 91’inci yıldönümü dolayısıyla merkezde, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen törenler ise vasat bile sayılamayacak düzeydeydi. İl protokolünde bile eksikliklerin bulunduğu tören, “bir avuç” insanın “merhabalaşması”ndan ibaret kaldı neredeyse. Daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, en azından Başkan Vekili makamında bir kişinin katılıp konuşma yaptığı tören, bu sefer “düşük yoğunluklu” katılıma sahne oldu. Meclis’ten “yetkili” olarak Divan Katip üyesi geldi sadece, konuşma bile yapmadı. Yurtdışından getirilen ekipler, kendi halk oyunlarını sergiledi. Halk oyunlarında belirli bir sıra var mıydı, anlaşılmadı bile. Söke halk oyunları takımı, bir Yunan işgali temsili sahneledi, bir vatanı kurtardı. Ama bütün bunların sonrasında Mustafa Kemal Atatürk’ün 1933’teki büyük seslenişinden derlenen bir kaydın dinlenmesi, “havada kalan” bir gösteri oldu. “İzmir’in dağlarında çiçekler açar” marşı her ne kadar biraz coşkuyu artırsa da “Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa”yı dinlemek, daha bir anlamlı olabilirdi. Tam işgalden kurtuluş saatlerinde gelen Mehteran Bölüğü ise, isminden dolayı takdirle karşılansa da günün anlam ve önemine tam denk düşmedi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki törenlerde, hem halkın katılımının düşüklüğünün, hem de “tören senaryosu ve planlamasının” disiplinli bir şekilde ele alınmamasının ciddi eksikliği hissedildi.
ŞEHİRDE FESTİVAL HAVASI VAR MIYDI?
Sözü Afyonkarahisar’dan açmışken, “Uluslararası Zafer Festivali” hakkında da birkaç kelam etmek isterim. Allah aşkına, geçen hafta kentte bir “festival” havası var mıydı? Fuar Alanı’nda açılan stantların durumunu görenler “öve öve” (!) bitiremiyor. Şehir merkezinde ise bir halk oyunları ekiplerinin yürüyüşüne ve danslarını gördük, bir de Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen tören ile ‘dostlar alışverişte görsün’ konserini. Trafik Haftası’nda bile cıvıl cıvıl hâle getirilen Hükümet Konağı yanındaki Emek Otoparkı, Zafer Bayramı’nda sessizdi. Konserleri dış ülkelerdeki gelişmeler gerekçe gösterilerek iptal edilen bir Fuar Alanı’nı, kim nasıl dolduracaktı ve o stantları nasıl ziyaret edecekti; hiç kimse düşünmedi galiba. Maden konserler iptal edildi, ani bir değişiklik yapılarak Emek Otoparkı neden devreye sokulmadı? Zafer’i anlatan sempozyum, panel, konferans duydunuz mu? Çanakkale ve Milli Mücadele Gazisi Hüseyin Kaçmaz’ın oğlu Turgut Kaçmaz’ın Afyonkarahisar’ı ziyaret ettiğinden kaç kişinin haberi oldu?
KONSER İPTAL, ŞARKILARA DEVAM
Tabii “Mısır ve Suriye’deki kan ve gözyaşı” nedeniyle iptal edilen Hande Yener ve Cengiz Kurdoğlu konserleri, daha sonra yaşanan gelişmelerle kafa karışıklığına sebep oldu. Bir taraftan “yasımız var” denilip, bir taraftan havai fişek gösterileri yapmak, bu gösteriler devam ederken Hande Yener şarkısı çalmak, oldukça “anlamlı”ydı. Ulusal bir yas ilan ediliyorsa, neden her zerremize kadar bunu hissetmiyoruz? Bir de Afyonkarahisarlılar “yas”tayken, Şuhut’ta Mustafa Ceceli, oldukça eğlenceli bir konser verdi. Hangi yaklaşım doğru? Hoş, aslına bakılırsa “Zafer”in böyle konserlerle kutlanmasına karşıyım. Her şehir, kendi öne çıkan özellikleriyle, ürünleriyle tanınmalı ve festivali ona göre tasarlamalı. Afyonkarahisar’da Haşhaş Festivali bile yapılabilir, ama Zafer’i konserlerle kutlama mantığını aşmamız gerekiyor.
GİRESUNLULARI YALNIZ BIRAKTIK
Zafer Haftası’nda gururum, 29 Ağustos’ta incindi. İscehisar’ın Doğanlar Köyü’nde Giresunlular Şehitliği’nde düzenlenen törende AK Parti Milletvekili Halil Ürün, İscehisar Kaymakamı Ertuğrul Örnek, İscehisar Belediye Başkanı Mustafa Çibik vardı. Gözler Afyonkarahisar protokolünü aradı, fakat nafile! Denilebilir ki “İscehisar’daki törenleri Afyonkarahisar Valiliği değil, İscehisar Kaymakamlığı düzenliyor.” Tamam, kabul de, şehir dışından Afyon’la tek bağı Milli Mücadele’deki 14 kahraman olan Giresunlular gelmiş, protokol üyelerini geçtim, bir tek “Hoşgeldiniz” pankartı bile yok. “Turizm, turizm, turizm” diye feveran ederken, hiçbir şey beklemeden dışarıdan gelenleri görmemek, hangi mantıkla açıklanabilir? Bir şehrin “kardeş” kabul edilmesi için ille de “Çözüm” denilen sürece muhatap bir vilayet mi olması gerekiyor? İyi bir ağırlama, dilden dile yayılıp Afyonkarahisar’ın reklamını yaptırmayacak mıydı? Ya da tersini düşünülelim… 14 şehidin hatırı olmasa, Giresunlular 1000-2000 kişiyle Afyon’a gelir mi? Bir de şöyle düşünelim: Afyon’dan 14 kişi Giresun’da şehit düşse, kaç kişi o şehitleri “anma töreni”ne katılırdı? Hatırlatalım: Giresunlular Şehitliği, 1967 yılında, dönemin valisi Ahmet Balkan’ın öncülüğünde inşa edilmiş.
10 BİN KİŞİ KOCATEPE’YE
GELEMEZ MİYDİ?
Zafer Haftası’nda en çok imrendiğim tören ise Zafertepe’de gerçekleşti. Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın 10 bin kişiyle törene katılması, Kütahya açısından güzel, Afyonkarahisar açısından düşündürücüydü. Çanakkale’ye Bakanlar Kurulu katılırken, Sarıkamış’taki anma merasimi ülke gündemine otururken, Büyük Taarruz’un başladığı Kocatepe’nin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun iştirakiyle sınırlı kalması beni üzüyor. Keşke o 10 bin kişi, Bakan Eroğlu’nun memleketi Şuhut’tan itibaren yola çıksa ve Zafertepe’de yürüyüş sonlansaydı. Kütahya Belediyesi de AK Parti’nin, Afyonkarahisar Belediyesi de. Siyasi olarak değil ama “girişimcilik” olarak bir fark seziliyor.
DOSTLAR RESEPSİYONDA GÖRSÜN
30 Ağustos’ta Korel Termal Otel’de düzenlenen resepsiyon da Zafer Haftası’nın genel görünümüne aykırı değildi ne yazık ki. Karpuza Atatürk şekli verilmesi, pastanın Türk Bayrağı hâlinde hazırlanması dışında yeni bir gelişme yoktu. Kısa bir konuşma, masalarda kümeleşmeler, protokole girenler, protokolden uzak duranlar, sıradan ve zoraki gülümsemeler, hararetli tartışmalar…
TÖREN YORUYOR, YA TEMEL ATMALAR?
Ben “bayramlık ağzımı açmayayım” diye düşünürken, AK Parti Milletvekili Halil Ürün, törenlerin yoğunluğundan şikayet eden açıklamalar yaptı. Tartışılmalı bu fikir. Belki de tek tek ziyaret etmek yerine, muhteşem bir anma töreni ile şehitlerimiz isim isim okunarak yâd edilebilir. Bununla birlikte, örneğin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun 3 günde 400 kilometre yaptığı, 3 ilçeyi ardı ardına gezdiği günlerde Ürün’den basının önünde “Yorulduk” serzenişini duymadık. Bir tezat yok mu?

AKARÇAY’DA GÖRSEL
ŞÖLEN MÜMKÜNDÜ
Zafer Haftası’nda Akarçay’ı hayal ettim. “Kentin çehresini değiştirecek proje” olarak sunulan Akarçay, Zafer Haftası’nda görsel bir şölene şahitlik edebilirdi. Nasıl mı? İzmir’de Alsancak-Gündoğdu Meydanı arasını düşünün… Mitingler orada yapılır. Vatandaşlar büyük kalabalık gruplarla yürüyüş yaptıktan sonra eylemlerini gerçekleştirir. Bizim Akarçay’da da bu mümkün değil miydi? Hacı Gani Camii’nden Hastane Köprüsü’ne kadar uzanan Akarçay, yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda. Akarçay’ın iki tarafında korkuluklara yakın bir şekilde ellerinde Türk Bayrakları taşıyan vatandaşlar yerleştirilseydi, Kocatepe Teknesi de vatandaşları selamlasaydı, “En farklı kutlama” başlığıyla haber olurdu. Bu görüntü bir de Afyonkarahisar Belediyesi tarafından “yukarıdan” görüntülense, televizyonlar için “atlanamayacak” bir görüntü ortaya çıkardı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.