DOLAR 18,6587 0.05%
EURO 19,6909 0.47%
ALTIN 1.071,730,10
BITCOIN 3210552,48%
Afyonkarahisar
10°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ÖLÜLERİMİZ BİZDEN DUA BEKLER – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
11 Eylül 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 11 Eylül 2013 Çarşamba 03:00:00
  Bir hadiste Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyururlar: “Ölen kimse kabrinin içinde boğulmak üzere olup da imdat isteyen kimse gibidir. Babasından yahut kardeşinden veya dostundan kendisine ulaşacak duayı beklemektedir. Nihayet dua kendisine ulaştığında bu duanın sevabı ona dünya ve dünyada bulunan her şeyden daha kıymetli olur. Muhakkak ki, hayatta olanların ölüler için hediyeleri dua ve istiğfardır.” (Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs ; Mişkatü’l- Mesabih, 1:723)
İslâm âlimleri, ölünün ruhuna Kur’ân okunduğu zaman peşinden bir dua ile ruhlarına bağışlanmasını tavsiye etmişler, Sahabiler de bu şekilde yapmışlardır İmam-ı Beyhakî’nin bir rivayetinde, Abdullah bin Ömer’in ölülerin ruhuna Bakara Sûresinden okunabileceğini tavsiye ettiği anlatılmaktadır (Beyhaki, 4:56)
ÖLÜLERİMİZE KUR’AN OKUTMAK
Kur’ân-ı Kerim’in tesir sahası sadece dünya ile sınırlı değildir. Onun mümin ruhlara verdiği feyiz bu hayatla sınırlı kalmaz, aynı şekilde kabir aleminde de devam eder; orada iken de ruhlarımızı şenlendirir, kabrimizde nur ve ışık olur. Rasulullah Efendimiz (s.a.v) bu hususta bizlere şu tavsiyede bulunmuştur: “Yasin suresi, Kur’ân’ın kalbidir. Onu bir kimse Allah rızası için okur ve bununla Allah’tan ahiret saadeti dilerse, Allah Teala onu bağışlar. O halde sizler ölülerinize de Yasin’i okuyunuz.” (Ahmed b. Hanbel) Hz. Ebu Bekir’den (r.a) rivayet edilen bir diğer hadis-i şerifte de buna işaret edilmiştir: “Kim babasının ve annesinin veya bunlardan birisinin kabrini cuma günleri ziyaret ederek orada Yasin suresini okursa, Allah kabir sahibini bağışlar.” (İbni Mace Tercemesi, 4:274) (Suyûtî)
Ehl-i Sünnet ve’l-cemaate göre, bir insan namaz, oruç, Kur’an okumak, zikir, hac gibi işlediği güzel amellerinin sevabını başkasına hediye edebilir. (Fethu’l-kadîr, Reddu’l-Muhtar) Bir adam Hz. Peygamber’e (s.a.v) gelerek “Ey Allah’ın elçisi! Annem ansızın öldü, vasiyet de etmedi. Öyle sanıyorum ki, konuşmuş olsa sadaka verilmesini vasiyet ederdi. Acaba onun adına ben sadaka versem, anneme sevap olur mu?” diye sorar. Hz. Peygamber de “Evet” cevabını verir. (Buhârî)
HAYIR MÜESSESELERİ ÖLÜLERİMİZ İÇİN
SEVAP VESİLESİDİR
Evet, ölen kişinin arkasından onun namına verilen sadakalar, okunan Kur’an tilavetleri, onun için bir rahmet ve bağışlanma vesilesi olur. Bir de sadaka-i cariye yani kendiliğinden devam eden hayır anlamındaki işler bulunmaktadır. Sadaka-i câriye, sürekli ecir getiren sadaka anlamına gelir. İnsanların faydalandığı müesseseler kuran, eserler bırakan, talebe yetiştiren, faydalı kitaplar yazan, hayır ve hasenat yapan bir kimse, kendisi ölse bile, insanlar o şeyden faydalandıkları müddetçe geride bıraktığı hayırların sevabını almaya devam eder. Dolayısıyla, sadaka-i câriye; yol, köprü, çeşme, mescit, yoksullar için aş evi, hastane ve okul gibi hayır kuruluşlarını da kapsar. Bu gibi hayırların yapılmasına sebep olan, yol gösteren ve destek olanlar da, gerek sağlıklarında ve gerekse vefatlarından sonra sevap kazanmaya devam ederler.
Mevlid Geleneği
Mevlid okutmak, ölünün haftasını ve kırkının yapmak gibi güzel adetler sadece biz Türklere ait olan güzel adetlerdir. Mevlid vesilesi ile Müslümanlar bir araya gelmekte, camilerimiz ve evlerimiz gelen cemaatle şenlenmekte, ziynetlenmektedir. Mevlid vesilesi ile müslümanlar birbirlerine ikramda bulunmakta, geçmişlerimiz için Kur’an okunmakta, dua edilmekte, salat ve selam getirilmekte, tevbe ve isatiğfarlar yapılmaktadır. Bunlar hem Allah’ın hem de Peygamber Efendimizin yapılmasını istediği güzel amellerdir. Bu bakımdan mevlit geleneğimizin yaşatılması gereklidir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.