DOLAR 16,6050 -0.21%
EURO 17,3726 -0.23%
ALTIN 970,77-0,21
BITCOIN 335747-0,64%
Afyonkarahisar
22°

AÇIK

03:27

İMSAK'A KALAN SÜRE

MİLLİ TAKIM’A YILMAZ HOCA GEREK

ABONE OL
28 Temmuz 2017 12:26
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 28 Temmuz 2017 Cuma 12:26:51
 

Milli Takım Futbol Direktörü Fatih Terim, yaşanan bir sürü sıkıntının ardından görevinden ayrıldı. Giderek bir “kibir abidesi” hâline dönen Terim, Milli Takım içinde yaşananlar kadar bir lokantanın basılması, mekan işletmecileri ile kavga edilmesi ile de gündeme gelmişti. O olayın ardından çeşitli yazılar yazıldı, Hürriyet Gazetesi’nde Rüştü Reçber’in yazdığı yazı da bunlardan biriydi. Terim, bir zamanlar milli takımda görev verdiği Kaleci Rüştü’ye öyle bir cevap verdi ki okuyan şaşırıp kaldı. Bir taraftan, yazıların Rüştü tarafından yazılmadığını iddia ediyor, bir taraftan bu satırları dikkate almayacağını söylüyor, bir taraftan da hukuk yollarını işleteceğini belirtiyordu.
Kaleci Rüştü, bu cevaba bir cevap yazdı. Her ne hikmetse, o gün Fatih Terim ile Milli Takım’ın yollarının ayrıldığı duyuruldu. Bu durum, “Basın, dördüncü güç olarak yine bir iş başardı” şeklinde de yorumlanabilir, “Basın, iktidarlarla mücadelesini futbol üzerinden sürdürüyor ve ayak kaydırıyor” şeklinde de.
Nereden ve nereye baktığınızla ilgili bu yorum.
9 milyon liralık alacağının peşin ödendiği iddia edilen Fatih Terim’in bu parayı hak edip hak etmediği de ayrı bir tartışma konusu. Bana soracak olursanız, Fatih Terim markasını oluşturan ve bugüne kadar getiren spor adamının “Bu ülkede altyapı sorunumuz var. Bana 9 milyon lira vermeyin, 1 milyon lira verin. Alacağım 8 milyon lirayı da altyapısı olan futbol kulüplerine hibe olarak dağıtın” demesi gerekirdi.
Dedi mi, der mi, diyecek mi?
Allah bilir.
Milli Takım’da Fatih Terim’den sonra kimin teknik direktör olacağı tartışılıyor. Milli Takım’ı 2002’deki Dünya Kupası’nda 3’üncü yapan Şenol Güneş’in, Milli Takım’da ve kulüplerde başarılar yakalayan Mustafa Denizli’nin ve birkaç kişinin daha adı geçiyor Milli Takım Teknik Direktörlüğü için.
Bence bu sefer alışıldık isimlerin yanı sıra alışılmadık isimleri düşünmek gerek. “Alışılmadık” isimler arasında ilk akla gelen ise Yılmaz Vural olmalı. Türkiye’deki 4 büyük kulüpte diğer teknik direktörlere verilen şansın yüzde 1’i Yılmaz Vural’a verilmiş olsa, dünya çapında bir teknik direktör kazanmış olabilirdik.
Yılmaz Vural’ın neden “istikrarsız” olduğunu, kulüplerin Vural’a hangi gözle baktığını, hayat hikâyesinin anlatıldığı “İnadım İnat” isimli kitapta okudum. Kendi anlatımına göre sürekli bir hedef konulmuş, o hedefe Yılmaz Vural ile ulaşan kulüplerin yöneticileri, hedefe ulaştıktan sonra yolları ayırmış.
Türkiye’de birçok teknik direktörün yetişmesinde öncülük eden Yılmaz Vural’ın, mesleki olarak kendini kanıtlayacağı ve hiç unutulmayacağı yer, Milli Takım olmalı. Vural için yapılan “Uzun koşu değil, turnuva teknik direktörü” yorumu da, Milli Takım’ın ihtiyaçlarına cevap veriyor. Milli Takım, 2018 Dünya Kupası’na katılmak için önündeki maçlarda puan kaybetmemeli. Dünya Kupası’nda ise 4 maç sonrasında finallere kalma imkanı var. Dolayısıyla “Turnuva Teknik Direktörü” diye bildiğimiz Yılmaz Vural, önümüzdeki turnuvadan alnının akıyla çıkacaktır.
Yeter ki bir seferlik şans verilsin.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.