DOLAR 17,2550 1.63%
EURO 17,6038 0.75%
ALTIN 976,481,44
BITCOIN 3469793,47%
Afyonkarahisar
21°

AÇIK

17:13

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

“ÖL” DEYİN DE BU İŞ BİTSİN

ABONE OL
12 Kasım 2018 13:38
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sağlık çalışanlarına şiddetle ilgili yasal düzenleme yapılması uzun zamandan beri sağlık çalışanşarının ve Tabip Odalarının gündemindeydi. Geçtiğimiz günlerde iktidar birden bu yasayı hatırladı ve her zaman olduğu gibi bir torba yasa şeklinde meclise getiridi. Keşke getirmeseydi!Niye mi? 44 maddenin sadece birisi sağlıkta şiddetle ilgiliydi de ondan. Sağlık çalışanlarına şiddetle ilgili tek maddede yazanlar da zaten adli makamlarca uygulanan kanunların tekrarı ile sınırlı kalırken tasarıya eklenen 5. madde komisyonda kavgalara, sağlık çalışanlarında infiale neden oldu. Türk Tabipleri Birliği teklifi, “Türkiye tarihinin sağlık alanındaki en ağır, en acımasız, hukuk tanımayan yasaları” olarak tanımladı. Tam adı “Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde (KHK) Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” olan yasa tasarısı ile kamudan ihraç edilen hekimlerin çalışma hakkını gasp eden tartışmalı 5. madde üzerindeki yeterli görüşme yapılmadan komisyondan geçti. Sağlıkta şiddet yasası, adeta komisyonda şiddet uygulanarak, oylamaya dahi gerek duyulmadan geçti
Hekimler, OHAL döneminde güvenlik soruşturmaları nedeniyle görevlerine başlatılmayan ya da bekletilen yüzlerce hekimin sorunlarına çözüm bekliyor ve bunun için uzun süredir mücadele yürütüyordu. Karşılarına çıkan bu tasarı ile ilk önce kamu görevine son verilen doktorlar, şimdi de çalışma alanlarının daha da daraltılması olasılığıyla karşı karşıya kaldılar.
5.Madde özetle ne diyor. Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu tarafından devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu için kamu görevinden çıkarılan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzman olanlar, sadece sosyal güvenlik kuruluşu ile sözleşmesi bulunmayan sağlık kuruluşlarında veya muayenehanede çalışabilecek. Yani hekim ya da diş hekimi KHK ile çalıştığı kurumdan atıldıysa bu hekimin SGK ile ilişkili hiçbir yerde çalışmasına izin verilmiyor, işini yapmasına engel olunuyor.
FETÖ soruşturmaları kapsamında mahkemeye verilen, hakkında kanuni işlem yapılanlarla ilgili kimsenin söylecek sözü olamaz. Bir terör örgütüyle bağlantı, Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlanmakta ve buna ilişkin bir yargı kararı olduğu zaman zaten hekimlik yapılamamaktadır. Bu durumda “Adalet kararını vermiştir” der otururuz. Ancak OHAL süresi içerisinde kurumlarda kurulan 3’er kişilik komisyonlarda suçlu (?) bulunup, KHK ile kamudan ihraç edilen binlerce kişi var. Bu maddede hiçbir yargı kararı olamayan, istihbarat raporlarına dayalı olarak, bürokratik mekanizmalar içerisinde kişilere düşünce ve kanaatlerine yönelik olarak yöneltilmiş olan suçlamalardan dolayı ihraç edilenler tarif ediliyor. Bu kişiler gerçekten suçlu mu? Suçlu ise, terör örgütü üyesi ise, neden mahkemeye çıkarılmadı? Adalet önüne çıkartılıp, Hakim huzurunda yargılanmadı? Yargılanmadan, adaletin önüne çıkmadan suçlu olduğuna kim karar verdi? Delilleri kim topladı? Sadece 2-3 kişinin şüpheli ifadelerine dayanılarak verilen bir karar mı? Velhasıl, düzenleme Anayasa’ya, mevzuata ve insan haklarına tamamen aykırıdır. Bu madde ile adeta birilerine karşı kin, öç alma ve aç bırakma düzenlemesi yapılmaktadır. Uygulama keyfilik içermektedir.
Bu yasa tasarısı KHK ile ihraç edilen hekimlere karşı bir husumeti göstermektedir. Bugün bu haksızlığa ses çıkarmayan yüzbinlerce insanın, yarın bir başkası tarafından yargılanmadan ihraç edilmeyeceğinin garantisi var mı? Bu, insanları sindirme yasasıdır. Unutmayalım ki mahkemeler tarafından suçu sabit görülmeyen bir kişinin siyasi görüş ve yönelimleri sağlık hizmeti sunumundan, yaptığı meslekten bağımsızdır.
Sağlık bakanlığına bir önerim var. Bir KHK daha çıkartın. KHK ile atılanlara yurt dışına çıkma yasağı koyun. Kamuda sigortalı iş bulma yasağı koyun. Yetmedi KHK’lının yemek yiyemeyeceği yerleri, çocuğunu okutamayacağı okulları, nefes alamayacağı mekanları da belirtin. Bu insanların aileleri, çocukları ne yer, ne içer diye düşünmeyin. Hatta öl deyin de bu iş bitsin. İnsaf yahu…
Son Söz; “Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.” Yunus Emre

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.