DOLAR 16,7832 0.34%
EURO 17,4971 -0.28%
ALTIN 974,310,49
BITCOIN 322724-0,89%
Afyonkarahisar
23°

AÇIK

03:29

İMSAK'A KALAN SÜRE

BALIK KAVAĞA ÇIKINCA – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
14 Aralık 2011 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kocatepe Gazetesi 14 Aralık 2011 Çarşamba 02:00:00
  Bazen bir dize bir ezgi
Bir resim bazen
Bazen de bir deyim bir deyiş
Bir bahar bir yaz bir hazan
Koca bir hayat parçası
Bakarsın dile gelmiş
Olumsuzu, olmazı
Olma umudu hiç olmayanı anlatmak için
Şu üç kelime yeterli
Balık Kavağa Çıkınca
Fazla söze ne gerek var.

ÖZGÜRLÜK
B.D.P. Genel Başkanı Selahattin Demirtaş “Kürtler özgürlüğü için isyandadır. Direnmekte Anayasal görevimizdir. Tutuklamaların bitmesini, operasyonların durdurulmasını, Ana dilde eğitim ve özerklik taleplerinin kubul edilmesi..”ni aksi halde İsyanlarına devam edeceklerini söylemiş. Bizde diyoruz ki elinden geleni arkana koyma. Cevabını fazlasıyla alırsın…
Önce; Özgürlüğün ne demek olduğunu şöyle bir tarif edelim. Özgürlük düşünebilmektir. Yani düşüncenin, isteğin ve iradenin olmadığı yerde özgürlük olmaz.. Fakat özgürlüğün olmadığı yerde düşünce, istek ve irade konusu olabilir. Özgürlük sanıldığı gibi başıboşluk, yada serbestlik değildir. Birçok kişi özgürlüğü “Herşeyi yapabilirim.” düzeyine indirgemiştir. Oysa özgürlük herşeyi yapabilmek değil, doğru olanı yapabilmektir.
Özgürlüğü Devlet ve Birey özgürlüğü olarak sınıflandırabiliriz. Birey özgürlüğü kişinin sadece insan olduğu için sahip olduğu değerleridir. Devlet özgürlüğü ise, kişilerin tek başına yaptıklarında birbirinin özgürlüklerini çiğneme olasılığı olduğu durumları düzenleme işidir. Yani toplumun ortak ve zorunlu bazı. Değerlerini devlet yapacağı yasalarla güvence altına alır. Burada, Devlete özgürlük tanınmasının sebebi Devletin varlığı değil, kişinin varlığının devamı içindir. Çünkü birtakım buyruklara göre hareket etmek bir anlamda özgürlüğü ortadan kaldırır. Ama bunadan dolayı insanı köle yapmaz. Tüm Halkın dileklerinin en üstün yasa sayıldığı devlet’e itaat etmek, insanı köle değil, bir UYRUK yapar. Bu yüz,den “Devletin gücüne neden boyun eğmem gerekiyor” diye sormak aslında, “Yaşamanın karmaşık kurumlar bütünü tarafından düzenlenmesine neden izin vermek gerekiyor” diye sormaktır. Bu kurum olmadan ne, “benim” diyebileceğim bir yaşam olurdu, nede benden yapılması istenen şeyler için haklı bir açıklama bulabilirdim. Özgürlük, sahip olunabilmesi için sınırlandırılmalıdır. Anayasal bir ilke olarak bireyin özgürlüğü; hiçkimse benim mutluluğumun kendi anlayışına göre olması konusunda beni zorlayamaz. Herkes kendi mutluluğumu başkalarının özgürlüğünü sınırlamadığı, ölçüde dilediği şekilde seçer. Özgürlük seçme hakkının olması demektir.
Bir Devletin uyruğu olan etnik kökü ne olursa olsun vatandaşları da, Devletin Yasalarına ve kurallarına uyma mecburiyetindedir. Aksi Davranışlar hukuk sistemi içinde İsyan olarak değerlendirilir. Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur.. Her etnik toplum kendine göre özgürlük talebinde bulunursa ordada Devlet diye birşey kalmaz. Bu söylemlerde bulunanların bölücülük yaptıkları, tounun da yasalarımızda suç unsuru olduğu bilinmelidir. Bu nedenle B.D.P. Genel Başkanına Ülkemize ihanet etmenin bedelinin çok ağır olduğunu, emperyalist güçlerin oyuncağı olmamalarını, ekmeğini yedikleri Devle-timize isyan etmemelerini tavsiye ediyorum.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.