DOLAR 18,6393 0.02%
EURO 19,6464 0.13%
ALTIN 1.077,87-0,21
BITCOIN 319371-0,09%
Afyonkarahisar
13°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

23 Nisan’ın ardından

ABONE OL
25 Nisan 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

1935 yılına kadar TBMM’nin açılış yıldönümlerinde 23 Nisan Milli Bayramı ayrı, 23 Nisan Çocuk Bayramı ayrı kutlanırken, bu iki bayram 1935’te “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak birleştirilmiş.
Ulusal Egemenlik veya Milli Hakimiyet, ülke üzerindeki egemenliğin doğrudan doğruya ve kayıtsız-şartsız millete ait olmasını ifade eder.Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ulusal egemenlik anlayışında temel ilkeler özetle: 1. Emperyalistlere ve mandacılara karşı ülkenin siyasi bağımsızlığı, 2. Padişahlık ve halifeliğin olmadığı bir Cumhuriyet düzeni, 3. Ekonomik anlamda bağımsızlık, şeklinde sıralanır. Kurtuluş Savaşı ya da asıl adıyla İstiklal Harbi, bazılarının bugün savunduğu gibi Türkiye’nin yalnızca Yunanistan veya diğer işgalcilerle yaptığı bir savaşla sınırlı değildir. Kurtuluş Savaşı, aynı zamanda ülkemizin ekonomik bağımsızlık savaşıdır.
Bugün sarsıldığını hissettiğimiz birlik ve beraberliğimizin alt yapısıdır.
Tam bağımsızlık, tam istikrar, halk için akılcı çözümler, ulusal çıkarları kollayan ekonomik ilişkiler üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı’nın borçlarını ödemiş, ABD’den aldığı 10 milyon dolar dışında dış borç almamış, dış ticaret açıkları vermemiş, ayrıca 1932 sonrası sanayi planları ve kamu yatırımları ile yüksek büyüme sağlamıştır. Savaşlar enkazı Anadolu’dan, 2000’li yılların Türkiyesi’ne böylelikle gelinebilmiştir.
Tüm bu gelişimin dönüm noktası olan tarih, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladık.
Bakmayın siz gazetelerimizin “coşkuyla” diye yazdıklarına… Kutlamalarda var olduğu iddia edilen coşku, eğer varsa bile, görülebilmesi için özel çabaya muhtaç durumda idi.
Baksanıza Afyonkarahisar milletvekillerimizden bile sadece 1 tanesi törenlerde yerini alabilmiş. Yakında yıkılacak olan Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda yapılan törenlere katılım şundan 5 yıl öncesinin katılım oranının ancak 5’de biri kadar…
Tüm okullarda kutlama törenleri yapıldı, evet. Emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekir. İyi ki o törenler var da, bizler, çocuklarımız “Bayram”ın geldiğinden haberdar olduk!. Bu törenlerde de konuşulanlardan, yapılanlardan kimin ne anladığı tartışılabilir. Önce çuvaldızı kendimize batılarım; bizler, veliler çocuklarımızın fotoğraflarını cep telefonları ile çekmekten öte, törenlere ne katkı sağladık?
Bir milletin “ateşle imtihanı”nın, geleceğinin temellerini atışının yıldönümü böyle mi olmalı? Eğer böyle olacaksa, her geçen yıl daha da kan kaybeden törenler yarın toptan kaldırıldığında, kimse kızmamalı, gücenmemeli, şaşırmamalı…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.