DOLAR 18,8383 0.1%
EURO 20,3282 -1.12%
ALTIN 1.128,40-2,33
BITCOIN 440401-0,63%
Afyonkarahisar

KAPALI

06:39

İMSAK'A KALAN SÜRE

GÜVENİLİR OLMAYANIN DİNİ OLMAZ – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
21 Şubat 2019 13:11
1

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 21 Şubat 2019 Perşembe 13:11:33
 

Başta namaz olmak üzere, oruç, hac gibi ibadetlerini yerine getiren bir mü’min özü, sözü, içi ile dışı bir olmalıdır. Her konuda kendisine güvenilebilmelidir. Allah’ın isimlerinden birisi olan “El Mü’min”,  dostlarını azaptan, kullarını zulümden emin kılan demektir. Kendisine inanan ve iman edenlere kendi isimlerinden birisini veren Yüce Allah müminlerden “kendilerine her konuda güvenilen insan olmalarını istemiştir. Sevgili Peygamberimizin hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor:
“Güvenilir olmayanın dini olmaz.”
 “Müslüman, diğer Müslümanların, elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.”; “Vallahi mümin olamaz, vallahi mümin olamaz, vallahi mümin olamaz” buyurdu. Kendisine: “Ey Allah’ın Resulü, kim mümin olamaz?” denildi: “Zulüm ve şerrinden komşusu güven içerisinde olmayan kimse” buyurdu.” (Buhari, Kitâbu’l-Edeb: 29, Tecrid no: 2019)
 “Kişinin namazı, orucu sizi aldatmasın. Dileyen oruç tutar, dileyen  namaz kılar. Fakat güvenilir olmayanın dini de olmaz.” (Kenzul-Ummal. H. No: 8436)
 “Kişinin namazına, orucuna bakmayın; konuştuğunda, doğru konuşup konuşmadığına, kendisine emniyet edildiğinde, güvenilirliğini ortaya koyup koymadığına; dünya kendisine güldüğünde, takvayı elden bırakıp bırakmadığına (menfaat anındaki tavrına) bakıp öyle değerlendirin.” (Kenzul-Ummal, h. No: 8435)
Bu hadisi şeriflerde de görüldüğü gibi mü’min her konuda kendisine güvenilen ve çevresine güven veren ve namazın ruhuna uygun bir hayat yaşayan insan olmalıdır.
Seleften (Sahabe ve Tâbiinden) biri şöyle der:”Kişi kendisini Allah´a yaklaştırdığı inancıyla secdeye varır. Oysa secdede yaptığı günahlar, bulunduğu şehrin sakinlerine taksim edilmiş olsaydı hepsi helâk olurdu´. Bu sözü dinleyenlerden biri ´Bu iş nasıl oluyor?´ diye sorunca, o zât şöyle karşılığını verir:
“Kendisi Allah huzurunda secdeye varmaktadır. Kalbi ise, nefsin hevasına kulak veriyor ve kendisini kaplamış olan bâtılı görüyor.”
Namazın her rekâtında okunan Fatiha suresinin bir adı da “Ümmül kitap”tır.  Yani Fatiha suresi kitabın anası ve özüdür. Kul Fatiha suresini okurken ve namaz kılarken Yüce Rabbine şöyle seslenir:
 “Hamd Âlemlerin Rabbi, Rahman, Rahim ve din gününün sahibi olan Allah’a mahsustur” “Allah’ım ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz “Ya Rabbi! Yalnız senin huzurunda eğilir, alnımı secdelere korum. Senden başkasına asla kul, köle olmam, kula kulluk etmem, “ihdinâ” diyerek, Ya Rabbi muhtaç olduğum yardımı da hidayeti de yalnız senden isterim. Gerçek manada yardım eden sensin, her şey senin iradene bağlıdır, senden medet olmadıkça hiçbir kimse bana yardım edemez. Allah’ım bizi doğru yola, nimetine erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir” der. (Sahih hadislerde Allah’ın gazap ettiklerinin Yahudiler, dalâlette olanların Hıristiyanlar olduğu bildirilmiştir) (Fatiha 1–7)
Fatiha suresi aynı zamanda Allah (c.c.) ile aramızda ki bir sözleşmedir. Günlük olarak kılmış olduğumuz namazların her rekâtında; Ancak Allah’a ibadet edeceğine ve her türlü yardımı Allah’tan başkasından istemeyeceğine, Allah’ın gazap ettiği Yahudiler ve dalalettedirler dediği Hıristiyanları dost ve veli edinmeyeceğine söz verip; Kendisini “Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebîler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle beraber kılması” (Nisa/69) için Allah’a dua eder.
Kılmış olduğu namazın her rekâtında kendisini Allah’ın nimet verdiği, nebîler/peygamberler, sıdıklar, şehidler ve sâlihlerle beraber kılması için Allah’a dua eden ve hidayet ve sırat-ı müstegım talebinde bulunan mümine Tevbe suresinde sıdıklarla/doğrularla bir ve beraber olması emredilir:

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.