DOLAR 18,6470 0.07%
EURO 19,5838 -0.06%
ALTIN 1.068,72-0,18
BITCOIN 3139470,21%
Afyonkarahisar

AÇIK

15:22

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

HER İBADETİN HEDEFİNDE GÜZEL AHLAK VARDIR

ABONE OL
23 Kasım 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 23 Kasım 2013 Cumartesi 02:00:00
  Yüce dinimiz İslam’ın farz kıldığı bütün ibadetlerin temelinde insanı güzel ahlak sahibi yapmak yatar. Allah tarafından yapılması emredilen ibadetlerin hepsinin sosyal hayatı düzenleyici fonksiyonları vardır. Namaz sosyal hayatımızı düzenleyen ibadetlerin başı ve en önemlisidir.
Yüce Allah namazın hikmetini açıklarken Kur’an’da şöyle buyurur:
“Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve egımıs Salât(salâte), inneS Salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).” .(Ankebut suresi: 45)
(Ey Muhammed! ) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı ikâme et, çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alı kor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir.(Ankebut: 45)
Sevgili Peygamberimizin ifadesiyle kişinin “Kılmakta olduğu namazlar yaptığı kötülüklerini bile bıraktıramıyorsa, o kimse devamlı Allah’tan uzaklaşır.” (Taberani. İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir, Aydın Yayınevi: 1/744) Bu bakımdan namaz kılan kimse ahlakını güzelleştirmek için gayret etmelidir.
Yüce kitabımızda namaz kılanlarla kılmayanların ahlaki açıdan bir olmadıklarına şöyle dikkat çekilir:
“Ancak, namaz kılanlar öyle değildir. Onlar (güzel huy sahibi olarak) namaza devamlıdırlar. (Hiçbir meşguliyet kendilerini namazdan alıkoyamaz.). Onlar (bilirler) ki gerek dilenen, gerekse (utancından istemeyip) mahrum kalan (fakire vermek) için, mallarında belli bir hak vardır. [krş. 16/71] Onlar (o namaz kılanlar), hesap gününü tasdik ederler. Onlar, Rablerinin azabından korkarlar. Çünkü Rablerinin azabına (karşı) güven içinde olmuş değillerdir. Onlar edep yerlerini, eşleri ve ellerinin (altında) mâlik oldukları (cariyeleri) dışında herkesten koruyanlardır. Şüphesiz ki onlar (bundan dolayı) kınanmazlar. Ama bundan ötesini arayanlar ise, işte onlar haddi aşanların ta kendileridir. Onlar, emanetlerini ve ahitlerini gözetenlerdir. Onlar, şâhitliklerini dosdoğru yapanlardır. Onlar namazlarını (şartlarına ve gayesine uymakla) muhafaza edenlerdir. İşte bunlar cennetlerde ikram olunurlar. (Mearic 70;22–35) (Feyzu’l Kur’an, H. T. Feyizli meali)
Cenâb-ı Hak bir hadisi kudside ise:
“Namazı ancak azametim/büyüklüğüm karşısında eğilen, kullarıma kibir, büyüklük taslamayan, isyanda ısrar etmeyen, gündüzleri zikrimle geçiren, miskin, yolda kalmış, dul ve musibet zedelere merhamet ve yardım edenlerden kabul ederim” (Bezzar) buyurmaktadır.
Sevgili Peygamberimiz:
“Namazın kötülüklerden ve günahlardan alıkoymadığı kimse, o namazdan Allahu Teâlâ’dan uzak olmaktan (uzaklaşmaktan) başka fayda göremez” buyurmuştur. (İ. Gazali, Kimyayı Saadet, 113,114)
İnsanı kötülüklerden alıkoymak, korumak amacıyla emredilen oruç Arapça’da savm/syam sözleriyle ifade edilmektedir. “Savm ve Sıyam “ sözcükleri ise Arapça’da “ Bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, korunmak, engellemek, gösterişten, şatafattan, lüks ve israftan uzak durmak “ anlamlarına gelir. Kur’an’da orucun farz olmasındaki hikmet “le alleküm tettegune /ola ki korunasınız/muttaki olasınız, takvaya erişesiniz” sözüyle açıklanmakta ve şöyle buyrulmaktadır:

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.