DOLAR 18,5830 0.04%
EURO 18,4322 -0.66%
ALTIN 1.018,09-1,18
BITCOIN 3738840,93%
Afyonkarahisar
15°

PARÇALI BULUTLU

16:12

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NDE ORANTISIZ NEZAKET…

ABONE OL
29 Aralık 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kocatepe Gazetesi 29 Aralık 2014 Pazartesi 02:00:00
  Merhaba değerli okurlarım ve dostlarım. İnsanoğlu bazen çok hassas oluyor, bazen çok alıngan. Belki de çok ince düşünceli olalım derken; derdini anlatamadan ne kadar büyük kabalıklar yapılabiliyor. Bu kimi zaman orantısız kibarlıktan, kimi zaman orantısız nezaketten ama her ne olursa olsun orantısız bir cehaletten oluyor, bu kesin.
Resmi daire değil, sanki iş bilmez çavuşlar ordusu…
Rus edebiyatının usta ismi Anton Çehov’un “Memurun Ölümü” isimli eserinden bir öyküyü sizlerle paylaşmak istedim. Konuyu özetleyerek size aktaracağım. Bu öyküyü bir arkadaşımdan ilk dinlediğimde, çok gülmüştüm. Oysa örnek, farklı bir çok konumda bulunan insanların başına gelebilecek, mesajlı bir örnekti.
Olay Rusya’da gerçekleşiyor. Sıradan bir memur olan kahramanımızın tiyatroya gider. Gösteri başlar ve bizim dostumuzun burnu kaşınır en sonunda da aksırır. Ön sırada önemli makama sahip birinin homurdanarak boynunu sildiğini görür. Bu dostumuzu üzer ve arka koltuktan fısıldayarak özür diler. Adam ‘zararı yok, zararı yok’ der ve konuyu uzatmak istemez. Dostumuz bunla yetinmez ve ayağa kalkıp özür dilemeye çalışır. Adam kızmaya başlamıştır “Oturunuz lütfen. Rahat bırakında piyesi izleyelim” der.
İşler iyice kötüye gitmiştir. Derdini anlatamayan adam akşam eşiyle konuşur. Eşi de sen ne yaptın yarın git özür dile işten attırır seni deyince işler iyice zorlaşır. Dostumuz traş olur ve sabah ilk iş yoğun olan adamın yanına varır. Adam iyice kızar ve “defol” der.
Üzüntüsünden ve derdini anlatamamaktan ne yapacağını bilmeyen dostumuz eve gider ve uzandığı kanepede içindeki sıkıntıdan son nefesini vererek kurtulur. Artık açıklama zorunda kalmayacaktır.
Demek ki her şeyi tadında bırakmak gerekir. Kibarlığı bile…
Evet sözün özü; Beyefendi vur deyince öldürenlere sesiz kaldı. Belli yaşa gelmiş okul müdürlerini tasfiye ettik diyor. Ancak 65’lik bir Müdür yardımcısının karşısında eğilmeye devam ediyor. El etek öpülerek o makamın hakkı verilmiyor. Ama ben böyle de o koltukta kalabiliyorum diyebilecek kadar orantısız nezaket uygulamaya devam ediyor.
Yani demem o ki; kendi gibi düşünenlere uyguladığı orantısız nezaket, kendi gibi düşünmeyenlere uyguladığı orantısız haksızlık.
Yazık, burası eğitimin merkezi, burası geleceğe şekil verilen kurum olmalıydı, Ne dersiniz? (Bir eğitimci)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.