DOLAR 18,6424 0.03%
EURO 19,6445 0.05%
ALTIN 1.077,03-0,29
BITCOIN 316294-1,28%
Afyonkarahisar

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

NAMAZ ALLAH İLE KUL ARASINDAKİ BİR BAĞDIR

ABONE OL
5 Ocak 2014 17:09
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 5 Ocak 2014 Pazar 16:09:47
  Namaz, Allah ile kul arasında bir bağdır. Kılınması bağın kuvvet bulmasına, terk edilmesi ise zayıflamasına sebeptir. Bu bakımdan namaz dinin direği sayılmıştır. Kul, kıyamet gününde Allah’ın huzurunda dünyada yaptıklarının hesabını verirken, Allah’ın hakkı olarak, ilk önce namazdan sorguya çekilecektir. Bunun hesabını verebilirse mutluluğa erecek, diğer hesapları vermek kolaylaşacaktır. Bu husus peygamber efendimiz tarafından böyle haber verilmiştir. Bunun içindir ki peygamberimizin ümmetine son tavsiyesi namaz olmuştur.
Peygamber Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyuruyor:
“Cenâb-ı Hak, namaz kılan kuluyla iftihar eder.”
“Kul, namaza kalktığı zaman, Allah kendisi ile onun arasındaki perdeyi kaldırır, onunla yüz yüze gelir. Melekler de omuzlarının hizasından itibaren tâ arşa kadar sema boşluğunu doldururlar. Onun namazı ile beraber namaz kılarlar ve onun yaptığı dualara “ âmin” derler. Göklerin tam ortasından, namaz kılan kimsenin tepesinden tırnağına kadar rahmet yağar. Allah’ın münadilerinden birisi şöyle bağırır:
—Eğer şu münacaat eden kul kiminle münacaat ettiğini bilseydi, gözleri sağa sola kaymazdı. Muhakkak göklerin kapısı namaz kılanlar için açılır. Cenâb-ı Hakk namaz kılan kulu ile meleklere karşı iftihar eder.” (İ.Gazali, ihya 1/ 428 )
Resûlullah Aleyhisselam buyurmuştur ki:
“ALLAH NAMAZ KILAN
GENÇLE İFTİHAR EDER.”
“Allah’ın en sevgili kulu, o gençtir ki, gençliğini Allah’a ibadet ve itaatle geçirir. Allah, meleklere karşı, “İşte benim gerçek kulum,” diyerek onunla ihtihar eder.” (İmâdü’l İslam İslâmin Temel Kitabı-Büyük İlmihal, Sekizinci Kitap Âdap Kitabı, sayfa: 499,Şeyh Abdurrahman Bin Yusuf.)
“Allah katında genç iken ibadet eden bir kulun, ihtiyarlıkta ibadet olan bir kula karşı olan üstünlüğü, benim size olan üstünlüğüm gibidir.”
İnsan kılmış olduğu namaz ve diğer ibadetleriyle meleklerden de yüce bir makama ve mertebeye ulaşır. Çünkü her meleğin tespit edilmiş bir derecesi vardır, onların bu dereceleri ne artar ne eksilir. Ama insanoğlu böyle değildir. İnsan ibadetiyle sürekli olarak yükselir ve Cenâb-ı Hak’ka yaklaşır.
Nezihliğine ve takvasına meleklerin bile imrendiği insan, bazen de küfür ve isyanı ile o kadar küstahlaşır ki şeytanlar bile ürperir. İşte namaz insanı küfürden, isyandan ve kötülüklerden koruyan bir kalkandır.
Namaz konusunda Kur’an’da Ankebut suresinde şöyle buyrulmaktadır:
“Ey Muhammet kitaptan sana vahy olunanı oku, namazı da ikame et, dosdoğru kıl. Çünkü namaz insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alı koyar. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.” (Ankebut:45)
Namaz öyle bir ibadettir ki; mü’mini huzura, ebedi mutluluğa, dünya ve ahiret saadetine erdirir. Namaz ibadeti ile Müslüman, cehaletten ilme, kötülükten iyiliğe, çirkinlikten güzelliğe, karanlıktan aydınlığa, bunalımdan ruh sadeliğine, sıkıntıdan refaha, ızdıraptan selamete, huzursuzluktan gönül rahatlığına, hastalıktan sıhhate, günah çukurundan sevap düzlüğüne, zulmetten nura kavuşur.
Namaz, fakir ile zengini, amir ile memuru, Türk ile Arabı ve ya bir Afganlıyı ve ya Almanı aynı safta buluşturarak hem İslam kardeşliğini pekiştirir, hem de insanlar arasında takva açısından başka hiç bir farkın bulunmadığını öğretir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.