DOLAR 18,6471 0.03%
EURO 19,6754 -0.13%
ALTIN 1.078,260,61
BITCOIN 319710-0,55%
Afyonkarahisar
12°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

NAMAZ EN BÜYÜK İBADETTİR – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
19 Aralık 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 19 Aralık 2013 Perşembe 02:00:00
  Allah katında imandan sonra en büyük ibadet namazdır. Ebu Said (r.a.)den rivayete göre, Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Allah (Azze ve celle) tevhid ve namazdan daha faziletli bir şey farz kılmamıştır. Eğer daha faziletli bir şey bulunsaydı elbette, onu meleklerine farz kılardı. Onların bir kısmı rükû edici bir kısmı da devamlı secde edicidir.” (Deylemî, Firdevs. 1/165, No: 610)
Toplumda namaz ayağa kaldırıldığı zaman dinî hayat ayağa kaldırılmış demektir. Meselâ bir ülkede oturan insanların her biri, tek tek namazlarını evlerinde kılsalar bile namaz ikâme edilmiş sayılmaz. Namaz, toplum olarak ikâme edilmesi gereken bir ibâdettir. Onun içindir ki namazı cemaat halinde huşû ve hudû ile ta’dil-i erkâna uyarak kılmalıyız. Namazın kılınması için önce en yakınlarımızdan başlayarak, ‘yakından uzağa’ ilkesi içerisinde namazı emretmeliyiz. Namaz kılmayanları uyarıp, namaza teşvik etmeliyiz. Hayatımızı, günümüzü namaza göre programlamalıyız. Hayat programının içine sıkıştırılmış bir namaz değil, ya da namaza yer bırakmayacak bir hayat programı değil, namaza göre ayarlanmış bir hayat programını gerçekleştirmenin uğraşısı içinde olmalıyız.
Namaz dinin direği, ailenin düzeni, toplumun dengesi, hayatın hikmeti, kulluğun gereği ve imânın açık belgesidir. Allah ile kulları arasında en işlek yoldur. Hiçbir peygamber namazdan vareste tutulmamış, semavî hiçbir din bu ibadete ilgisiz kalmamıştır.
Islama göre en büyük ibadet Allah yolunda cihattır. Fakat cihat müminler üzerine farzı kifâye olan bir ibadettir. Yani cenaze namazı gibi, Müslümanlardan bir kısmının bu görevi yerine getirmesi ile diğerleri üzerinden düşen bir ibadettir. Namaz ise günde beş vakit bütün müminler tarafından yerine getirilmesi gereken, savaş sırasında dahi terki uygun görülmeyen farzı ayın bir ibadettir. (Bak. Nisa:102 ayet) Bu bakımdan Allah katında en büyük ibadet namazdır. Nitekim Ankebut suresinde de bu gerçeğe şöyle dikkat çekilir:
”(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı ikâme et/dosdoğru, hakkıyla kıl, çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alı kor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir.(Ankebut:45)
— Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
— “Bu dinin başı teslimiyettir. Allah’a teslim olan selamete erişir. Namaz, dinin direğidir. Ama en yüksek şeref ve derece cihattır. Bu dereceye ancak en üstün mü’minler ulaşır.” (İmam suyuti, Camiu’s-Sağir ve Tercümesi 1/36)
Onun için Resûlüllah (a.s.) Efendimiz: “Namaz benim gözümün aydınlığı kılınmıştır!” buyurarak, namazın her iki hayatımıza da aydınlık getireceğine işaret etmiştir. Kur’ân-ı kerîm’in 87 yerde namazdan bahsedilmiştir. Âhiret’te insandan ilk önce bu ibâdetten sorulacağı da onun önemini anlatmaya yeterli bir delildir. Aynı zamanda namaz küfürle imân arasında bir alâmet-i farika sayılır.
Yüce Allah, ilk insan ve ilk peygamber Âdem (a.s.)’den itibaren bütün insanları “namaz” ibadeti ile sorumlu tutmuş ve bütün peygamberler gönderildikleri insanlara namaz kılmalarını emretmişlerdir. (Bak: Bakara: 83; Maide: 12; Yunus: 87; İbrahim: 37; Meryem: 31, 35; Tâ-hâ: 14, 132; Enbiya: 73. Ayetler)
Namaz belli eylemler ve özel rükünler ile Yüce Allah’a kulluk etmektir. Namazın dış görünüşü birtakım şekiller ve zikirden ibaret ise de, içerisi ve gerçek mahiyeti, Yüce Yaratıcıya münâcât etmek, O’nunla konuşmak, O’na yakınlaşmak ve O’nu müşahede etmektir. Bu özelliğinden dolayı, yani yüce yaratıcı ile teklifsiz, aracısız buluşma ve konuşma anlamına gelişinden dolayı, namaz ilâhî bir lütuf ve mü’minin miracı olarak kabul edilmiştir.
Namazı dinin direği olarak ilan eden Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
“Namazı Olmayanın Dine Bağlılığı Yoktur”
“Güvenilirliliği olmayan kimsenin kâmil imanı yoktur, temizliği olmayanın da namazı yoktur, namazı olmayanın dine bağlılığı yoktur. Dinde namazın yeri, bedende başın yeri gibidir.” (Tabarani’nin Evsat’ından)
Uhut’da Peygamber Efendimizin mübarek dişleri kırılıp, mübarek yanaklarından kanlar geldiği halde, el kaldırıp:
“Yâ Rabbî! Kavmime hidayet ver. Onlar bilmiyorlar!” Buyurmuş iken, Hendek savaşında ikindi namazının kılınmasına engel oldukları zaman:
“Bizi orta namazdan mahrum bıraktılar. Yâ Rabbî, onların kalplerini ve kabirlerini ateş ile doldur” diye dua etmişlerdir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.