DOLAR 18,5530 0.21%
EURO 18,2610 0.61%
ALTIN 1.000,631,28
BITCOIN 3578871,04%
Afyonkarahisar
20°

AÇIK

18:55

AKŞAM'A KALAN SÜRE

“OĞLUNUZU NEREYE DEFNEDELİM?”

ABONE OL
3 Eylül 2019 13:07
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tunceli’nin Nazımiye ilçesi kırsalında, İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı jandarma özel harekat timlerinin teröristlere karşı gerçekleştirdiği operasyon sırasında, 23 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Asım Türkel ve 26 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Ferruh Dikmen donarak hayatını kaybetti. Biz sıcacık evlerimizde huzur içinde oturalım diye kar, fırtına, soğuk demeden operasyon yapan, evde annelerinin üşümesin diye gece kalkıp üzerini örttüğü bu yağız delikanlılar soğuktan donarak öldü. Üzücü olay sonrası yapılan resmi açıklamalarda  olayın donma değil, Hipotermi sonucu olduğu açıklandı.
Peki Hipotermi nedir? Hipotermi, 37 °C olan normal vücut sıcaklığının, 35 °C’nin altına düşmesi halinde meydana gelen rahatsızlık. Yani dış ortam ısısının etkisi altında vücudumuzun sıcaklığını koruyamaması ve sonrasında kalp ve dolaşım sistemin durmasını tanımlayan bir terim. Yani halk tarafından söylendiği gibi “Donma”. Anlıyacağınız, Ha Ali kasap, ha Kasap Ali.
Sarıkamış’tan bu yana ilk kez Türk askeri görev başında donarak, pardon Hipotermi nedeniyle ölmesi toplumda ciddi bir üzüntü yarattı.
Ardından Jandarma Genel Komutanlığı tarafından birliklerimizin her türlü iklim ve arazi koşullarında görev yapabilecek şekilde eğitildikleri, olumsuz hava koşulları için gerekli kıyafet ve teçhizat için de donatıldıkları, tüm teçhizatlar kullanıldığında -40 dereceye kadar koruma sağladığı, askerlerimizin hiçbir eksiğinin bulunmadığı açıklandı. Askerlerimizin uyku tulumları, dağ çadırlarının mevcut olduğu, bunlara ilave alarak yeni tip soğuk iklim kıyafeti tüm birliklerimize geçen hafta itibariyle gönderildiği ifade edildi.
İçişileri Bakanı sayın Soylu, “Şehit olan askerimiz üzerindeki giysi ve ekipman, Jandarma Genel Komutanlığı’nın kullandığı dünya standartlarında, hatta dünyadaki birçok orduya da üretim yapan standartlar şeklinde elde edilmiştir. Ağır kış şartları için özel olarak üretilmiş ekipmanlardır” dedi.
Devletin en üst mercilerinde bulunanlar şehitler üzerinden polemiklere başladılar. İş benim dedem, senin deden mevzularına kadar uzandı.
Bütün bu üzücü tartışmalardan daha da vahim olanı, beni kahredeni  ise şehit babasına kimsenin ulaşmayıp cenaze işlerinin araması. Şehit babası Hasan Türkel’in, oğlunun şehit olduğu haberini, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı mezarlıklar müdürlüğündeki bir görevlinin kendisini Cuma akşamı 21.30’da telefonla arayarak “Oğlunuzu nereye defnedelim?” sorusuyla öğrendiği ortaya çıktı. Yapılan bu davranış bu vatan için evladını feda eden aileye reva mıdır?
İster donarak, ister tıbbi adıyla Hipotermi nedeniyle deyin sonuçta 2 Türk askeri 2018 yılında donarak öldü. İki timdeki 22 kişi içinden, sadece bu iki askerimizin ölmesi bir soru işareti. Eğer gerçekten denildiği gibi askerlerimizin tüm teçhizatları varsa ve buna rağmen donma meydana gelmişse bu teçhizatlar gerçekten koruyucu mu? Teçhizatların testleri yapıldı mı? Bu teçhizatlar kimden alındı? Gibi sorular akılları kurcalıyor.
Vatan müdafasi için ellerine kına yakarak askere gönderdiğimiz, ailenin en kıymetlisi şehit olduğunda “Vatan sağolsun” dediğimiz askerlerimiz bizim için her türlü değerin üzerinde özel bir öneme sahiptir. Öyle de olmalıdır. Ömrü savaş meydanlarında Mehmetçikle birlikte geçen Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk askerine verdiği değeri anlatabilmek için, manevi kızı Sabiha Gökçen’in ağzından bir anı paylaşacağım.
“Askeri birlikleri teftişlerimiz sırasında yemeğe oturduğumuzda Atatürk bazen 5-10 dakika yemeğe başlamaz, yaveri gelip kulağına bir şey söyledikten sonra afiyet olsun der yemeğe başlardık. Bir gün bunun nedenini Atatürk’e sorunca “Sen karışma yemeğine devam et” dedi, İyice merak ettim. Gittim yaverine, “Sen Paşa’nın kulağına ne diyorsun da biz yemeğe başlıyoruz?” diye sordum.Yaver bana gözlerimi yaşartan şu cevabı verdi: “Birlikteki tüm Mehmetçik yemeğini yedi, şu anda bitirdi. Artık yemeğe başlayabiliriz Paşam.”
İnsan kolayca lider olmuyor değil mi.
Son Söz; “Askerlik; işlerin yürütmesi değil, insanların sevk ve idaresi sanatıdır.” Mustafa Kemal Atatürk

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.