DOLAR 18,6499 0.03%
EURO 19,6750 -0.12%
ALTIN 1.077,710,56
BITCOIN 3194860,35%
Afyonkarahisar

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

RÜKÛ EDENLERLE BİRLİKTE RÜKÛ EDİN

ABONE OL
22 Mayıs 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 22 Mayıs 2014 Perşembe 03:00:00
  “Ve egîmûs salâte ve âtûz zekâte verkeû mear râkiîne” (Bakara 2: 43) “Namazı İkaame edin, zekâtı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin” (Bakara: 43)
Kurtubi tefsirinde cemaatle namaz ve ruku edenlerle ruku etme konusunda şu görüşlere yer verilir:
“Yüce Allah’ın “rükû’ edenlerle birlikte” buyruğu birlikte olmayı, bir arada bulunmayı gerektirir. Bu bakımdan Kur’an tefsiri ile uğraşan bir grup ilim adamı şöyle demiştir: Önceleri namaz kılmak emri, cemaatle birlikte kılmayı gerektirmiyordu. Yüce Allah “Birlikte’ buyruğu ile cemaate katılmayı emretmiştir. Cemaate katılarak namaz kılma hususunda ilim adamlarının iki ayrı görüşü vardır. Çoğunluğun (cumhurun) kabul ettiği görüş, bunun “müekked bir sünnet” olduğu ve özürsüz olarak cemaatten uzak kalmayı alışkanlık haline getiren kimsenin cezalandırılması gerektiğidir. Bazı ilim adamları da cemaatle namaz kılmanın “Farz-ı kifaye” olduğunu kabul etmiştir. İbn Ab-di’l-berr der ki: bu doğru bir görüştür. Çünkü bütün mescidlerde cemaatle namaz kılmama kararı üzerinde birleşilmesi caiz değildir. Bir mescidde cemaatle namaz kılındığı takdirde tek başına evinde namaz kılanın, kıldığı namazı caizdir. Çünkü Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur: “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha üstündür.” (Buhârî, Ezan 30; Müslim, Mesâcid 249–250). Bu hadisi Müslim ibn Ömer’den rivayet etmiştir.(Kurtubi, Bakara suresi Tefsiri)
Cematin terkini ilmihal kitapları “Günahı Kebâir/Büyük Günahlar” arasına almıştır. Dâvûd (ez-zahirî) der ki:
“Cemaatle namaz kılmak her bir kimse için tıpkı Cuma namazında olduğu gibi bir farzdır.” Buna delil olarak da Hz. Peygamberin: “Mescide komşu olanın mescidin dışında kılacağı namaz olmaz.” (Dârakutnî, I, 420.) hadisini gösterir. Bunu Ebu Davud rivayet etmiş ve Ebu Muhammed Abdülhak sahih olduğunu belirtmiştir. Aynı zamanda bu, Ata b. Ebi Rebah’ın, Ahmed b. Hanbel’in ve Ebu Sevr ile başkalarının da görüşüdür.
İmam Şafii der ki:
“Cemaate katılma gücüne sahip olan kimsenin özrü olmadıkça cemaate gitmeyi terk etmesinde bir ruhsat görmüyorum.” Şafi’nin bu görüşünü İbnü’l Münzir nakletmektedir.
Cemaatle namaz konusunda Ramazanoğlu Mahmud Sami Hazretleri şöyle diyor:
“Cemaat farz-ı kifayedir. Ekser ulemâya göre farz-ı ayın değildir. Yalnız başına kılsa da olur fakat cemaat sevabı alamaz.
Ahmed bin Hanbel rahimehullah’a göre cemaat farzdır, nafile değildir. Nevafilin (nafile namazların) evlerde kılınması makbul ve müstehabdır.
Cemaatin farzına kail olanlar, “Ecîbû dâiyallâhi” “Allah’ın davetine icabet ediniz” (Ahkaf suresi: 31) âyetini, “Müezzine icâbet ediniz” diyerek tefsir etmiş ve cemaatin farziyetine kail olmuşlardır. Müezzinler, Allah’a cemaatle ibadete davet ederler.
“Nebiyy-i Ekrem – salallahu aleyhi vesellem- :
“Cemaati terk eden benden değildir, ben de ondan yana değilim. Allah onun ne farzını kabul eder ne de nafilesini” buyurmuştur. “ (Ramazanoğlu Mahmud Sami, Bakara suresi Tefsiri sayfa: 23)
Müslim de Ebu Hureyre’den şöyle dediğini rivayet etmektedir:
“Gözleri görmeyen bir adam, Peygamber (s.a)’a gelip: Ey Allah’ın Resûlü, beni mescide getirecek, elimden tutup yol gösterecek kimsem yoktur, dedi ve Resûlullâh (s.a)’dan evinde namaz kılmak üzere izin vermesini istedi. Hz. Peygamber ona bu konuda ruhsat verdi. Adam geri dönüp gidince Hz. Peygamber onu çağırıp şöyle dedi: “Sen namaz için okunan ezanı duyuyor musun?” Adam evet deyince Hz. Peygamber: “O halde o çağrıya karşılık ver” dedi” (Müslim, Mesâcid 255; Nesâî, imame 50)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.