CORONA DUASI

CORONA DUASI

Şu günlerde iki kişi yan yana gelip konuşamıyor. Çarşıda pazarda çoğu insan tanıdığı birini görse, bela mahsus görmezden geliveriyor. Durum çok kritik böyle yapmak ya da davranmak mecburiyetten oluyor.
Ya misafirlikler, oda neredeyse bitti gibi bir şey… Bir-iki kaçak kucak olsa da. Bu iş resmen yasaklandı.
Alışveriş yapmak bile baya zorlaştı. Doğru dürüst bir yere gidilmiyor, bir şey yapılmıyor…
Olsun bakalım.
Halkımız, bu kadar mahrumiyete, sıkıntıya katlanır elbette.
Yeter ki, cebin de üç kuruş harçlık olsun! Harcanılmasa da cebinin bir kenarında yada hesabında mutlaka para dursun.
Onun varlığı, gücü yeter. Paranın varlığında biraz rahatlık olur.
– Bakarsın ben hasta olurum. Yada ben iyi olurum eşim hastalanır. Hadi ikimiz de çok iyiyiz. Belki de çocuklar da bir şey olur.
İşte O zaman mutlaka para lazım oluyor.
Hadi para işi tamam diyelim.
Gelelim başımızın belası, muzur CORONA illetine!
Valla bu devirde, insan yokluğa, hastalığa yani Coronaya bile seve seve bir şekilde katlanıyor.
Biraz zor olsa da, sıkıntılı olsa da ecel terleri dökerken, dişleri sıka sıka ölecek hale gelinse bile, eşe dosta karşı iyi görünmek adet olmuş.
Onlara karşı “Biz çok iyiyiz. Ağrımız sancımız yok. Maşallah ayaktan atlatıyoruz. Merak etmeyin, iyi geçiyo iyii iyii…” denir.
Niye ?
-Aslında hiçte öyle değil. Corona ciğerleri adeta yolup yerinden kopartıyor. Arıza büyük. Conta yanmış. Her taraf duman üfürüyor.
İniltiler, ıkıntılar dersen işin cabası…
Ne olursa olsun!
Yeter ki bu ahvali durumu çoluk çocuk bilmesin, hiç duymasınlar. Birde onlar mı dert küpü olsun! Olmaz öyle şey!
Çoluk-çocuk yada yakınlarımız telefondan ya da şöyle iki-üç metre korka korka yaklaşınca,
-Baba , anne nasılsınız?
-İyiyiz iyiyiz. Bizi merak etmeyin. Denir.
Gaye, onları bu tehlikeli, mayınlı bölgeden hemen uzaklaştırmak! Birde onlara iyimiş gibi görünmek.
Zaten o gelenlerde öyle fazla kalıcı değil! Gözü yolda…
Onlar hemen ayrılıp yoluna devam ederken.
Ağrılarılar, sancılar yine hemen başlar. Olsun dayanmak, sabretmek lazım. Birde moral çoook çok iyi olacak. Olmadı, azıda olsa yine yeter.
Ara sıra Corona birazcık insafa gelip, yakayı bıraktığında. Bunu büyük bir fırsat bilip:
Eller Mevla’ya kalkar, tamamen O’na döner:
-Allah’ım, çoluğumuzu, çocuğumuzu, eşimizi dostumuzu, akrabalarımızı ve milletimizi bu Coronaya karşı sen koru! Bu belayı başımızdan uzaklaştır! Bize şifa ver!
Diyerek, bütün kalbimizle O yüce Yaratana dönerek; aciz ve bitkin bir vaziyette vede umutsuz bir halde.
-Eey Rabbim, amansız bir derde düştük. Şifa sende. Bize yardım et! Eşimizi, dostumuzu ve çocuklarımızı bu hastalıktan sen koru! Devletimize, milletimize yardımını esirgeme Allah’ım! Bu acıyı bu sıkıntıyı biz yaşadık, başkalarına hiç yaşatma !..
Diye yalvarıp-yakarırken; acılar ve ıstıraplar hepten unutulur.
O hasta insanın Allah’tan ısrarla yalvararak tek istediği şudur: Coronaya karşı en başta devletinin ve tüm insanlığın kurtuluşu istenir!
İşte, ihlaslı ve imanlı olmak budur!.. Önce başkalarının iyiliğini, felahını ve rahatını isteme!..
En sona da kendisi için isteme…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi