DOLAR 16,7397 -1.74%
EURO 17,5974 -1.58%
ALTIN 980,05-1,19
BITCOIN 350737-2,72%
Afyonkarahisar
21°

AÇIK

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Din adamları toparlayıcı olmalı – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
10 Kasım 2011 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Burcu Aydın 10 Kasım 2011 Perşembe 02:00:00
  Bugün 10 Kasım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 73. ölüm yıldönümü. Atamızı rahmet, saygı ve özlemle anarken onun en büyük eseri olan Cumhuriyetimizin değerini çok daha iyi anlamak gerektiğine inanıyorum. Atatürk ve silah arkadaşlarının bu toprakları işgalden kurtarıp vatan yapan tüm şehitlerin aziz ruhları şad olsun. Tüm gazilerimizden de Allah razı olsun.
Bir mübarek kurban bayramını daha idrak ettik. Hepimizin geçmiş bayramı kutlu olsun. Allah tüm dini ve milli bayramlarımızı sonsuza kadar sağ, selamet ve bağımsız bir ülke olarak yaşayabilmeyi nasip etsin.
Bayramın ikinci günü tüm siyasi partilerde bayramlaşma programı düzenleniyor. Bu yıllardır devam eden bir gelenek olarak süre gelir.
Bende bayramın ikinci günü siyasi partilerin bu programını takip etmekle görevliydim. Görevimi ye-rine getirdim.
Bu görevimin içerisinde MHP’de ki bayramlaşma da yer alıyordu. Dolayısıyla oraya da gittim. Teşkilat mensupları ve partililerle diğerlerinde olduğu gibi bayramlaştım. Sayın MHP Milletvekili Kemalettin Yılmaz, bayram mesajının sonunda şu ifadelere yer verdi:
“Tüm devlet yetkililerini, tüm sivil toplum örgütlerini, medyasıyla, seçilmişiyle, iktidarıyla, muhalefetiyle herkesi bu akan kanın durdurulması noktasında ve Van depreminde kanayan yaraların durdurulması noktasında herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini ve hassas bir dönemden geçtiğimiz için ağzımızdan çıkan sözlere çok dikkat etmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu bayramlar birleştirici bütünleştiricidir. Bizimde herkesten daha fazla birlik beraberlik ve kardeşliğe ihtiyacımız olduğu dönemden geçiyoruz.”
Sayın Vekilim mesajını verdikten sonra bana rahatsızlık duyduğu bir olayı nakletti. Yılmaz, bayram namazından sonra Sayın İl Müftümüz Mustafa Kaya’nın vaazı sırasında Van depremzedeleri için toplanan yardımlardan bahsettiğini bu sırada kendisinin “Van’da ki Kürt kardeşlerimiz.” ifadesini kullanmasından duyduğu rahat-sızlığı dile getirdi ve ekledi. “Eğer ayrımcı bir yaklaşım olmasaydı inanın toplanan yardım miktarı çok daha fazla olacaktı.”
Kürdüyle, Çerkesiyle, Abazasıyla, Lazıyla yüzyıllardır aynı coğrafya da yaşayan ve bu toprakları vatan edinen bizlerin tek ortak kimliği Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktır. Üstelik aynı dini inancı paylaşmak gibi çok önemli bir ortak özelliğimiz bulunuyor.
Bizden olanlar ve olmayanlar ayrımından öte milli refleksleri kuvvetli, aynı inancı taşıyan ve aynı coğrafya da yaşayan bizler arasında son dönemde ki Türk-Kürt ya da başkaca ayrımcılıktan uzak durmak vatandaşlık ve Müslümanlık görevimizdir.
Düşünsenize bu deprem felaketi Van’da değil de Karadeniz coğrafyasında olsaydı bu sefer Laz kardeşlerimiz ifadesi mi kullanılacaktı?
Sayın Müftümüz ya da başkaca bir kişiyi hedef göstermek niyetinde değilim. Asla.
Ama toplumun en başta gelen kanaat önderleri olan din adamlarının çok daha hassas ve toparlayıcı olmaları her zaman zorunludur.
Sayın İl Müftümüz ağır başlı, yumuşak huylu beyefendi bir kişi olarak dikkat çekmektedir.
Gıyabında duyduğum bu talihsiz ifadesi açıkça üzücü olmuştur. Kendisi Milletvekili Kemalettin Yılmaz’a art niyet taşımadığını ifade etmiştir. Bizde onun iyi niyetini sorgulama ihtiyacını duymuyoruz. Ama Sayn milletvekilinin de ifade ettiği üzere “Hassas bir dönemden geçtiğimiz için ağzımızdan çıkan sözlere çok dikkat etmemiz gerekiyor.”
Ağızdan çıkan söz yaydan çıkan ok gibi bir daha geri dönmüyor.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.