DOLAR 17,9670 0.28%
EURO 18,3132 0.35%
ALTIN 1.025,320,24
BITCOIN 4270463,57%
Afyonkarahisar
24°

AÇIK

13:15

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

HER ŞEYİN BAŞI  GÜZEL AHLAK -2

HER ŞEYİN BAŞI GÜZEL AHLAK -2

ABONE OL
13 Temmuz 2022 00:06
HER ŞEYİN BAŞI  GÜZEL AHLAK -2
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İslâmiyet ahde yani verilen sözün yerine getirilmesine büyük bir önem vermiş, verilen sözün tutulmayışını Münafıklığın en büyük alâmetlerinden saymıştır.
Kur’an-ı Kerim de müminlerin özellikleri sayılırken onların ahde vefa gösteren kimseler olduğu belirtilmektedir.
“Onlar ki Allah’ın ahdini yerine getirirler, verdikleri sözü bozmazlar.” (13/Ra’d–20)
“Onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.” (23/Müminun–8;Mearic,70/32)
“Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.” (Saf 2 ve 3)
Bir diğer ayette mealen şöyle buyrulur. “Antlaşma yaptığınız zaman, Allah’a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah’ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı bilir.” (Nahl 91)
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki:”Emaneti olmayanın imanı yoktur. (Yani olgun mü’min değildir.) Emânete hıyaneti Peygamberimiz nifak belirtisi saymıştır. Şöyle buyuruyor:
“Âyetül münafigu selasetün ve izâ veade ehlafe,ve izâ haddese kezebe, ve ize’tümine hâne: “Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verirse sözünde durmaz. Kendisine bir şey emanet edilirse ona hıyanet eder.” Müslim’in rivâyetinde: “Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendini müslüman saysa da:” ilâvesi vardır.
Bakın Allah’ın Resûlü bir hadislerinde namazın bizim hayatımızdaki önemini şöyle anlatır:
“Güvenilirliliği olmayan kimsenin kâmil imanı yoktur, temizliği olmayanın da namazı yoktur, namazı olmayanın dine bağlılığı yoktur. Dinde namazın yeri, bedende başın yeri gibidir.”
Bir insan eğer kâmil iman sahibi olmak isterse mutlaka güvenirliliği olmalı. Çevresindekiler ona güvenilmeli. O’nun için biz mü’mini Allah’a ve Resûlüne iman etmenin ötesinde; her konuda kendisine güvenilen, çevresine güven ve itimat telkin eden bir insan olarak tanımlıyoruz.
İslam ahlakının en önemli prensiplerinden biri olan ahde vefa veya ahde riayet” Sözünde durmak, verdiği sözlere bağlı kalmak, özü ve sözü doğru olmak” anlamlarına gelir.
Sufiler, bezm-i elest’ te Allah’ın rab olduğunu ikrar etmeyi ahid, bu taahhüde bağlı kalmayı da “ahde vefa” kabul etmişlerdir. (Bkz. 7/A’raf–172)
Yüce Allah, “Antlaşma yaptığınız zaman, Allah’ a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin.” (Nahl,16/91) “Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü (söz veren) sözünden sorumludur.” (İsra,17/34) Buyrukları ile ahde vefa gösterilmesini istemekte; emirleri yoluyla ve peygamberleri aracılığı ile insanlardan ahid aldığını bildirmektedir. Kur’an’ da Allah ile kulları arasındaki ahitleşmeden bahsedilerek:
”Ey Âdemoğulları! “Ben size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi ?” (36/Yasin–60,61) buyrulmuş ; “Antlaşma yaptığınız zaman, Allah’a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah’ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın” (16/Nahl–91)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.