DOLAR 18,6678 0.13%
EURO 19,3879 0.46%
ALTIN 1.044,550,24
BITCOIN 3029400,70%
Afyonkarahisar
10°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

BAŞBUĞ TÜRKEŞ’İ ANLAMAK-6 – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
9 Nisan 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 9 Nisan 2013 Salı 03:00:00
  (Dünden Devam)
TÜRK BİRLİĞİNE İNANIYORDU
Yine Türkçülük ve TURANCILIK konusunda şöyle der: “Türkiye’de Turancılık görüşü hakkında yalan yanlış iddialar ortaya atılmış ve Turancılık fikri kötü, zararlı bir düşünce olarak Türk milletine tanıtılma yoluna gidilmiştir. Yunanlılar için Enosis neyse, Ruslar için Panislavizim neyse, Almanlar için Alman Birliği neyse, İranlılar için Panaryanizim neyse Türkler içinde Turancılık odur. Ruslar için suç ve kusur olmayan, Almanlar için suç ve kusur olmayan, Yunanlılar için suç ve kusur kabul edilmeyen, Araplar için suç ve kusur kabul edilmeyen kendi milletinden olan insanların kölelikten kurtulması ve yakın kültür birliği içinde bir varlık haline gelmeleri düşüncesi, ülküsü Türkler için neden kötü gösteriliyor. Neden bir suç gibi kamuoyuna takdim ediliyor. Hiç şüphesiz bunu yapanların bir kısmı kendi haris siyasi menfaatleri için, Türk milletinin bu büyük ülküsünü istismar etmişler, kötülemişlerdir. Diğerleri de Türk düşmanlarıdır.” ( D.IŞIK, 93 )
Büyük Türk Milliyetçisi Atatürk’te Türk Birliğine inanıyordu ve şöyle diyordu:
“Türk Birliğinin bir gün hakikat olacağına inancım tamdır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapatacağım. Türk Birliğine inanıyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak, dünya sükûnunu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türklüğün varlığı bu köhne âleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek.” (Atatürk)
Biz gençlik yıllarımızda,
“Semerkantlar Kerkükler
Yaslı yaralı Türkler.
Bir gün Alparslan kükrer
Selam Sana Başbuğum”
****
Tanrım güç versin Sana
Acısın Türkistan’a
Selam, selam Turana
Selam Sana Başbuğum
Dizelerinin yer aldığı marşı dillerimizden düşürmezdik. O’nun yüreklerde açtığı bağımsızlık tutkusu 90’larda etkisini gösterdi. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarına kavuştu, yalnız Kerkük’teki soydaşlarımızın yürekleri dün olduğu gibi bu günde yaslı ve yaralı olup Türkiye’den ilgi ve destek beklemektedirler.
Türkeş’in 1976 yılında Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti’nde Başbakan Yardımcılığı yaptığı dönemde, O zamanki Cumhurbaşkanımız Fahri KORUTÜRK, Irak’a gider. Korutürk’ün Nisan 1976’da yapmış olduğu bu ziyarette olağanüstü sahneler yaşanmıştır.
“Türk heyeti Kerkük’te Türkler tarafından büyük bir coşkuyla karşılanır… Tıpkı Süleyman Demirel’in Bakü’de, Taşkent’de karşılandığı gibi… Esir milletimin hasret göz yaşları sel gibi akıyordu. Öyle ki, esaret altındaki Kerkük Türkleri Korutürk’ün bindiği arabaya yaklaşabilmek, dokunabilmek için güvenlik çemberini zorlarlar… Türk heyetinin bindiği arabaların tekerleri öpülür… Kardeş kardeşe o kadar hasrettir. Sloganlar atılır… “MİLLİYETÇİ TÜRKİYE! KERKÜK TÜRK’TÜR TÜRK KALACAKTIR! MİLLETLERE İSTİKLAL, İNSANLARA HÜRRİYET! BAŞBUĞ TÜRKEŞ! “ …
O dönemde Irak hükümleri ile Türk hükümeti arasında eğitim anlaşması olduğu için çok sayıda Iraklı Türkiye’de eğitim görmüş ve görüyordu. Bunlar da Türkiye’ye geldiklerinde kendilerine kucak açan Ülkücülerle birlikte oluyorlardı. Ülkücülerin kullandığı sloganların atılması bundan ileri geliyordu.
Korutürk, aslında son derece pasif bir cumhurbaşkanı idi. Türkiye’ye döndükten sonra Turancı görünmenin endişesini bir türlü üzerinden atamamış olmalı ki, 27 Mayıs’ta (27 Mayıs günü, 1960 ihtilalinin yıldönümü olduğu için o zaman bayram olarak kutlanıyordu.) mecburmuş gibi “PANTÜRKİZM ve PANİSLAMİZM“ (Türk Birliği ve İslam Birliği) e karşı olduğunu bir bildiriyle açıkladı. Bu açıklamaların Kerkük’te yaşananların dışında iki sebebi daha vardı. 19 Mayıs için yaptığı konuşmada komünistleri tehlikeli görmüş, bunun üzerine hemen bütün solcu yazarlar çok güvendikleri Korutürk’e “teessüf“lerini bildiren yazılar yazmışlardı. Bir sebebi de 19 Mayıs gösterilerinde, stadda Ülkücülerin gösterileri idi. Sol gazeteler, Korutürk’ün, Ülkücülerin sloganları yüzünden stadı erken terk ettiğini ve giderken Türkeş’in elini sıkmadığını büyük puntolarla vermişlerdi. (Devamı Yarın)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.