DOLAR 18,6364 0%
EURO 19,5230 0.57%
ALTIN 1.053,150,14
BITCOIN 302113-1,80%
Afyonkarahisar

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Cumhurbaşkanı için 5N1K – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
26 Mayıs 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 26 Mayıs 2014 Pazartesi 03:00:00
  Gazetecilikte temel bilgi olarak öğretilen bir kavram var: 5N1K
İyi bir haber, “Ne, ne zaman, nerede, nasıl, neden, kim” sorularına cevap verir. Daha doğrusu, muhabirin yazdığı haber, 5N1K’dan kaçına karşılık bilgiyi içeriyorsa, o kadar okunabilir, kullanılabilir bir metindir.
Dost sohbetlerinde konuşulmaya başladı: Cumhurbaşkanı kim olsun? Bu konuşmalar, dost sohbetlerini de aşarak, yerel ve ulusal gazetelerin de gündemine geliyor. İktidar partisinin milletvekilleri, “Cumhurbaşkanı kim olsun” sorusuna net cevap veriyor: Ben bilmem, Genel Merkez bilir…
Bu bir yaklaşımdır, kabul edilebilir ya da tartışılabilir. En azından tutum net.
Ya muhalefet partilerinin milletvekillerine ne demeli?
Ezberlenmiş gibi cümleler havada uçuşuyor:
-Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olamaz…
-Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olmamalı…
-Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı olamaz…
-Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olmamalı…
Tamam, bu da bir görüştür; fakat Erdoğan olmasın, Gül olmasın… Kim olsun?
Muhalefet partileri, gazetecilikteki temel unsur olan “5N1K”yı, Cumhurbaşkanlığı seçimi için uygulamalı.
Cumhurbaşkanlığı’nı bir “mevzi” olarak gören muhalefet partilerinin temsilcileri, “Tayyip Erdoğan olmasın, ama şu aday, şu özelliklerinden dolayı Cumhurbaşkanı olsun” diyebilmeli.
Bu konuda halkı ikna edebilmeli, vatandaşın aklında istifhamlara yer bırakmamalı.
Ağustos ayında yapılacak seçim, son 10 yıldır alışık olduğumuz üzere AK Parti ve diğerleri kamplaşması ile geçecek.
AK Parti’nin “yüzde 50”lik oy oranı yerel seçimlerdeki gibi düşünülse bile, yüzde 45’e geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin toplam oyları, AK Parti’yi zorlayabilir.
İşte burada da adayın önemi ortaya çıkıyor.
AK Parti’nin adayının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu varsayalım.
“Çatı” ya da ortak adayın Erdoğan’ı karakter olarak da zorlaması gerekiyor.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun aday olması düşünülüyor. Belki bazı arkadaşlar kızacak; ama Erdoğan’ın siyasete yaklaşımı, basın-yayın gücü, genel karakteri itibariyle Erdoğan, Feyzioğlu karşısında zorlanmaz.
CHP Milletvekili Mehmet Haberal ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de, konu Cumhurbaşkanlığı olunca belirli sınırda oy alacaktır. Bu iki ismin büyükşehirler dışında oy alması zor görünüyor.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın ismi geçiyor. Kılıç’ın şimdiki hâline CHP ve MHP’nin itirazı olmayacaktır. Bununla birlikte İslami Büyük Doğu Akıncıları/Cephesi’nin Gölge Dergisi’nde çalışması ile ilgili gündeme gelen iddialar, farklı kesimlerde soru işaretine neden olacak.
Türkiye Partisi’nin kurucusu Abdüllatif Şener’in Cumhurbaşkanlığı için önerileceği söyleniyor. Şener iyi birisi olabilir, ama Erdoğan karşısında başarısız olur. Milli Görüş’ten ayrılıp Erdoğan’ın yanına geçmek, Erdoğan’ın yanından da ayrılıp parti kurmak, istikrar meselesini gündeme getirecek. Ayrıca Abdüllatif Şener’in, 2007 yılında dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal tarafından önerilmesi de arşivlerde saklı.
Şu ana kadar “muhalif” cephenin “çatı” aday söylentileri arasında asgari müşterekte birleşilebilecek iki isim var: Meral Akşener ve İlker Başbuğ…
Fakat İlker Başbuğ, böyle bir şeyi asla düşünmeyeceğini söylüyor.
O zaman muhalefete düşen iş basit. Muhalefet, Meral Akşener’in neden Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanması gerektiğini anlatmalı ve AK Partilileri de ikna etmeli.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.