DOLAR 18,6395 0.01%
EURO 19,6312 0.04%
ALTIN 1.077,14-0,28
BITCOIN 315719-1,31%
Afyonkarahisar

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Dimdik ayakta ve sakin – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
7 Mayıs 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 7 Mayıs 2014 Çarşamba 03:00:00
  26’ncı Genelkurmay Başkanı, Emekli Orgeneral İlker Başbuğ ile Fenerbahçe Orduevi’nde görüştük. Fenerbahçe Orduevi, her türlü doğal güzelliğine rağmen, insanın içine hüzün veren bir yer. Yıllarca Türk Ordusu’na hizmet eden komutanlar, eşleri ve babaları ile gurur duyan aileler; Orduevi dışında bir yerde yaşayamayacakmış gibi. Yüz ifadelerinde neşe namına bir his yok. Farklılıktan uzak hareketler ve sohbetler ile vakit geçiriliyor.
KENDİNDEN EMİN
Fenerbahçe Orduevi’ndeki durumu düşünürken 26’ncı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile görüşeceğimiz binaya davet edildik. Saat 11 dolaylarında Komutan’ın geleceği bildirilmişti, hakikaten, 11’i biraz geçtiğinde binada bir hareketlilik yaşandı ve Komutan binada beklediğimiz misafir odasına geldi. Takım elbisesi, dik yürüyüşü ve kendinden emin duruşu ile Türkiye Şehit Aileleri ve Harp Malulü Gaziler Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı, Mustafa Çınar, Şemsettin Atacan ve beni selamladı. Biz de kendimizi özetle tanıttık.
ŞEHİT ACISINI PAYLAŞTI
Başbuğ’un tavrı, televizyonlardan alışık olduğumuz gibiydi. Sakin, tane tane konuşan bir Komutan’la karşı karşıyaydık. Koltuklara oturunca tekrar “Kim, kimdir, tekrar öğrenelim bakalım” deyince, kendimizle ilgili bilgiler verdik. İsmail Kumartaşlı’nın ve Şemsettin Atacan’ın gaziliklerini öğrenince üzgünlük belirtisini saklayamadı. Başbuğ, Mustafa Çınar’ın “Oğlum, 2011’de trafik kazasında şehit oldu” demesi üzerine “Sizin acınız daha yeniymiş” diyerek, acıyı paylaştığını hissettirdi.
GÜLÜMSEDİ AMA, SİYASETE UZAK
Benim aklımdaki soru, Başbuğ’un Cumhurbaşkanı adayı olup olmaması ile ilgiliydi. Önce Silivri Süreci’nde kendine ve kendi nezdinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelen saldırıları anlattığı “Suçlamalara Karşı Gerçekler” kitabını imzalarken sordum: Sayın Komutanım; sizinle bir kez daha gururlanacak mıyız? Güldü. Cevap vermedi. Sonra tekrar sordum: Cezaevindeki günlerinizle ilgili bir itibar iadesi gerekli. İade-i itibar için 10 Ağustos’ta sizi görecek miyiz? O zaman yine güldü ve bu konularla ilgili bir düşüncesinin olmadığını aktardı.
ŞEHİT BABASININ VURGUSU
Ancak görüşmenin en can alıcı çıkışı, şehit babası Mustafa Çınar’dan geldi: “Komutanım, artık kabuğunuza çekilmeyin. Türkiye zor şartlardan geçiyorsa, size de ihtiyacımız var demektir. Sizi daha çok görmek istiyoruz…”
Bu çıkıştan memnun kaldı Başbuğ. Ancak “Daha çok görülme” talebi ile ilgili ne söz verdi, ne de “olmaz” dedi.
TAHRİBAT SONRADAN ÇIKABİLİR
Başbuğ’un konuşmasında, vücut dilinde hiçbir aksama yoktu. Gözlerine yansıyan kararlılık da bakiydi. Bunu düşünerek “O kadar acı yaşamanıza rağmen, 2009’da Afyon’a geldiğiniz kadar güçlü görünüyorsunuz” dedim. Başbuğ’un buna karşılık söyledikleri düşündürücüydü:
“Hapishanedesiniz. Şartlar zor. Ben, Güneydoğu’da Hasan Kundakçı Paşa’nın yardımcısıydım. O günleri unutamam. O zaman da vücutta görünen bir hasar yoktu. Ama beden ve ruhtaki tahribat sonra da ortaya çıkabiliyor.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.