DOLAR 18,5860 -0.25%
EURO 18,4423 0.37%
ALTIN 1.023,89-0,12
BITCOIN 3748050,15%
Afyonkarahisar
12°

PARÇALI BULUTLU

12:58

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

İNSAN MUAZZAM BİR KİTAPTIR – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
18 Ağustos 2016 14:50
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 18 Ağustos 2016 Perşembe 14:50:35
 

İnsan muazzam bir kitaptır. Maddesi, ruhu, cesedi ile muazzam bir kitaptır. Çünkü ilâhi mesajların muhatabı insandır. İnsan en büyük kitaptır çünkü insan Halifetullah/Alllah’ın Halifesi olarak yaratılmıştır.
Bir kudsi hadiste şöye buyrulur:
“Ey insan! Sen kendini küçük bir şey mi zannediyorsun, hâlbuki sende büyük bir âlem dürülüdür.” (Hadîs-i Kudsî)
Ne güzel anlatmış Hz. Ali: ‘
Derdin sende, ama görmezlikten geliyorsun
Farkında değil gibisin ama ilacın da sende
Küçük bir varlık sanıyorsun kendini
Hâlbuki ‘en büyük âlem’ sende dürülmüş.’
Hz.ali’nin söylemiş olduğu bu güzel sözleri İbrahim Hakkı hazretleri şu şekilde özetlemiştir:
‘Çün cisminle sığmışsın cihana sanma ki tensin,
Gönülden içre gel kim cihanın canı sensin.’
Büyük Türk mutasavvıfı Mevlana Hazretleri:  “Yüce Tanrı kendi sanat ve sıfatını göstermek için dünyayı yarattı. Kendi zatını göstermek isteyince de Âdem’i yarattı.” Der.( Ahmet Eflaki, Ariflerin Menkıbeleri 1986/590)
Kur’an-ı Kerim’den öğrendiğimize göre : Cenâb-ı Hakk insanı ‘en güzel şekilde, en güzel kıvamda, ’ “Ahsen-i Tagvim“ (Tin suresi/4) üzere yaratmış, yaratılmışların en şereflisi  “ Eşref-i Mahlukat “ yapmış ve onu “Andolsun ki biz, insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Karada ve denizde taşıtlara yükledik ve temiz yiyeceklerden onları rızıklandırdık. Onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık “ (İsra suresi 17: 70) hitabıyla melekler dâhil bütün âlemlere tercih etmiş, “Göklerin, dağların ve yerin, üzerine almaktan kaçındıkları emaneti (dini görevleri) onun sorumluluğuna vermiştir.(Ahzap 33: 72)
İnsan yeryüzünde yaptıklarından sorumlu olan tek varlıktır. Onun sorumluluğu Allah(c.c)’ın sunduğu emaneti kabul etmesinden kaynaklanmaktadır. İnsana yüklenen yeryüzünde ahlaka ve adalete dayalı bir sosyal düzen kurma görevini, Kur’an “emanet” olarak tasvir etmiştir. (Osman Kara, Kur’an’da İnsan Tipleri(Doktora Tezi), Sakarya, 2002, s. 34).
“Biz emaneti göklere, yerküreye ve dağlara teklif ettik, ama onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular ve onu, insan yüklendi. Kuşkusuz insan çok zalim, çok bilgisizdir.”(Ahzab 33: 72)
Burada bir temsili anlatım söz konusudur. Anlatılmak istenen şudur: Emanet, ilk bakışta insandan daha büyük, güçlü ve dayanıklı gibi görülen göklerin, yerin ve dağların taşıyamayacağı kadar ağır ve önemlidir. Bu ağırlık ve önemdeki emaneti insan yüklenmiştir. Çünkü o, bir yandan bunu yüklenecek kabiliyet ve yetenekte kimliğinin farkında değildir, onu hakkıyla taşımada başarılı olamamaktadır. Yani insan şuursuz ve cahil olmamalı, kimliğinin, kabiliyetinin ve yüklendiği emanetin farkında olmalıdır; bu konulardaki bilgisizlik büyük bir cehalettir. Bir din terimi olarak emanete birçok anlam yüklenmiştir. Bunlar içinde maksada en yakın bulduklarımız “Tevhid kelimesi ve inancı, adalet, okuma-yazma, akıl ve yükümlü(mükellef) olma kabiliyeti ve Türkçedeki anlamıyla emanettir. Bunların da tamamını, “insanın, akıl ve hür iradeye dayalı yükümlülüğü” kavramı içinde toplamak mümkündür.
“Kur’an, insanları Allah’ın kâinat kitabındaki âyetleriyle Kelâm-ı Kadîm’indeki âyetleri ibretle ve basîretle düşünmeğe çağırıyor. Kur’an bu çağrısında tedebbür, tefekkür, taakkul ve tezekkür gibi çok değişik kelime ve kavramlar kullanıyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.