DOLAR 18,6531 0.08%
EURO 19,7100 0.56%
ALTIN 1.073,140,23
BITCOIN 3215332,56%
Afyonkarahisar
10°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Kafam – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
25 Ekim 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Sezer Küçükkurt 25 Ekim 2013 Cuma 03:00:00
  Afyonkarahisar basın tarihiyle ilgili çalışmalar sürüyor. AKÜ’den Turan Akkoyun Hoca başta olmak üzere bu konuda emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.
Biz de bu sayede ilimiz basınının geçmişine yönelik yeni bilgiler ediniyoruz. Örneğin gazeteniz Kocatepe’nin Milli Mücadele yıllarında yayınlandığını bilirdik de, bununla ilgili ne bir bilgiye, ne de bir belgeye ulaşamazdık. Şimdi Turan Hoca’dan öğreniyoruz ki, 1920’li yıllarda Kocatepe Gazetesi Afyonkarahisar’da merhum Faruk Şükrü Yersel tarafından yayınlanmış. Milli Mücadele’yi destekler yayınlar yapan Faruk Şükrü Yersel daha sonra Kocatepe’nin yayınına Eskişehir’de devam etmiş. 1940’lı yıllarda Eskişehir’deki Kocatepe kapanmış. 1950’li yıllara geldiğimizde Kocatepe’yi Afyonkarahisar’da Rüştü Kutman yeniden yayınlamaya başlamış.
Rüştü Kutman’ın Kocatepe’sinden haberdarız. Öyle ki, 1965’de Küçükkurt ailesinin yayınlamaya başladığı Kocatepe’yi 6 ay kadar uzaktan takip eden Rüştü Kutman sonrasında bir mektup yazarak Kocatepe’nin emin ellerde olduğunu gördüğünü ve her türlü hakkını helal ettiğini bildirmiş aileye. Bu mektup da o zamanlar Kocatepe’de yayınlandı. Hatta Rüştü Kutman da yeni Kocatepe’de yazılar yazmıştı.
Dedik ya, Afyonkarahisar basın tarihi uzun ve geniş. Bu uzun ve geniş tarihte önemli bir yaprak ta Copcu namıyla tanınan merhum Mehmet Tokman.
Yıllarca yayınladığı Cop isimli gazetesinin başlığında “Cop- Ceremesi 5 kuruş, verenden alınır, vermeyene matkap salınır” ibaresi bulunan bu gazetesi nedeniyle Copcu namıyla tanınırdı. Arşivi karıştırırken, Copcu merhumun bir şiiri elimize geçti. Bu güzel şiiri yeniden yayınlarken, bu vesile ile tanımayanlara Copcu’yu tanıtalım istedik. 1921’de Afyon’da doğan, uzun yıllar dava vekilliği yaptıktan sonra 1959’da haftalık Cop gazetesini yayınlamaya başlayan Mehmet Tokman kalemini ustaca kullanan isimlerden birisiydi. Kişiliği ve tavrı tartışma konusu olsa da üslubu ve yazıları basın tarihinde yerini almıştır. Kendi gazetesini kapattıktan sonra gazeteniz Kocatepe’de de yazıları uzun yıllar yayınlanan Copcu aynı zamanda bugünkü Denge Gazetesi sahibi Dinçay Doğar Hoca’nın da dayısıdır.
İşte bizim arşivden elimize geçen, Copcu’nun hayatı boyunca çok çektiğinden olsa gerek, kendi “kafa”sına yazdığı o şiiri:
Bunca yıl çektiğim senin elinden
Dağ taş, diyar diyar gitmeli mi ne?
Tependeki (tek) teli de dökmeden,
Seni haşgeş taşında sürtmeli mi ne?

Derdin çok(tur amma) inadın inat,
Âleme dert anlat olmuyor murat,
Al olsun ne lâzım demiri kır, at,
Seni yağl’urgana çekmeli mi ne?

Gâh toplanır, gâh dağılır keçiler,
Sen basamak el üstünden geçeler
Arşın arşın türlü basma biçeler,
Seni tunç havanda ezmeli mi ne?

Bak hele elindeki nasıl eğilmiş,
Köre kör demek de marifet imiş?
Nasihat, musibet kârın değilmiş,
Kulağın, hem burnun, biçmeli mi ne?

İyide, kötüde bak hep öndesin,
Bırak be! Biraz da başkası desin,
Fitne mi(sin) yoksa gammaz mı nesin?
Götürüp denize silkmeli mi ne?

Huzurum kalmadı senin yüzünden,
Şaşırttın yolumu bayır düzünden,
Sana ne âlemin yoz öküzünden,
Seni didik didik etmeli mi ne?

Bırak beni kendi halime bırak!
Birazcık seninle olalım ırak.
Sonunda vururlar demirden tarak,
Bir balyozla sersemletmeli mi ne?”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.