DOLAR 18,6738 0.12%
EURO 19,3341 0.18%
ALTIN 1.043,770,16
BITCOIN 301466-0,37%
Afyonkarahisar
10°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Karahisar Kartalı – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
11 Haziran 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Sezer Küçükkurt 11 Haziran 2014 Çarşamba 03:00:00
  Tüm Türkiye ayakta. Şanlı bayrağımıza yapılan saldırıya tepki büyük. Millet eline bir geçirse, tükürüğüyle boğacak bu hainleri.
Gazeteniz Kocatepe dün “Hasan Paşa vur demişti” manşetiyle çıktı. Şanlı Türk Bayrağı’na uzanan her elin, geçmişte olduğu gibi bugün de kırılması gerektiğinin dile getirildiği haber okurlarımızın tebriğini aldı. Başbakan’dan, siyasi parti liderlerine, bakanlardan sıradan vatandaşa kadar vatan sevgisi besleyen herkes aynı fikirde birleşti dün. Bayrağa uzanan o el, orada kırılmalıydı.
Neyse, tüm öfkemize rağmen, Millet’in bayrak konusundaki hassasiyetinin ortak noktada buluşmasının memnuniyetini, “millet ne diyecek” diye beklemeden doğru bildiğimiz söylemenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Gelin bugün “Hasan Paşa”nın kim olduğunu bir kez daha hatırlayalım bu vesile ile.
Biz Hasan Kundakçı Paşa’yı 1990’lı yıllarda Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan “Tamburalı Paşa” haberi ile tanıdık. Büyüklerimiz Paşa’yı tanırlarmış ama bize o zaman nasip oldu. Tüm Türkiye onu “Tamburalı Paşa” olarak bilse de bizce o günden sonra O “Karahisar Kartalı” idi. Kocatepe o zaman Hasan Kundakçı Paşa için bu manşeti atmıştı, dev fotoğrafı ile birlikte: “Karahisar Kartalı…” Hasan Kundakçı’nın Güneydoğu Anadolu’da, Cudi Dağları’nda bölücü eşkiyaya karşı verdiği kahramanca mücadelenin detayları anlatılıyordu bu haberlerde.
***
1937 yılında Sandıklı’da doğup, orta okulu Afyonkarahisar’ın Mecidiye Mahallesi’ndeki evlerinde tamamlayıp, 1955 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ni bitirerek Kara Harp Okuluna girdi Hasan Kundakçı. 1957 yılında Kara Harp Okulu’ndan piyadeasteğmen olarak mezun oldu. 1961-1962 yıllarında, 12’nci Kore Bölüğü’nde takım komutanlığı, 1965-1967 yıllarında Ağrı ve Tendürek Dağları’nda sınır bölük komutan¬lığı yaptı. 1979-1980 yıllarında Kıbrıs’ta 230’ncu Piyade Alay Komu-tanlığı yaptı. 1984’te tuğgeneralliğe yükseldi. İki yıl 70’nci Piyade Tugay komutanı ve Siirt’te Sıkıyönetim komutan yardımcılığı görevini yürüttü. 1986 yılında Özel Harp Dairesi başkanlığı’na atandı. 1970’li yıllarda Atina’da askeri ataşe olarak görev yaptı. Hasan Kundakçı, 1994-95 yıllarında Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Kuzey Irak üzerinde çok etkili bir askerdi. Sınır ötesi operasyonları yöneterek bölücü eşkıyaya büyük darbeler vurmuştur. 1993-95 yılları arasında Diyarbakır Jandarma Asayiş Bölge Komutanı olarak görev yapmıştır. Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı olarak görev yaptığı yılı 14 Ağustos 1996 günü Rum gösterici Solomos Solomou’nun bayrak direğine tırmanırken vurulup öldürülmesiyle Kıbrıs Rum Kesimi’nin başvurusu üzerine Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarıldı. Hasan Kundakçı, 20 Mart 1995 tarihli PKK’ya ağır darbe vuran Cudi Dağı Operasyonu’nun perde arkasını teröristlerin telsiz konuşmalarıyla anlatmıştır. Kundakçı’nın sözlerine göre, Cudi’nin temizlendiği gün, bir PKK’lının telsizdeki son sözü ‘Her şey bitti başkanım.’ olmuştur. Korgeneralliğe ileride Genelkurmay Başkanı olacak Hilmi Özkök’ün ardından ikinci sıradan terfi ettirilmiş ve orgenerallik sırası geldiğinde de orgeneralliğe terfi ettirilmesi beklenirken sürpriz bir şekilde emekli edilmiştir. Evli ve iki çocuk babasıdır.
***
Emekli olduktan sonra da Afyonkarahisarlılar tarafından bağrına basılmış olan Kundakçı Paşa ne yazık ki, sonrasında siyasete atılmıştır. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller tarafından siyasete çekilen Kundakçı Paşa, siyasette istediğini, aradığını bulamamış, sonrasında kendi yaşamını sürdürmeye devam etmiştir.
Hasan Paşa siyasete girdiğinde “Keşke yapmasaydı, o Afyonkarahisar’ın kahramanı olarak kalmalıydı” serzenişlerini biz büyüklerimizden çok işitmiştik.
Afyonkarahisar’la bağını hiç kesmemiş olan Hasan Kundakçı ABD’li Genaralin ”Ben Onunla Aynı Tatbikata Katılmam O Bizim Başımıza Sıkar” dediği Komutandır.
***
Kundakçı Paşa dün Afyonkarahisarlı hemşehrileri arasında sosyal medyanın yıldızı konumundaydı. Bu haklı onuru arşivlere kaydetmek için Hasan Kundakçı ile ilgili paylaşılan iletilerden birini buraya alalım:
1996’da ABD Büyükelçisi iki günde bir Hasan Kundakçı Korgeneral’e gelip, “Motosikletliler sınırınızı geçip bayrak direğinize bir bez parçası (Rum bayrağını kastediyor) asacaklar, bundan bir şey olmaz” diyor. Kundakçı Paşa da ABD Büyükelçisine, “Öyleyse Rauf Denktaş Bey’den izin alın, ben sessiz kalayım” diyerek onlara zekice bir tuzak kuruyor.
Fakat bu tuzağa düşmeyen Büyükelçi de diyor ki; “O zaman KKTC’yi tanımış oluruz”. Bunun üzerine Kundakçı Paşa, “O halde bizi zorlamayın. Bizim sınırımızı geçmeye kalkan kim olursa olsun
kurşunlarım. Onun için sakın sınırda bulunan bayrak direğine çıkıp Türk Bayrağı’nı indirmeye ve Rum bayrağı çekmeye yeltenmesinler” çıkışını yapıyor.
11 Ağustos 1996 günü, işin ciddiyetini anlayan motosikletlilerden en az yarısı bu işlerden vazgeçiyor, ortada sadece Rum ve Yunanlılar kalıyor. 14 Ağustos 1996 günü 35-40 fanatik Rum ve Yunanlı, hududumuzu delip Bayrağımızı indirmeye kalkınca, bayrak direğine tırmanan bir Rum, Türk Bayrağına dokunamadan tek kurşunla yere indiriliyor. Bu fanatiklere destek veren iki İngiliz askeri de kalçalarından vuruluyor.
Korgeneral Hasan Kundakçı anlatır:
– Olaydan on dakika sonra odamda oturuyordum, BM Barış Gücü Komutanı Tuğgeneral ve BM Kurmay Başkanı İngiliz Albay geldi:
– Sayın Generalim, çok kötü şeyler oldu. Bayrak direğine çıkan bir kişi öldü ve iki de İngiliz askeri kalçasından yaralı.
– Onlara dedim ki; ‘Sizi kaç gündür uyarıyorum. Bu işe mani olabilirdiniz, olmadınız, üstelik o vurulan İngiliz askerleri de motosikletli fanatiği direğe doğru yönelttiler. Engel olabilirlerdi, olmadılar. Merak etmeyin Albayım, biz iki sümüklü İngiliz askerini uyardık. İsteseydik öldürebilirdik, sadece uyardık, öldürmedik. Onun için kalçalarından kurşunladık.’
BM Kurmay Başkanı Albay:
– Ölebilirlerdi Generalim, diye yüksek sesle konuştu. İngiliz Albay küstahlaşınca, Kundakçı Paşa odadaki havalı tabancayı alır. Albaya der ki; ‘Yan taraftaki hedefi yenile’. Albay şaşkındır ama hedefi yeniler. Paşa, 25 metreden 5 el ateş eder, ‘Oku puanları Albayım’. Puanlar okunur, 50 üzerinden 5 kurşun da 49’a isabet etmiştir. Biraz önce küstahça konuşan İngiliz Albay şaşırır ve susar.
Korgeneral Kundakçı devam eder, ‘Şimdi anladınız mı?.. Türk Bayrağını indirmek isteyeni şah damarından vurup öldürmek istedik, öldürdük. Sizin iki İngiliz’i öldürmek istemedik, sadece uyardık’…”
Abd’li Genaralin ”Ben Onunla aynı tatbikata katılmam. O bizim başımıza sıkar” dediği Afyonkarahisarlı Komutanı hatırlamayanınız var mı?

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.