DOLAR 18,6284 -0.05%
EURO 19,6535 -0.02%
ALTIN 1.075,37-0,13
BITCOIN 3188520,60%
Afyonkarahisar

AÇIK

06:31

İMSAK'A KALAN SÜRE

KÜRESELLEŞME

KÜRESELLEŞME

ABONE OL
25 Kasım 2014 03:00
KÜRESELLEŞME
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Küreselleşmenin yol açtığı ekonomik, siyasi ve kültürel yozlaşma bütün ülkeleri etkilemektedir. Bu şartlar altında genelde devletlerin, özelde Türkiye’nin rolü ne olmalıdır? Kanaatimce, Türkiye’nin dünyadaki tek demokratik ve laik İslam devleti olma özelliğini kullanarak tüm az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için model oluşturması ve başarılı olması gerekmektedir.
Yenidünya düzeninde kalıcı bir barışın sağlanması çok önemlidir. Ama dünyanın kan gölü olduğunu üzülerek görmekteyiz. İşte bu model küreselcilerin biçtiği ılımlı İslam modeli değil, Türk İslam medeniyetinin tecrübe ve birikimini, insanlığın ihtiyaçları ışığında Mehmet Akif’in dediği gibi “asrın idrakine söyletecek” bir model olmalıdır. Bu model, demokrasinin yaygınlaştığı bir ortamda, küreselleşmenin olumsuz ve kutuplaştırıcı etkilerini dengeleyecektir.
Ülkemiz hem İslam ülkeleri açısından bir model oluşturacak, hem de doğulu-batılı, Asyalı-Avrupalı özellik taşıyan bir ülke olarak, iki medeniyet arasında bir köprü olacak bir rol üstlenebilir.
Aslında Türkiye batılıların ve bazı işbirlikçilerinin dediği gibi ılımlı İslam’a bir örnek değildir. Türkiye doğu ile batı arasında basit bir köprü de değil, bir sentezdir. Tarihin derinliklerinden süzülüp gelen ve Osmanlı’da zirvesini bulan dünyaya nizam vermiş, köklü bir devlet geleneğinin temsilcisidir.
Kısacası milli devletlerin güçlü olduğu, adil bir uluslararası düzenin oluşturulması gereklidir. Türkiye’de kendi yerini buna göre belirlemelidir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.