DOLAR 18,5039 -0.02%
EURO 18,1433 -0.12%
ALTIN 987,780,00
BITCOIN 358740-0,43%
Afyonkarahisar
25°

AÇIK

05:28

İMSAK'A KALAN SÜRE

O BİZİM İÇİN EN GÜZEL ÖRNEKTİR

ABONE OL
13 Temmuz 2016 11:51
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 13 Temmuz 2016 Çarşamba 11:51:25
 

Hz. Aişe validemizin ifadesiyle Sevgili Peygamberimizin ahlakı Kurân-ı kerimdir. O yaşayan ve yürüyen Kur’an’dır.
Bununla ilgili olarak Allah Tealâ Kur’an-ı Kerimde: “Legad kâne leküm fî rasulillâhi üsvetün hasenetun…“ «Muhakkak ki Allah’ın elçisinde sizin için uyulması güzel örnekler vardır.» (Ahzap 21) buyurmuş ve O’nun yaşayışını, sünnetinin örnek almamızı istemiştir. Eğer Kur’an canlansa insan şekline dönüşse idi ancak bir Hazreti Muhammed olurdu. Onun içinidirki Aişe validemiz “O yaşayan Kur’an’dı” buyurmuştur.
Yüce Kitabımızda En’am suresinde “İşte bu benim dosdoğru yolumdur, ona uyun. Sizi Allah yolundan ayırıp, parçalayacak yollara uymayın.” (En’âm sûresi 6/ 153) buyrulmaktadır.
Bu âyet-i kerimeden önce geçen âyetlerde, iman ve tevhid, emirler ve nehiyler, bazı önemli hükümler zikredilmiştir. Dosdoğru yol diye tavsiye edilen hususlar bunlardır. Sayılan bu esaslar semâvî kitapların hiçbirinde nesh edilip kaldırılmamış, tam aksine bütün dinlerde temel esaslar olarak korunmuştur. Bunlar şirkten sakınma, ana babaya iyilik, yoksulluk yüzünden evladı öldürmemek, açık ve gizli her türlü fuhşiyattan uzak durmak, haksız yere insan öldürmemek, yetim malı yememek, ölçü ve tartıyı tam tutmak, adâletten ayrılmamaktır. İşte bunlar dosdoğru yol olup, dinin esasıdır.
Bunun dışındaki birçok yollar, muhtelif dinler, mezhepler, bid’atler ve sapıklıklar, inananları fırka fırka, grup grup yapıp Allah yolundan ayırır ve parçalar.
Allah’a gittiği sanılan birçok yollar vardır. Nitekim “Allah’a giden yol, yaratılmışların sayısıncadır” denilmiştir. Fakat bütün bunların içinde gerçekten Allah’a ulaştıran ve Allah ile resulleri tarafından davet olunan hak yol bir tanedir. Bu yol, kendisine girenleri toplayan, birleştiren, dağıtmayan, aldatmayan tevhid yoludur. Hak birdir, bâtıl ise çoktur. Tebliğ ve dâvet metodlarının değişik olması, hakkın da farklı ve değişik olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Tebliğ yollarının her birinde hakkın hükmü bir olup, çeşit çeşit değildir. Bu ise Peygamber’in tuttuğu yoldur. Allah’ın yolunu bulmak isteyenlerin Peygamber’e uyması zorunludur. Peygamber’in yolu dışındaki yollar, bid’attır, dalâlettir, sapıklıktır. Bu sebeple Peygamber’i  rehber, önder ve örnek edinmek hak yolun temelidir.
“Gul in küntüm tühıbbûnallâhe fettebiûnî yühbibkumullâhü veyeğfir leküm zünûbeküm vallâhü ğafururrahîm(un): De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın.”  (Âl-i İmrân sûresi 3/ 31)
Allah sevgisi, bir mü’min için en üstün duyguların başında gelir. İnsanoğlu, sevmekten daha çok sevilmeyi arzu eder. Bu sebeple Allah’ın sevgisini kazanmak, ulaşılabilecek en üstün seviyedir. Çünkü bu seviyeye ulaşandan Allah hoşnut ve razı olmuş demektir. Allah’ın kendisinden razı olduğu kimse ise, dünya ve âhirette saâdete nâil olur, en kıymetli nimetlere kavuşur. Cenneti ve cemâlullahı müşâhedeyi hak eder. Bunlar hayatın gayesidir ve âhiretin en büyük saâdetleridir. Bütün bu nimetlere nâil olmak için Allah’ın Resûlü’ne uymamız gerektiğine bu âyet delâlet ediyor. Allah’ın kulunu sevmesi, kulun peygambere tâbi olma, uyma, onun yolunu ve izini takip etme şartına bağlanmış bulunmaktadır. Çünkü sevgi sadece sözle değil seven kimsenin sevdiğinin emrine, arzu ve isteklerine uymasıyla olur.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.