DOLAR 18,6462 0.06%
EURO 19,5811 -0.09%
ALTIN 1.068,88-0,16
BITCOIN 313543-0,02%
Afyonkarahisar

AÇIK

12:59

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

ONA GÖNÜLDEN TESLİM OLMAK GEREK

ABONE OL
10 Kasım 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 10 Kasım 2013 Pazar 02:00:00
  Tefsiri Kebir’de zikredildiğine göre Mevlâ Teâlâ bu ayeti celilesinde, bir takım şartları bulundurmadan kulların iman sıfatıyla sıfatlanmış olmayacaklarına dair yemin etmiştir. Bu şartlar da üç tanedir.
1 – Karışık davalarda Rasulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) i hakem tayin etmek: Bu şart Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) in hükmüne razı olmayanın mümin olmayacağına delâlet etmektedir.
2 – İçlerinde Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) in hükmüne karşı bir darlık bulmamalarıdır.
Şu bilinsin ki, Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) in hükmüne razı olan kişi bazen dışı ile razı görünüp, kalbiyle razı olmayabilir. Bundan dolayı Mevlâ Teâlâ, bu ayeti celilesinde kalbin rızasının da şart olduğunu açıklamıştır. Fakat kalbin bir şeye meyli veya bir şeyden nefreti insanın elinde olmadığından ayeti celileden maksat bu değildir. Ancak bundan maksat Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) in verdiği hükmün hak ve gerçek olduğuna dair kalpte kesin ve şüphesiz bir inanç olmasıdır.
3 – Tam manasıyla teslim olmaları.
Bilinmelidir ki, bir kişi Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) in hükmünün doğru olduğunu bilse de, bazı kere inadına onu kabul etmekten çekinebilir veya duraklayabilir. İşte Mevlâ Teâlâ bu ayeti celilede, bir kişinin mümin olabilmesi için Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) in hükmünün doğruluğuna dair kalbinde şüphesiz bir inanç bulunması gerektiği gibi, zahirde de o hükme teslim olması gerektiğini beyan etmiştir.
Dolayısıyla ayeti celilede geçen ( Sümme lâ yecidû fî enfüsihim haracen mimmâ gadeyte) “Sonra senin hükmünden içlerinde bir darlık bulmayacaklar”, kavli şerifi, bâtının inkiyâdı (kalbin teslimiyeti) demek olduğu gibi (ve yüsellimû teslîmen) “Tam manasıyla teslim olacaklar” kevli şerifi de zahirin inkiyadı (dışın boyun eğmesi) demektir.
Ruhul Beyan tefsirinde zikredildiğine göre, bu ayeti celilelerde, Allah ve Resûlünün emirlerinden bir şeyi reddedenin islâmdan hariç olduğuna dair bir takım deliller bulunmaktadır. O halde farz-ı ayn olan işlerde Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) e uymak farz-ı ayn, kifâye yoluyla farz olanlarda, farz-ı kifâye, vacip olan şeylerde, vacip, sünnetlerde ise sünnettir. Ona muhalefet ise, İslâm nimetini sahibinden giderir. Çünkü Efendimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) hak yolda delildir. Delile muhalefet ise dalâlettir.(Sapıklıktır.) Nitekim:
“An abdillâhibni amrın (r.a.) gâle: Rasulullahi (Sallallahu aleyhi vesellem): “Lâ yü’minu ehadüküm hattâ yekûne hevâhû müttebian limâ ci’tü bihî”
“Abdullah ibni Amr (r.a.) dan rivayet edildiğine göre, Efendimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Sizin birinizin hevâsı (arzu ve isteği) benim getirdiğim yola uymadıkça iman etmiş olamaz.” (Hakim, Ebû Nasr, Hatib, Ali el Müttakî, Kenzül Ummal: 1/217, No. 1084)
Diğer bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
“men Dayyea sünnetî hurrimet aleyhi şefâatî”
“Benim sünnetimi zâyi edene şefaatim haram kılınmıştır.” (Ruhul Beyan 2/231)
Bir hadisi şeriflerinde de şöyle buyurmuştur:
“Men hafiza sünnetî ekremehûllâhü teâlâ bierbaı hısâlin elmehabbeti fî gulûbil berareti, velheybeti fî gulûbil fecereti vessiati fîrrızgi vessigati fiddîni”
“Benim sünnetimi muhafaza edene Allah (- u Teâlâ) dört haslet ikram eder. İyilerin kalbinde muhabbet, kötülerin kalbinde heybet, rızıkta bolluk, dinde güvenilirlik.” (Ruhul Beyan: 2/231) (Ruhu’l Furkan, cilt 5; Nisa suresi 65. Ayetin tefsirinden, M. Ustaosmanoğlu)
“İrbâz ibni Sâriye (r.a.) şöyle buyurdu: Bir gün Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) bize namaz kıldırdıktan sonra öyle bir belîğ (belâğatlı) vaaz yaptı ki, gözler ondan yaşardı ve kalpler ondan korktu. Bunun üzerine bir kişi: “Yâ Resûlullah sanki veda edenin yaptığı bir vaazdır. O halde bize ne vasiyet edersin” Deyince:
“Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz: “Ben size Allah’tan korkmayı, Habeşli bir köle de olsa (başınızdaki sizden olan idareciyi) dinleyip itaat etmeyi vasiyet ediyorum. Zira sizden, benden sonra yaşayacak olan çok ihtilaf görecektir. O vakitte benim sünnetime ve hidayete ermiş kâmil halifelerin sünnetine yapışın, o sünnete sımsıkı sarılın, arzu dişlerinizle de onu ısırın, sonradan çıkan işlerden sakının zira sonradan çıkan her şey bidat, her bidat ise dalâlet (sapıklık)tır.” Buyurdu. (Ebu Davud, Sünnet: 5, No. 4607, 2/611) (Ruhu’l Furkan, cilt 5; Nisa suresi 65. Ayetin tefsirinden, M. Ustaosmanoğlu)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.