DOLAR 18,5525 0.17%
EURO 18,0115 -0.17%
ALTIN 981,32-0,61
BITCOIN 3588583,73%
Afyonkarahisar
20°

AZ BULUTLU

13:01

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

ORUCUN VE HACCIN FARZ OLUŞUNDAKİ HİKMET TAKVA SAHİBİ OLMAKTIR

ABONE OL
6 Ağustos 2016 12:33
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 6 Ağustos 2016 Cumartesi 12:33:29
 

İnsanı kötülüklerden alıkoymak, korumak amacıyla emredilen oruç Arapça’da savm/syam sözleriyle ifade edilmektedir. “Savm ve Sıyam” sözcükleri ise Arapça’da “Bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, korunmak, engellemek,  gösterişten, şatafattan, lüks ve israftan uzak durmak” anlamlarına gelir.
Kur’an’da orucun farz olmasındaki hikmet “le alleküm tettegune /ola ki korunasınız/muttaki olasınız, takvaya erişesiniz” sözüyle açıklanmakta ve şöyle buyrulmaktadır:
“Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı. Ola ki ko¬runup sakınırsınız. (lealleküm tettegûne=Müttaki olasınız, takva sahibi olasınız)”  (Bakara  2: 183)
Orucun İradeyi kuvvetlendirip, dayanma gücünü artırması, nefsi terbiye edip disiplin altına alması, sıkıntı ve açlığa katlanma alışkanlığını doğurup ve geliştirmesi, fakir ve muhtaçları, aç ve perişan durumluları hatırlatıp, onlara ilgi duyma idrakini uyandırması, hayatın yeme, içme ve benzeri ihtiyaçları yerine getir¬mekten ibaret olmadığını, insanın daha yüksek ve kalıcı amaçlar için yaratıldığını kalp ve kafaya işlemesi hep takva ve takva sahibi olma ile ilgili özelliklerdir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz insanda bu tür duyguları uyandırmayan ve güzel ahlaki davranışlar kazandırmayan ibadetlerin yorgunluktan ve aç kalmadan öteye insana bir fayda sağlamadığına dikkat çekerek şöyle buyurmuşlardır:
“Nice oruç tutanlar vardır ki onların oruçtan nasipleri sadece aç (ve susuz) kalmalarıdır. Nice geceleri namaz kılanlar vardır ki onların namazdan nasipleri uykusuz kalmaktır.” (İbni Mace; 21, I,539)
İslam âlimleri “Üç türlü oruç vardır” derler. Bunlar; Avâm orucu, havâs orucu, havassü’l-havas’ın/Takva sahiplerinin orucu.
1- Avâmın/halkın orucu bizimkidir, diyebiliriz… Sadece oruç bozucu yemek-içmek gibi maddî şeylerden kaçınırız. Ağzımıza oruç tuttururuz, midemizi yeme içmeden muhafaza ederiz…
2- Havas’ın/seçkinlerin orucu ise sadece ağzına oruç tutturmakla kalmayıp diğer organlarına da oruç tutturmak şeklinde gelişir. Meselâ, diline, gözüne, kulağına, eline, ayağına da oruç tutturmak isterler. Oruçlu iken diliyle asla gıybet etmezler, yalan söylemezler, gözleriyle harama bakmazlar, ayaklarıyla haram yola gitmezler. Elleriyle haram şey tutmazlar. Kulaklarıyla da haram sohbet ve sözleri dinlemezler. Bunları oruçlarını bozucu hatalar olarak kabul ederler.
3- Havassü’l-havas’ın yani takva sahiplerinin oruçları ise bu organlarıyla da iktifa etmeyip çıtayı daha da yukarıya dikerek hayallerine, kalplerine de oruç tutturmaya yönelirler. Yani kalplerine kötülük getirmezler, günah şeyleri hayallerinden geçirmeyi dahi oruç bozucu eksiklik kabul ederler…
Azığın en hayırlısı takvadır
Peygamber Efendi’mizin : “Kim Allah için hacceder, bu esnada kötü söz ve davranışlardan sakınırsa (kul hakları müstesna) annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahlarından arınmış olarak hacdan döner.” Hadisi şerifi de Haccın günahları temizlediğine ve takvaya ulaşmaya vesile olduğuna işaret eder.
Kur’ân-ı Kerîm’de, âhiret inancının yoğun olarak işlendiği ilk zamanlarda inen âyetlerde takvâ, Allah’ın şiddetli azabına karşı siper vazifesi görecek olan korku ve kaygı şuurunu ve bu şuurun bir sonucu olarak Allah’ın buyruklarına uyup yasakladığı şeylerden titizlikle kaçınmayı ifade eder. Ancak zamanla, İslâm cemaatinin hem sayı hem de keyfiyet bakımından gelişmesine paralel olarak, takvâ kavramının içeriğinin de geliştiği ve zenginleştiği görülür.
“Hac, bilinen aylardadır. Kim o aylarda hacca niyet ederse (ihramını giyerse), hac esnasında kadına yaklaşmak, günah sayılan davranışlara yönelmek, kavga etmek yoktur. Ne hayır islerseniz Allah onu bilir. (Ey müminler! Ahiret için) azık edinin. (..ve tezevvedû fe inne hayraz zâdit takvâ, vettegûni yâ ulîl elbâb(elbâbi). Bilin ki azığın en hayırlısı takvadır. Ey akil sahipleri! (Ey Ulul Elbab) Benden (emirlerime muhalefetten) sakının.”(Bakara 2: 197)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.