DOLAR 18,5039 -0.02%
EURO 18,1433 -0.12%
ALTIN 987,780,00
BITCOIN 357803-0,53%
Afyonkarahisar
25°

AÇIK

05:28

İMSAK'A KALAN SÜRE

YAHUDİ VE HIRİSTİYANLAR HEM MÜŞRİK HEM DE KAFİRDİRLER

ABONE OL
1 Eylül 2015 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kur’an-ı kerim’de Allah eş ve ortak koşan Hıristiyan ve Yahudilerin hem müşrik hem de kâfir olduklarına dikkat çekilir:
“Hakikaten Allah, Meryemoğlu (İsa) Mesih’tir diyenler andolsun ki (şirke girip) kâfir olmuşlardır. Halbuki Mesih (İsa):”Ey İsrail oğulları! Rabbim ve rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Çünkü kim Allah’a ortak koşarsa, (Allah’a rağmen başka şeyi öne çıkarır ve ona bağlılık gösterirse) hiç şüphesiz Allah ona cennetini haram eder; onun varacağı yer de ateştir. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur” demişti.” (Maide 5/72)
“Hakikaten Allah, üçün üçüncüsü (üç ilahtan biri)dir diyenler (şirke girip) kesin olarak kâfir olmuştur…” (Maide 5/73)
“Yahudiler, Uzeyr Allah’ın oğludur, dediler. Hıristiyanlar da, Mesîh (Isa) Allah’ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini) daha önce kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan bâtıla) döndürülüyorlar! (Tevbe/30)
“(Yahudiler) Allah’ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını); (Hıristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesîh’i (İsa’yı) rabler edindiler. Hâlbuki onlara ancak tek ilâha kulluk etmeleri emrolundu. O’ndan başka tanrı yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır. (Tevbe/31)
Kur’an-ı Kerîm, Yahudî ve Hıristiyanlardan bahsederken, “Onlar, âlimlerini ve rahiplerini Allah’tan başka rabler edindiler” der. (Tevbe 9/ 31) Şüphesiz, herhangi birini rab edinmek için, ona “rab” namını vermiş olmak şart değildir. Allah’ın hükümlerini bırakıp rahiplerin helal kıldığını helal, haram kıldığını da haram kabul etmek, onları rab edinmek demektir. (Tirmizi, Tefsir, 9-10)
Yahudi ve Hıristiyanların rahiplerini rab olarak kabul etme konusu Adiy İbni Hatem ile Peygamber Efendimiz arasında Adiy’in Müslüman olduğu sırada şöyle geçer:
Allah’ın Resûlü boynunda gümüşten bir haç olduğu halde yanına giren Adiy bin Hatam’e “Onlar, âlimleri ve râhiplerini Allah’tan başka rabler edindiler.” (Tevbe 9/31) Âyetini okudu. Bu ayeti duyan Adiy bin Hatem Resûlullah’a (s.a.v.) şöyle der:
“Bu ayet bizi, âlimlerimizi ve rahiplerimizi rabler edinmekle suçluyor. Bunun gerçek manası nedir? Zira biz onları kendimize rabler edinmeyiz.” Resûlullah (s.a.v.) cevaben:
“Siz onların haram kıldığı şeyleri haram, onların helal kabul ettiklerini helal kabul etmiyormusunuz?” Deyince, Adiy:
“Evet böyledir.” Diyerek tasdik etti. Hz. Peygamber (s.a.v.) de:
“İşte bu sizin onları rabler edinmenizdir” buyurdu.
Daha sonra Allah Resûlü (s.a.v.) : Ey Adiyy, ne dersin? Seni “Allah en büyüktür.» denilmesi mi kaçırdı? Allah’tan başka daha büyük bir şey biliyor musun? Seni kaçıran nedir? “Allah’tan başka tanrı yoktur.» denilmesi mi seni kaçırdı? Allah’tan başka bir tanrı biliyor musun? Buyurup onu İslâm’a davet etti. Adiyy müslüman oldu ve gerçek bir şahâdetle şahâdette bulundu. O, şöyle anlatır: Gördüm ki yüzü açıldı, neşelendi ve şöyle buyurdu: “Muhakkak ki Yahudiler gazaba uğramışlardır, Hıristiyanlar ise sapıtmışlardır.” “Onlar Allah’tan ayrı hahamlarını ve râhiblerini rablar edindiler.” Âyetinin tefsirinde Huzeyfe îbn el-Yemân, Abdullah İbn Abbâs ve başkaları: “Muhakkak ki onlar (Yahûdî ve Hıristiyanlar) onların helâl ve haram kıldıklarında onlara tâbi olmuşlardır” demiştir. Süddî ise şöyle der: “Onlar, insanları nasîhatçi kabul ettiler (insanların nasîhatlannı dinlediler), Allah’ın kitabını ise terk edip arkalarına attılar.” (İbni Kesir Tevbe Suresi 31.ayetin tefsirinden)
Bu hadis Allah’ın kitabına yetki tanımaksızın helal ve haramın sınırlarını belirleme yetkisini kendisinde görenlerin nefislerini İlah ve Rabb edindiklerini ve onlara kanun koyma yetkisi tanıyanların da onları rabler edindiklerini göstermiş olmaktadır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.