DOLAR 17,8832 -0.18%
EURO 18,4510 0.83%
ALTIN 1.030,69-0,27
BITCOIN 4275423,48%
Afyonkarahisar
19°

HAFİF YAĞMUR

02:00

YATSI'YA KALAN SÜRE

KUR’AN İLE HADİSİN DERECELERİ VE ARALARINDAKİ FARK

ABONE OL
17 Ocak 2015 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 17 Ocak 2015 Cumartesi 02:00:00
  Kur’an da, hadis te vahydir. Bu bakımdan ikisi de birdir. Fakat Kur’an vahyin en yüksek mertebesidir. Açık ve okunan vahiydir.(Vahy-i metlüv, vahy-i zâhir) dir. Lafzı ve manası birlikte vahyolunmuştur. Allah’tan yalnız gelen mânâ değil, lafzı da beraberdir. Bundan ötürüdür ki: Kur’an-ı mânâ ile rivayet caiz olmamıştır. Ve yine bunun içindir ki, yalnız mâna ve tercüme Kur’an değildir.
Hadis ve sünnet de bir vahiydir. Cebrail peygamberimize Kur’an ile geldiği gibi, hadis ve sünnet ile de gelirdi.(Kurtubi Tefsiri cilt 1, sayfa 330, Sünen-i Ebu Davud) Şu kadar ki bu metlüv (tilavet olunan/okunan vahiy) değildir. Lafız olmayıp sadece manadan ibarettir. Allah’ın muradını bildirmektedir. Bunu Cebrail istediği lafızla/sözle ifade edebileceği gibi Peygamber de Cebrail’den aldığını istediği lâfızlarla ifâde eder. Hadisi mana ile rivayetin caiz olması da bundandır. (Ebü’l-Bakâ- Külliyat, Mir’at üzerine İzmîrî hâşiyesi c. 2 s. 197, Süyûti-İtkan)
Hadis de bir vahiy olduğu için bununla tespit edilen hükümler de yine Allah’ın vahyine ve emrine dayanır. Peygamberin şer’i hükümlerindeki içtihadı da yine vahy demektir. Kur’an’ın hem lafzı, hem de manası Allah’tan olduğu için Kur’an birinci derecede, hadis ve sünnet ikinci derecede Müslümanlığın kaynağı ve esası olmuştur. (Riyazü’s-salihin cilt 1 s. IX)
Bununla beraber Kur’an’ın anlaşılmasında hadis ve sünnete kesin bir ihtiyaç vardır. Hadis ve sünnet olmadıkça Kitap (Kur’an) üzerindeki içtihatlarımız eksiktir ve çok kere yanlış hükümler çıkarmamıza da sebeptir. Usulcülerin: “Kur’an’ın sünnete olan ihtiyacı, sünnetin Kur’an’a olan ihtiyacından daha çoktur” demeleri bu bakımdandır ve bunun mânâsı da “Sünnet, Kitab’ın hükmü hakkında son kararı söyler, Kitaptan maksat ne olduğunu beyan eder demektir.” ((Riyazü’s-salihin cilt 1 s. X)
Mademki hadis de bir vahy’dir; Onlar da mânâ olarak peygambere vahyolunmuştur: Şu halde “İslâmın esası yalnız Kur’an’dır. Biz ancak ona bakarız” gibi bir iddia ile peygamberin hadislerine kıymet vermemek, şâyet kötü bir fikre dayanmıyorsa, hadis ve sünneti ve peygamberin vazifesinin şümul ve mâhiyetini anlamamaktır. Kur’an’ı tebliğ eden de, tefsir ve beyan eden de peygamberin kendisidir.
İşte hadis ve sünnetin birinci ehemmiyeti yukarıdan beri anlattığımız veçhile açıktan açığa Kur’an’ı beyan, tefsir ve izah etmesi bakımındandır.
Bundan başka Kur’an’ın açıkça söylemediği, vacip veya haram kılmadığı (daha doğrusu bize göre açık olmayan) birçok hükümler, hadis ve sünnetle teşrî olunmuş, Kur’an’ın etraflıca ve uzun uzadıya izah etmediği bir takım hükümleri de hadis ve sünnet beyan etmiştir. Bu cihet, bilhassa Peygamber Efendimizin şu hadislerinde çok açıktır:
“İyi biliniz ki: Bana Kitap ve onunla birlikte bir o kadar daha verildi. Evet, bilmeniz lazımdır ki, bana Kur’an ve O’nun bir misli, daha vahyolundu. Uyanık olunuz ki, çok geçmeden karnı tok olarak koltuğuna kurulmuş birine, benim dine ait emirlerimden biri söylenir de o da şöyle der (Size Allah’ın kitabı yeter, helâle âit Onda bulduklarınızı helâl olarak kabul ediniz. Onda haram olanları da haram diye kullanınız.” (Ebu Davud, İbn-i Mâce, Tirmîzi, Beyhâki) Lâkin şunu biliniz ki, Alah’ın resûlünün haram kıldığı Allah’ın haram kıldığı gibidir.” (Ebû Davud, İbn-i Mâce, Tîrmîzi, Beyhâki) Sizden biriniz zannedermi ki, Allah, Kur’an’da haram kıldıklarından başka hiçbir şeyi haram kılmamıştır. Biliniz ki: Ben de Allah’ın vahyi ile emrettim, şunu şöyle yapınız diye öğüt verdim. Ve bir çok şeylerden nehy eyledim, onları yasak ettim ki, onlar Kur’an kadar veya daha çoktur…..” (Ebu Dâvud, Beyhakî) (((Riyazü’s-salihin cilt 1 s. XI)
Bu hadisi şeriflerden de açıkça anlaşıldığı gibi Hz. Peygambere Kitap nasıl vahyolunmuş ise hadisler de öylece vahyolunmuştur. Bununla birlikte Peygamber Efendimize Kur’an’ı beyan ve tefsir etme yetkisi ile Kur’an’da açıklanmayan hükümleri koyma yetkisi verilmiştir. Bunun içindir ki Kur’an-ı kerim’de:
“Peygamber size ne getirmiş ve ne söylemiş ise onu alınız. Hangi şeyden nehy ederse ondan askınınız” (Haşr (59): 7) buyrulmuştur.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.