“AKP ÜYESİYİM. SİZE OY VERDİM. HAKKIMIZ VERİN”

“AKP ÜYESİYİM. SİZE OY VERDİM. HAKKIMIZ VERİN”

15 Temmuz’un yıldönümünde yine çok şeyler söylenecek. 15 Temmuz’a giden yolu döşeyenler, bugün bambaşka cümlelerle halkın karşısına çıkacak. Geçmiş konuşmalar sanki hiç yapılmamış gibi davranılacak. “Allah affetsin. Kandırıldık” denilerek geçiştirilmeye çalışılacak. Ancak ne arşivler, ne de vatandaşın hafızası yaşananları unutmadı. Belli ki bugün yaşadığımız otoriter iktidar döneminde değil, ancak bir gün hafızalarımızı tazeleme, olanı biteni anlama fırsatı bulacağız. Gerçekler ortaya çıktığı zaman bu konuda kimlerin dahli var daha iyi anlayacağız. Elbette demokratik bir ülkede yaşayan vatandaşlar olarak, başta darbeler olmak üzere her türlü antidemokratik girişimin karşısında durmaya devam edeceğiz. Ancak darbeye giden süreçleri ve aktörleri de sorgulamak zorundayız. Bunu yapamadığımız sürece yenileriyle karşı karşıya kalmamız işten bile değil.

Darbe girişimi sonrası fırsatı ganimete çeviren iktidar tarafından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) birçok hukuksuzluğu da beraberinde getirdi.15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ilan edilen OHAL kapsamında, 36 kanun hükmünde kararname (KHK) yayımlandı. Kararnameler kapsamında 130 binden fazla kişi ihraç edilirken, 1767 dernek, vakıf, sendika ve federasyon kapatıldı. Görevlerine dönebilmek için OHAL Komisyonu’na başvuran KHK’lıların sayısı 126 bin. Ancak yalnızca 9 bin 600 kişi görevine iade edildi. Bir kısmı ise, iade kararı almasına rağmen iade edilmedi. OHAL kararnameleri sonrası ortaya çıkartılan mağduriyetler hala devam ediyor

GEÇ GELEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR
Geçtiğimiz günlerde OHAL Komisyonu KHK ile ihraç edilen öğretmen Mehmet Nasır Sönmez’in göreve iade kararını verdi. İhraç edilmeden önce Tekirdağ Çorlu’da lise okul müdür yardımcılığı ve Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapan Sönmez, bu karardan önce oturduğu apartmanın balkonunda iş yaparken, 5. kattan düşerek hayatını kaybetmişti. Eğitim-Sen üyesi olan Sönmez’in eşi, atanmayan öğretmen, 10 ve 16 yaşlarında 2 çocukları var.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Cemaat üyeliği iddiasıyla ihraç edilen öğretmen Kazım Durmaz, Düzce’de bir inşaatta çalışırken iş kazasında hayatını kaybetti. Bank Asya’daki hesabı ve Aktif Sen üyeliği nedeniyle ihraç edilen Durmaz hakkındaki mahkemeden ölümünden iki ay sonra karar çıktı. Mahkeme, Durmaz’ın Bank Asya’daki hesabı ve Cemaat’e yakın sendikaya üye olmasının örgüte üye olmakla aynı anlama gelmediği, Cemaat’e üyeliği için yeterli delil bulunmadığına, Durmaz’ın beraatine karar verdi.
Buna benzer çok örnek yaşandı. Yaşanıyor. Tepedekiler, siyasiler, iş adamları keyif sürerken, bu işin ceremesini çeken o kadar çok insan var ki…
Son dönemde yapılan anketlerde AKP’nin belirgin oy kaybı yaşadığı gözlenmesine rağmen, 19 yılın ardından AKP “ne yapar eder iktidarı bırakmaz” diyenler var. Bazıları ise bu düşüşü “Metal Yorgunluğu” olarak değerlendiriyor. Halkta belirgin bir tepkinin ortaya çıktığını görmek zor değil. Bunun örneklerini de her gün yaşıyoruz. Aslında tek sorun yaşadığımız ekonomik kriz ve pandemi sürecinin kötü yönetilmesi değil. Bugüne kadar yanlış yapılanlar ve yapılmayanlar herkesin gözüne batmaya başladı. KHK mağdurları, EYT mağdurları, KYK mağdurları say say bitmez.
KHK mağdurları, EYT mağdurları, KYK mağdurları say say bitmez. Uzun lafın kısası bu iktidar gidici. Hayatın her alanında, ülkenin her yerinde yanlışlar yapmaya, vatandaşın tepkisini çekmeye devam ediyorlar. Ankara’ya girişleri engellenen Somalı madencilerin, AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ile görüşmeleri sırasında yaşanan ve basına yansıyan diyalog herşeyi anlatıyor.

Somalı Madenci; “Hakkımızı verin.”
Mustafa Elitaş; “Bana mı çalıştınız.”
Somalı Madenci; “ AKP üyesiyim. Size oy verdim. Hakkımızı verin”
Mustafa Elitaş; “Bana ne, bana mı çalıştınız. Oy vermeseydin. Ben sizden oy mu istedim”

Son Söz; “Rüzgar eken, fırtına biçer” Atasözü

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi