DOLAR 17,8827 -0.13%
EURO 18,4382 0.8%
ALTIN 1.028,84-0,45
BITCOIN 4232302,41%
Afyonkarahisar
24°

AÇIK

04:22

İMSAK'A KALAN SÜRE

Gazetecilikle ilgili birkaç öneri – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
6 Kasım 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 6 Kasım 2013 Çarşamba 02:00:00
  Kendimizden başka herkesin derdini yazıp çiziyoruz, gündeme getiriyoruz da; “kendi söküğünü dikemeyen terzi” misali, kendi sorunlarımızı pek tartışmıyoruz. Oysa mesleğimizin çözülmesi için çaba gösterilmesi gereken belli başlı sorunları ortada.
Afyonkarahisar Gazetecileri Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Abdioğulları ile sohbetimiz sırasında akla gelen ilk sorunları ortaya koyup çözüm önerilerini aradık.
Aklımıza şu başlıklar geldi:
-Gazeteciliğin yemini olmalı.
-Gazeteciliğin itibarı artmalı.
-Gazetecilik, usta-çırak ilişkisiyle sürdürülmeli.
-Kalkınma Ajansları, gazetelere bilgi-işlem ve teknoloji desteği vermeli.
İsterseniz, tek tek açıklayayım:
GAZETECİLİK YEMİNİ: Toplumda sözü dinlenen, itibarı olan hemen hemen tüm mesleklerin bir yemini ya da uyması gereken kurallar bütünü var. Doktorluk, eczacılık, polislik, askerlik gibi meslekleri sürdürebilmek için hem işin eğitimini almış olmanız, hem de bir kurallar bütünü çerçevesinde çalışmanız gerekiyor. Adalet alanında görev yaparsanız, zaten ağır bir mevzuata uymak zorundasınız. Örnekler çoğaltılabilir. Fakat gazetecilik ile ilgili herhangi bir kurallar bütünü ya da yemin bulunmuyor. Kalemi alan, klavyesi olan herkes birkaç kelam yazınca kendisine “gazeteci” payesi yakıştırabiliyor. 25 yıldır haber yazan, koşuşturan, cefa çeken, emek veren kişi için de; haber nedir bilmeyen, ömründe gazetenin tamamını okumamış kişi için de “gazeteci” denilebiliyor. Mesleğin sıkıntısı bununla da sınırlı değil. Yıllardır sektöre emek verdiği zannedilen kişiler, aslında gazeteciliği şantaj ve reklam amacıyla kullanabiliyor. Gazetecinin asıl görevi kamu adına, kamu görevlilerini de vatandaşı da bilgilendirmek olmalı oysa. İşte bu minvali çizecek bir yemine ihtiyaç var. Eğer bu yemin metni hazırlanabilirse, geçmişten bu yana gazetecilik yapan kişilerin yemini birlikte okumaları sağlanabilir. Öyle çok gösterişli bir metin olmasına da gerek yok. “Gazetecilik mesleğini, kişisel çıkarlarıma alet etmeyeceğime; haberlerimde ve yazılarımda toplum menfaatlerini esas alacağıma, asla yalan yazmayacağıma yemin ederim” denilebilir.
İTİBAR: Çevrenize “gazeteci kimdir” diye sorsanız, “dedikoducu, civa gibi, sözüne güvenilmeyen, kültür düzeyi düşük, ortalığı karıştıran” tanımlamaları ile karşılaşabilirsiniz. Hatta kimi zaman haber kaynaklarımız, sakin geçen toplantı sırasında “Arkadaşlar, bu toplantıdan size malzeme çıkmaz, kavga yok” derler. Haksızlar mı? Aslında günümüz şartlarında haklılar. Açın bakın, yaygın televizyon kanallarının haber bültenlerini. İlk 15 dakika siyaset dedikodusu, 15’inci dakikadan sonra kavga, gürültü, kan, gözyaşı, panik… Topluma adeta bir “tedhiş” ilacı veriyoruz. Bu anlattıklarım, mesleğin itibarına da gölge düşürüyor. Gazeteciliğin itibarının nasıl yükseltileceğine dair daha çok kafa yormamız gerekiyor.
USTA-ÇIRAK İLİŞKİSİ: Gazeteci, meslekle ilgili bilgisinin bir kısmını okulda; çoğunu ise haber peşinde koşarken edinir. Bu noktada her gazeteci, mutlaka bir “usta”ya ihtiyaç duyar. Ancak günümüzde mesleği uzun yıllar yapan ağabeylerimizde, ablalarımızda nedense bir “içe kapanıklık” hasıl oldu. Yeni neslin “Her şeyi ben bilirim” tavrı, mutlaka bunda etkilidir; ancak “usta”lar da belki de “Benim yerime onu alırlar” düşüncesi dolayısıyla kendilerini geri çekmiş durumdalar. Para-pul derdi olmayanlarda da bir yorgunluk gözlemleniyor. Günümüzde, ne gençlerin dinleyecek sabrı var; ne de büyüklerimizin anlatacak mecali. Bu durum, tecrübenin paylaşımının önüne ket vuruyor. Galiba meslekte “idealleri” olanların sayısı azalıyor.
KALKINMA AJANSLARI GÖREVE: Gazeteciliğin, belki de yukarıdaki sorunlarla da bağlantılı bir şekilde yorumlanacak diğer bir sorunu ise maddi sıkıntılar. Gazetecinin, sadece gazetecilik yaparak, hatta gazetecilikle ilgili de olsa ek bir iş yapmayarak geçimini sağlayabilmesi gerekiyor. Fakat bunun için de özel sektörün, gazetelere şimdikinden daha çok destek olması lazım. Özellikle Anadolu basınının kâğıt ihtiyacının bir miktarının bile olsa karşılanması, Anadolu’ya rahat bir nefes aldıracaktır. Tabii, basın kuruluşlarının kullandıkları matbaa sisteminden bilgisayar donanımına kadar her şeyin yenilenmesi de yine özel sektörün “reklam” fikrini geliştirecektir.
Türkiye genelinde hizmet veren Kalkınma Ajansları’nın gündeminde henüz gazetecilik faaliyetlerine doğrudan bir destek bulunmuyor. Evet, çeşitli seminerlere, eğitimlere belirli oranlarda bütçeler ayrılıyor; ancak gazete, televizyon ya da radyonun asıl büyük giderlerinin de belirli “hakediş”lere bağlanarak karşılanması, Anadolu Basını’na bu yönde destek verilmesi elzem.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.