DOLAR 16,6843 0.19%
EURO 17,4079 -0.01%
ALTIN 971,32-0,15
BITCOIN 319486-4,85%
Afyonkarahisar
19°

AZ BULUTLU

17:12

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

HACET NAMAZI

ABONE OL
12 Mart 2020 13:54
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Her ihtiyâcını Allâh’a arzeden ve her fırsatta O’nu zikredip yücelten Resûl-i Ekrem-sallallâhu aleyhi ve selem- her hangi bir ihtiyacı olan kimselere iki rek’at namaz kılmalarını tavsiye etmiştir:
“Kimin Allâh’a veya her hangi bir insana ihtiyâcı hâsıl olursa önce abdest alsın, abdestini de güzelce alsın, iki rek’at namaz kılsın, sonra Allâh Teâlâ Hazretlerine senâda bulunsun, Resûlullâh-aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm-‘a salât okusun, daha sonra da şu duâyı yapsın:
‘Halîm ve kerim olan Allâh’tan başka ilâh yoktur. Arş-ı A’zam’ın rabbi noksan sıfatlardan münezzehtir. Âlemlerin Rabbi’ne hamd olsun. Allâhım! Rahmetine vesile olacak amelleri, mağfiretini celbedecek esbâbı taleb ediyor, her çeşit günahtan koruman için yalvarıyorum. Her çeşit iyilikten zenginlik, her çeşit günahtan selâmet diliyorum. Rabbim! Affetmediğin hiçbir günâhımı, kaldırmadığın hiçbir sıkıntımı bırakma! Rızâna uygun olan her türlü dileğimi yerine getir! Hangi amelden râzı isen onu ver, ey Rahîm olan, bana en ziyâde rahmet gösteren Rabbim!’ bundan sonra dünyevî veya uhrevî her ne dilerse taleb eder, çünkü o dilek takdir edilir.” (İbn-i Mâce, İkâme, 189; Tirmizî, Vitr, 17)
Hacet namazı iki, dört veya oniki rekât olarak kılınır. Birinci rekâtta Fatihadan sonra üç kere Âyet-el kürsi okunur, diğer rekâtlarda Fatiha ile birer kere İhlâs ve Muavvizeteyn [iki kuleuzü] okunur. Yahut her rekâtta Fatiha, Âyet-el-kürsi ve İhlâs okunur.
Bir başka hacet namazı da şöyle kılınır:
Yatsı namazını kılıp vitri kılmadan önce, dört rekât namaz kılınır. Birinci rekâtta bir Fatiha, üç kere Âyet-el-kürsi okunur. İkinci rekâtta Fatihadan sonra üç kere İhlâs ve Muavvizeteyn [yani iki kuleuzü] okunur. Üçüncü rekâtta ilk rekâtta okunanlar okunur. Dördüncü rekâtta ise ikinci rekâtta okunanlar okunur. Namazdan sonra dileğini ister. (Şeyh Abdurrahman Bin Yusuf, Tercüme: Mehmet Rahmi, İmad-ül-islam, sayfa: 160,Sağlam Kitapevi)
Allâh Resûlü’nün hâcet namazı tavsiyesine sıkıca sarılan ashâbı, herhangi bir ihtiyaçları olduğunda Allâh’a ilticâ eder ve murâdlarına nâil olurlardı. Bir yaz günü bahçıvanı Enes-radıyallâhu anh-‘e gelerek yağmur yağmadığından ve bahçenin kuruduğundan yakındı. Hz. Enes su getirterek abdest alıp namaza durdu. Selâm verdikten sonra bahçıvanına:
– Gökyüzünde bir şey görebiliyor musun? Diye sordu. Bahçıvan:
– Göremiyorum, dedi. Enes-radıyallâhu anh- tekrar içeri girip namaz kıldı. Üçüncü yahut dördüncü kez bahçıvanına:
– Gökyüzünde bir şey görebiliyor musun? Diye sorunca adam:
– Kuşkanadı gibi bir bulut görüyorum, dedi. Bunun üzerine Enes-radıyallâhu anh- namazını ve duâsını sürdürdü. Az sonra adam yanına girdi ve:
– Gök bulutla kaplandı ve yağmur yağdı, dedi. Hz. Enes:
-Haydi, Bişr bin Şegaf’ın gönderdiği ata bin de yağmurun nerelere kadar yağdığını araştır, dedi.
Bahçivan ata binip etrâfı dolaştığında yağmurun Müseyyerîn köşkleriyle Gadbân sarayından öteye geçmediğini gördü ki Enes-radıyallâhu anh-‘ın bahçesi de bu sınırlar dâhilindeydi. (İbn-i Sa’d, et-Tabakâtü’l-kübrâ, VII, 21-22)
Ashâb-ı kirâm’ın hâcet namazı ile Allâh’a yönelip yalvarmalarına bir başka misâli de Enes bin Mâlik-radıyallâhu anh- şöyle anlatır:
Resûlullah-sallallâhu aleyhi ve selem-‘in ashâbından Ebû Mı’lâk adında biri vardı. Bu zat başkaları ile ortaklık kurarak ticaret yapardı. Dürüst ve takvâ sâhibi biri idi. Bir defasında yine yola çıkmıştı.
Karşısına çıkan silahlı bir hırsız:
– Neyin varsa çıkar seni öldüreceğim, dedi. Ebu Mı’lâk:
– Maksadın mal almaksa al, dedi. Hırsız:
-Ben sâdece senin canını istiyorum, dedi. Ebu Mı’lâk:
– Öyleyse bana müsaade et de namaz kılayım dedi. Hırsız:
-İstediğin kadar namaz kıl, dedi. Ebu Mı’lâk namaz kıldıktan sonra üç defa şöyle duâ etti:
– Ey gönüllerin sevgilisi (Yâ Vedûd), ey yüce arşın sâhibi, ey dilediğini yapan Allâhım! Ulaşılmayan izzetin, kavuşulmayan saltanatın ve arşını kaplayan nûrun için beni şu hırsızın şerrinden korumanı istiyorum! Ey imdâda koşan Allâhım! Yetiş imdâdıma. Ebu Mı’lâk duasını bitirir bitirmez, elindeki kargıyı kulakları hizâsında tutan bir süvârî peydâ oldu! Süvâri mızrağı hırsıza saplayıp onu öldürdü. Sonra da tâcire döndü. Tacir:
– Kimsin sen? Kimsin sen? Allâh seni vasıta kılarak bana yardım etti, diye sorunca süvari:
– Ben dördüncü kat semâ ehlindenim. İlk duânı yapınca semânın kapılarının çatırdadığını işittim. İkinci defa duâ edince gök ehlinin gürültüsünü işittim. Üçüncü defa dua edince, zorda kalan biri dua ediyor, denildi. Bunu duyunca Allâh’tan, onu öldürmeye beni memur etmesini istedim. Allâh Teâlâ da kabul etti ve geldim. Şunu bil ki, abdest alıp dört rek’at namaz kılan ve bu duayı yapan kimsenin, zorda olsun veya olmasın duası kabul edilir, dedi. (İbn-i Hacer, el-İsabe, IV, 182)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.