DOLAR 18,6253 -0.06%
EURO 19,3091 -0.6%
ALTIN 1.047,83-0,37
BITCOIN 301522-2,24%
Afyonkarahisar

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Çok çalışan seçilecek – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
9 Ağustos 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 9 Ağustos 2014 Cumartesi 03:00:00
  10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin ilk turu yapılacak. Bu turda Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ile Selahattin Demirtaş yarışıyor.
Önce şunu belirteyim: Türk Milleti, “ilk kez” kendi Cumhurbaşkanı’nı seçmiyor.
1980 Darbesi’nden sonra hazırlanan 1982 Anayasası için düzenlenen Referandum’da, “Evet” çıkınca Kenan Evren, Cumhurbaşkanı olmuştu.
1920-1923 arasında Türkiye’nin Milli İstiklal Harbi verdiği dönemde de Türkiye’de “Meclis Hükümeti sistemi uygulanmıştı.
Bu durumda Meclis’in başkanı, fiilen devletin de başkanı oluyordu. Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhurbaşkanı olmadan önce “Devlet Başkanı” olmuştu.
Yazdıklarım, sadece Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili.
İyi ama, Türk Milleti, Anadolu’dan ibaret değil ki.
“Türk Milleti, kendi Cumhur-başkanı’nı ilk kez kendi seçiyor” denilmesi, en iyi tanımla bir kelime oyunu.
1991 yılında bağımsızlıklarına ulaşan Türkî devletler ile büyük devletler arasında sıkışan Türk topluluklarının seçimlerini nasıl değerlendireceğiz?
Gelelim, “kim kazanır” sorusuna…
Kim daha çok çalıştıysa o kazanacak.
Bu “çalışma”nın içini nasıl doldurursanız doldurun…

KAYBEDEN DEĞİŞMELİ

10 Ağustos’ta yapılacak seçimlerde bir aday yüzde 50’yi geçemezse 24 Ağustos’ta ikinci tur için oy kullanılacak ve seçim neticelenecek.
AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimi kesin kazanacağını düşünüyor.
Cumhuriyet Halk Partisi ile Milliyetçi Hareket Partililer ise Ekmeleddin İhsanoğlu’nun büyük bir teveccüh göreceği kanısında.
Burada asıl soru şu: Seçimden sonra ne olacak?
Seçimi kaybeden tarafta bir değişim yaşanmayacaksa, Türk Siyaseti böyle “al takke, ver külah” şeklinde devam eder. Türkiye’nin önünde de hiçbir başarı ve ilerleme belirmez.
Yok eğer, kaybeden taraf “Biz nerede hata ettik” deyip kendini geliştirmeye ve değiştirmeye çabalarsa, o zaman siyaset kurumundan umutlu olabiliriz.
Ne yazık ki ikinci seçeneğin emareleri yok.

BAKAN EROĞLU İLE YOLA DEVAM

Sosyal paylaşım sitesi Twitter’da “Başkentçi” ismiyle “servis” yapan bir kişi var. Bu kişi, “kulis” adı altındaki bilgileri kamuoyuyla paylaşıyor.
Başkentçi, AK Parti’ye yakın bir kesimin temsilcisi. Dolayısıyla “yönlendirme” amacıyla da bazı yazılar yazıyor.
Başkentçi’nin gündeminde Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması hâlinde Yeni Bakanlar Kurulu’nun nasıl oluşacağı var.
İddiaya göre Ahmet Davutoğlu, Başbakan olacak.
Yalçın Akdoğan, Binali Yıldırım,Beşir Atalay, Emrullah İşler’in isimleri Başbakan Yardımcılığı için geçiyor.
Bakanlıkların bir kısmında değişiklikler öngürülüyor.
Ama Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu istisna.
Başkentçi’ye göre Bakan Eroğlu, “vazgeçilmezler” arasında.

DİYANET’TEN SES YOK

Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş, Türkiye’deki gerçek muhafazakârların Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy vereceğini düşünüyor.
30 Mart yerel seçimlerinden sonra Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, dindarların CHP’ye nasıl oy verdiğini sorgulamıştı.
Bunun üzerine CHP İl Başkanı Yalçın Görgöz, bir basın açıklaması ile duruma tepki göstermiş; CHP Merkez İlçe Başkanı Kemal Demirkırkan da Diyanet İşleri Başkanlığı’na sormuştu: Dindarlar, CHP’ye oy verir mi?
Diyanet’ten cevap gelmiş: Bu konu siyasidir, açıklama yapamayız…
Eğer Ekmeleddin İhsanoğlu, yüzde 50’nin üzerinde bir oy alırsa bu soru tekrar gündeme gelecek…
Muhafazakârlar ve dindarlar, “muhafazakâr demokrat” adaya mı oy verdi, yoksa “demokrat” adaya mı?

KENDİ GELMİYOR, SADECE YÜRÜYÜŞ VAR

Şehirdeki ilan tahtalarında kocaman “Davetlisiniz” yazısıyla birlikte duyuru dikkat çekiyor: Başbakanımızı Cumhurbaşkanlığına uğurluyoruz…
İlanın altında da yürüyüşün Stadyum önünde, saat 15’te başlayacağı belirtiliyor.
Hâl böyle olunca vatandaş heyecanlanıyor:
“Başbakan gelecekmiş, yürüyüş yapılacakmış, biz de katılalım…”
Tabii ki isteyen tüm vatandaşlarımız yürüyüşe katılacak ve Erdoğan’a destek verecek.
Ama bildiğim kadarıyla Başbakan Erdoğan, Afyonkarahisar’a gelmiyor. AK Parti İl ve Merkez İlçe Teşkilatları “Cumartesi Yürüyüşü” yapacak.

ASFALT İYİ, DİREK KÖTÜ

Harb-İş semtinde İbn-i Sina Caddesi’nde Afyonkarahisar Belediyesi tarafından yol çalışması yapılmış. Asfalt çok güzel. Yol çizgiler, göze hoş geliyor…
Fakat küçük bir sıkıntı var: Yüksek gerilim hatlarını taşıyan direkler, yolun ortasında kalmış.
Belediye, elektrik direklerinin verdiği rahatsızlığı gidermek amacıyla refüj ve bisiklet yolu yapılmasını planlıyor. Refüj, asfalt yapılırken neden düşünülmedi, düşünüldüyse neden hayata geçirilmedi, soru işareti. “Kurumlar arası uyum”dan bahsederken, bir kurum kendi içindeki birimler arasında bilgi akışını yeteri kadar sağlayamıyor mu?
Bir de bisiklet yolunu incelemek lazım. Akarçay’ın caddeye yakın tarafındaki bisiklet ve yürüyüş yolu için yüksek gerilim hattının kaldırılması önerilmiş, bu işlem bittikten sonra yol yapılmıştı.
Harb-İş’teki durum, Afyonkarahisar’daki elektrik şirketini alakadar eden bir durum değil. “Ankara”nın bir an önce yüksek gerilim hatlarını taşımak için çalışmaya başlaması lazım. Ama 2015-2016 planlarında var mıdır, yok mudur? Kim bilir…

AĞABEYİMDEN DÜZELTME

Ağabeyim Ömer Arısoy, dünkü yazıma düzeltme göndermiş. Buyurun okuyun:
“Ben, Halil Ürün çağrı yaptığı için ve mensup olduğu parti için değil; Afyonkarahisarlı olmakla gurur duyduğum için; Ürün’den daha önce,Afyonkarahisar’ımızın Büyükşehir olması yönünde beyin jimnastiği yaptığım için;Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, memleketim Afyonkarahisar’dan, MHP’nin adayı Sayın Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu Bey’e destek vermek için, ikâmetgâhımı, tekrar Afyonkarahisar’ımıza aldım.Yanlış anlaşılmalara mahâl vermemek adına,Afyonkarahisar ve Ülkücü kamuoyumuza,saygılarımla duyurur;esenlikler dilerim.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.