DOLAR 18,6395 0.03%
EURO 19,2947 0.05%
ALTIN 1.042,780,07
BITCOIN 302561-1,98%
Afyonkarahisar
10°

KAPALI

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

DRAMALI RIZA BEY’İN İDAMI – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
25 Kasım 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Ramazan Balkan 25 Kasım 2013 Pazartesi 02:00:00
  Mütareke döneminde Divan-ı Harp kararıyla idam edilen kişiler arasında Dramalı Rıza Bey’de bulunur. Lakabından anlaşılacağı üzere bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Drama Kazası’ndandır. Devrin işbirlikçi sadrazamı Damat Ferit Paşa’ya suikast teşebbüsünde bulunmak suçuyla yargılanmış ve Haziran 1920′de idam edilmiştir. Mümin Yıldıztaş’ın “Yaralı Payitaht; İstanbul’un İşgali” ve Feridun Ata ile Osman Akandere tarafından hazırlanan “Dramalı Rıza Bey ve Milli Mücadeledeki Hizmetleri” isimli kitaplarda idam tarihi farklı verilmektedir.
Dramalı Rıza Bey bir komitacı ve Teşkilât-ı Mahsusa elemanıdır. Millî Mücadele’nin başlarında ise bir Kuva-yı Milliyeci olarak ülkesi ve milleti için mücadele eden değerli bir şahsiyettir. Kendisi Drama’da doğmuş olup, babası Rifat Bey’dir. İdam edildiği 1920’de 30 yaşında olduğuna göre 1890 doğumlu olmalıdır. Dramalı Rıza Bey hakkında gerekçeli idam kararında Kuvayı Milliye yanlısı olduğunu ve tütün ticareti ile meşgul olduğunu öğrenmekteyiz.
Dramalı Rıza Bey yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, Balkan dağlarının yetiştirdiği en seçkin ve yiğit Türk komitacılarından birisiydi. Bu nedenle kendisinin Balkan Savaşları sonrasında Drama-Serez bölgesinde bulunduğu ve buralarda komitacılık yaptığı bilinmektedir. Rıza Bey’in mensubu olduğu bu gizli teşkilât “Türk Batı Trakya Komitesi” idi. Bu komite; Batı Trakya’nın Bulgaristan’a terk edilmesi ve “Garbî Trakya Hükümeti Müstakîlesi” hükümetinin kendini lağvetmek zorunda kalması üzerine kurulmuştu.
Dramalı Rıza Bey bu komiteye girmiş ve Drama bölgesinde önemli faaliyetlerde bulunmuştur. Yiğitliği, cesareti ve teşkilâtçılığı ile kısa zamanda bölgede nam yapmıştı. Dramalı Rıza Bey ve bu bölgede faaliyette bulunan diğer Türk komitacıları, Müslüman halkın Yunan saldırılarından korunması ve bölge halkının iç bünyelerinde teşkilâtlanmalarını sağlamaya çalışıyordu. Nitekim Atina Sefareti’ne 21 Mayıs 1914′de sunulan bir yazıda Dramalı Rıza Bey’in Yunanlılar tarafından bölgedeki çetecilik faaliyetleri konusunda soruşturulduğunu ve arandığını görüyoruz.
Dramalı Rıza Bey’in I. Dünya Savaşı’nın başlamasından önce Batı Anadolu’daki Rum ahalinin Yunanistan’a tehciri meselesinde de aktif olarak rol aldığını görmekteyiz Dramalı Rıza Bey ve emrindeki çete kuvvetleri bölgede faaliyetler yapmıştı. Böylece; Bergama, Manisa, Dikili ve Menemen’deki yerli Rum ahalinin ürkütülmesi ve kendiliklerinden Yunanistan’a gitmesinde faal rol oynamıştı.
Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesi üzerine Teşkilât-ı Mahsusa da harekete geçmiş ve değerli birçok mensubunu değişik cephelere göndermişti. Dramalı Rıza Bey bu süreçte Suriye’de görev almıştır. Nitekim 1917 sonlarında ünlü Türk casusu İngiliz Kemal’le birlikte kendisine, İngiliz ajanı Lawrens’i yakalamak görevi verilmiştir. Aylarca Lawrens’i arama çabalarına rağmen bir sonuç alamamışlardı. Dramalı Rıza Bey ve İngiliz Kemal’in İstanbul’a dönmeye karar verdikleri günlerde, Osmanlı Devleti ve İtilâf Devletleri Mondros Mütarekesi’ni imzalamıştı.
Dramalı Rıza, İstanbul işgal edilmiş olması ve İngilizlerin isteğiyle İttihatçıların ve özellikle tehcir hadisesine karışmış olanların siyasî ve askerî şahsiyetlerin Osmanlı Hükümeti’nce tutuklanmaya başlandığı o günlerde İstanbul’a dönmemiştir. Muhtemelen Manisa-Akhisar taraflarına gitmişti. Çünkü Balkan Harbi’nden sonra bilhassa Drama bölgesinden gelen muhacirler İzmir göçmen toplama merkezinde geçici olarak barındırılıyorlar ve oradan da; Aydın, Hüdavendigar (Bursa) ve Karesi (Balıkesir) vilayetleri içerisindeki kaza, nahiye ve köylere iskân ettiriliyorlardı. Dramalı Rıza Bey’in İzmir’in işgali günlerine kadar bu havalide bulunduğunu ve tütün ticareti ile meşgul olduğunu söyleyebiliriz.
Bilindiği gibi İzmir ve civarının Yunanlılar tarafından işgal edilmesi ile ilgili Paris Barış Konferansı’nda alınan karar üzerine, Yunan işgal kuvvetleri 15 Mayıs 1919 günü İzmir’i işgal etmişler ve bu işgalleri sırasında da birçok Türk’ü katletmişlerdi. İzmir’e Yunan askerlerinin çıkması bütün ülkede olduğu gibi, bilhassa işgal bölgesi olan İzmir ve civarında büyük bir tepki yaratmış, millî heyecanlara yol açmıştı.
Yunanlıların işgallerini genişletme çabaları ve Manisa’yı da işgal etmesi üzerine işgale uğraması söz konusu Balıkesir, Aydın gibi vilayetler ile Ayvalık, Akhisar, Soma, Salihli, Alaşehir, Ödemiş gibi kazalarda millî teşkilâtlar kurulmuştu. Dramalı Rıza Bey’de bu teşkilatlara katıldı. İşte Dramalı Rıza Bey de bir çok vatanseverin yaptığı gibi, Yunanlılarla mücadele etmek azim ve arzusu ile Batı Anadolu’da başlayan Millî Mücadele hareketinin öncülerinden olmuştu.
Milli Mücadele’nin kritik döneminde Dramalı Rıza Bey daha çok Anzavur isyanlarının bastırılması ve Akbaş Cephaneliği baskını ile tanırız. Bunlardan Akbaş Cephaneliği baskını tam bir kahramanlık örneğidir. Akbaş cephaneliğindeki silahlar Mondros Mütarekesi gereği İtilaf Devletlerince el konulan Türk ordusuna ait silahlardı. Burada 8.000 tüfek, 40 ağır makineli tüfek, 20.000 sandık cephane vardı. Bunlar Doğu Cephesi’nde Ruslardan savaş ganimeti olarak ele geçirilen silahlardı.
Yunan ordusunun Balıkesir’e doğru ilerlemesini önlemeye çalışan milli kuvvetler silah ve cephane sıkıntısı çekmekteydi. Akbaş’tan kaçırılan bu silahlarla Soma ve Akhisar cephesine taarruz düşünülüyordu ve cephanelik İzmir Kuzey Cephesi’nin silah ve mühimmat ihtiyacını karşılamak için Kuvayı Milliye’ce basıldı.
Dramalı Rıza Bey; 26/27 Ocak 1920 gecesi Akbaş Cephaneliği’ne büyük bir cesaretle ve küçük bir grupla el konularak Anadolu’ya geçirilmesinde görev aldı. Fakat bu tarihlerde Anzavur ve Gavur İmam isyanları devam etmekteydi ve bu ikili 21 Şubat 1920’de Yenice’ye ulaştılar. Dramalı Rıza Bey kahramanca savunma yaptıysa da çaresiz kalınca bin bir emekle kaçırılan cephanenin bulunduğu bina ve camileri dinamitle imha etti. İngiliz Kemal’in anlattıklarına göre Dramalı Rıza Bey ve yanında kalan birkaç kişi, cephaneliğin ateşlenmesi sırasında kuşatmadan çıkmıştı. Bu hadise üzerine Dramalı Rıza Beyin ağladığını söyleyen İngiliz Kemal onun cephaneliğin yanışını üzüntü içerisinde seyrederken; “Bu kadar can verdik, bu kadar uğraştık; kan döktük… Neticesi bu mu olacaktı? Ey Ferit Paşa, Allah’tan dilerim, seni gebertmek bana nasip olsun!..” diye bağırdığını ifade etmektedir. Nitekim Damat Ferit Paşa ile bir müddet Dâhiliye Nazırlığı da yapan gazeteci Ali Kemal (Artin Kemal) ve İngiliz Muhipleri Cemiyeti üyesi Sait Molla’ya suikast yapmak üzere İstanbul’a giden Dramalı Rıza bir tertip sonucu yakalanmıştır.
Dramalı Rıza Bey bir dönemin kahraman insanlarındandır. Teşkilât-ı Mahsusa’da hep zor işlerin adamı olmuştur. Balkan dağlarında Rum ve Bulgar çetelerine karşı Türk halkını koruması, I. Dünya Savaşı’nda Lawrens’i yakalama görevinin verilmesi, Anzavur isyanının bastırılmasına katılması, Akbaş cephaneliği baskını ve nihayet Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya görevini üstlenmesi onun kahramanlığını gözler önüne sermektedir. Nemrut (Kürt) Mustafa Paşa’nın başkanlığındaki Divan-ı Harp mahkemesinde idam cezası aldı ve 22 Haziran 1920 sabahı saat 04.30’da Beyazıt Meydanı’nda dört arkadaşıyla birlikte idam edildi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.