DOLAR 18,6326 0.01%
EURO 19,2960 0.07%
ALTIN 1.042,320,12
BITCOIN 302385-2,06%
Afyonkarahisar
10°

KAPALI

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

KIYAMET NE ZAMAN KOPACAK – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
2 Eylül 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 2 Eylül 2013 Pazartesi 03:00:00
  Bir adam Peygamberimize gelerek:
– Ey Allah’ın Resûlü, kıyâmet ne zaman kopacak? diye sordu. Peygamberimiz sözünü kesmeyip devam etti. Oradakilerden kimi kendi kendine, Bedevinin ne dediğini işitti ama sorulan sorudan hoşlanmadı, kimi de: “Belki işitmedi” dediler. Nihayet Peygamberimiz sözünü bitirince:
– O kıyameti soran nerede? buyurdu. Bedevî:
– İşte ben, ey Allah’ın Resulü, dedi.
– Emanet zayi olduğu zaman kıyâmeti bekle, buyurdu. Adam bunu anlamamış olacak ki tekrar sordu:
– Emânetin zayi olması nasıl olur? Bunun üzerine Peygamberimiz:
– İşler ehil olmayan kimselere verildiği zaman kıyâmeti bekle, buyurdu.
Dikkat edilirse Peygamberimiz, kıyâmetin ne zaman kopacağını öğrenmek isteyen kimseye daha önemli olan bir konuya işaret ederek cevap veriyor. Toplumda emânetin ehline verilmemesi, o toplumun kıyâmetinin kopması demektir. Öyle değil midir? Siz kalkar bir kamu işine o işe ehil olmayan hatta o işten hiç anlamayan ve sorumluluk duygusu bulunmayan birini getirecek ve emaneti ona yükleyecek olursanız o işin düzenli bir şekilde yürümesini bekleyemezsiniz.
DEVLET İŞLERİ EHLİNE VERİLMELİ
Emanet (devlet işleri) ehline verilmeyince işler aksar, toplumda huzursuzluk başlar, şikâyet ve kavga artar. Toplum ferdlerinin birbirine olan güveni ortadan kalkar. İşte bu, Peygamberimizin ifadeleri ile o toplumun kıyâmetinin kopması demektir.
Kamu işleri için yetki vermek durumunda olan kimseler ,ehil olmayanlara yetki vermekle emanete hıyanette bulunmuş olurlar ve bunun zararını da yine kendileri çekerler. Sonra da ne yapalım, Allah böyle takdir etmiş diyerek teselli bulmak isterler. Evet, Allah öyle takdir etmiş ama Allah’ın bu takdirine biz sebep olmuş oluyoruz. Çünkü bizim ne yapacağımızı Allah biliyor ve ona göre takdir ediyor.
Emanet vermek durumunda olan kimseler dikkatli olacakları gibi emanet isteyen, görev talebinde bulunan kimseler de yapamayacakları bir görevi istemeyecekler, verilse bile kabul etmeyeceklerdir. Emanetlerin ehline verilmeyişi zulümdür, haksızlıktır.
EMANET İSTEYENE
DEĞİL LAYIK OLANA VERİLİR
Ashab-ı Kirâm’dan Ebû Zer (r.a.) diyor ki: Peygamberimize:
– Ey Allah’ın Resûlü, beni vali yapmıyor musun? dedim. Peygamberimiz:
– Ebû Zer, sen zayıfsın, bu valilik bir emanettir, kıyâmet gününde gerçekten bir perişanlıktır. Ancak onu hakkıyla alan o hususta üzerine düşeni yapan müstesnâ, buyurmuş8 ve Ebû Zer gibi bir sahabeyi böyle bir yükün altına sokmak istememiştir.
Emanet vermekle yetkili olan kimseler onu ehline verecekleri gibi, emanet kendilerine verilen kimseler de bunun sorumluluğundan kurtulmak için görevin gereğini yapmaya çalışacaklar ve görevde kusurlu davranmayacaklardır.
Bakınız Peygamberimiz ne buyuruyor:
“Eğer bir yönetici müslümanların işini üzerine alır, sonra onlar için çalışıp işinin gereğini yapmazsa onlarla birlikte cennete giremez.”
Peygamberimiz prensip olarak görev isteyenlere görev vermez, bu sorumluluktan kaçanları tercih ederdi.
Ashâb-ı Kirâm’dan Ebû Mûsâ (r.a.) diyor ki:
“Ben ve amcam oğullarından iki zât Peygamberimizin yanına gittik. O iki arkadaşımdan biri:
– Ey Allah’ın Resulü, bizi, Allah’ın sizi hâkim kıldığı yerlerden bazısına hâkim tayin et, dedi, öbürü de buna benzer bir istekte bulundu. Bunun üzerine Peygamberimiz;
– Vallahi, biz bu işe ne onu isteyen birini tayin ederiz, ne de ona aşırı istekli olan birini, buyurdu ve görev isteyene görev vermek âdeti olmadığını bildirdi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.