DOLAR 18,4932 -0.1%
EURO 18,1685 -0.08%
ALTIN 987,810,01
BITCOIN 3607360,46%
Afyonkarahisar
25°

AÇIK

05:28

İMSAK'A KALAN SÜRE

NAMAZIN ZÂYİ EDİLMESİ – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
5 Mart 2019 13:22
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 5 Mart 2019 Salı 13:22:28
 

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerimde müminlerin hem namazı muhafaza ettikleri hem de zâyi ettikleri anlatılır. Mü’minûn ve Mearic surelerinde bir mü’minde bulunması gereken özellikler anlatılırken: “Vellezinehüm alâ salâtihim yühâfizûn(e) “Onlar Namazlarını muhafaza ederler/korurlar.”(Mü’minun/ 9) “Ellezinehüm alâ salâtihim dâimûn. Onlar (güzel huy sahibi olarak) namaza devamlıdırlar. “ (Meâric, 23) Denilir. Meryem suresinde 59. Ayette ise; “Nammazın zâyi edilmesinden” söz edilir. Türkçemizde bir şeyi zâyi etmek, “kaybetmek, yitirmek, telef etmek, işe yaramaz hale getirmek” manalarına gelir.
Ayetlerdee geçen “Onlar namazlarını korurlar/muhafaza ederler; Onlar namaza devam ederler” ifadesi; kötü iş ve fiilleri terk edip,  namazla elde ettikleri sevapları ve güzel ahlakı yitirmezler, salih ameller işlemeye devam ederler demektir. İşte böyle namaz kılan mü’minlerin namazları “Salâtı dâimi” olmuş olur. Kılmış oldukları namaz selamla bitmez; Selamdan sonra da devam eder. İslâm âlimlerine göre sadece bedenleri ile namaz kılanlar, namazı edâdan selamla çıkarlar, hakikat ehli ise selamla namazı devam ettirmeye girerler. Nitekim Mü’minler yüce kitabımız da namazı bitirdikten sonra da Allah ile bir ve beraber olmaya ve devamlı olarak Allah’ı zikretmeye davet edilirler:
 “Artık namazı bitirdiğiniz zaman ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerinde (uzanmış) iken Allah’ı zikredin …” (Nisa 4: 103) “(İşte) o (akl-ı selîm sahibi) kimseler ayaktayken, otururken, yan taraflarına yaslanarak yatarken Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler (ve derler ki:) “Ey Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın. Seni tenzih ederiz, bizi ateş azabından koru.”  (Ali imran 3: 191)
Hz. Âdem’den beri insanların bir kısmı iman etmeyip, inkâr ettiler, bir kısmıda namazı kabul ettiler fakat eda etmediler. Kendilerini hem dünyada hemde ahrette kurtuluşa götürecek namazı terk ettiler. Bir kısmı da eda ettikleri/kıldıkla halde “ikame etmediler/dosdoğru ve hakkıyla kılmadılar ve dosdoğru olmadılar”, namazın ruhuna aykırı bir hayat yaşadılar. Onların bu durumlarına Meryem suresinde dikkat çekilir:
“Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.” (Meryem suresi. 59)
Ruhu’l Furkan tefsirinde iman etmeyip namazı inkâr edenlerin, kabul ettikleri halde eda etmeyenlerin durumlarına dikkat çekildikten sonra zayi eden bir başka gurupla ilgili olarak şöyle deniyor:
“Bir tabaka daha vardır ki namazı bazen eda ettiler, bazen eda etmediler. Onlarda münafıklardır. Bunlar hakkında Mevlâ Teâlâ Hazretleri:
“Muhakkak, münafıklar, Allah (-u Teâlâ’y) a hile etmeye çalıştılar. O (Mevla) da, onların hilelerinin karşılığını vericidir. Onlar namaza kalktıklarında, tembel tembel kalkarlar” buyuruyor. (Nisa Suresi: 142)
“Mevlâ Teâlâ: “Feveylün lil musallîne Ellezînehüm an salâtihin sêhûne” (Maun suresi: 4-5)
“İşte (bu vasıflarla beraber) namaz kılan (münafık) ların vay hâline ki, “Onlar namazlarında gâfildirler.” Buyurarak onların yerinin de “Veyl” denen bir cehennem vadisi olduğunu zikretti. O, öyle bir vadidir ki, bütün dünyanın dağları ona konacak olsa hapsi eriyip gider.
Bir tabaka daha vardır ki, namazı kabul ettiler ve şartlarına riayet ederek, vakitlerinde kıldılar. Onların başı Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellam) dir. (M. Ustaosmanoğlu, Ruhu’l Furkan, Cilt:1, Bakara suresi tefsiri) İşte namazlarını muhafaza edenler bunlardır.
îbn Cerîr’in İbn Haris kanalıyla… Mücâhid’den rivayetine göre o: “Ama onların ardından namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi” âyeti hakkında şöyle demiştir: “Onlar bu ümmet içindedirler. Hayvanların ve eşeklerin yollarda birbirleri üzerine aştıkları gibi birbirlerinin üzerine bineceklerdir. Allah’tan korkmayacaklar, yeryüzünde insanlardan utanmayacaklar.” (İbni Kesir, Meryem suresi 59. Ayetin tefsirinden)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.